"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Seda Sayan’lı Yemekteyiz’de neler değişecek?

Reytingleri istenildiği kadar iyi gitmediği için “Yemekteyiz”in sunucusu değişti, programı artık mülayim Onur Büyüktopçu değil, şenlikli Seda Sayan sunacak.

“Yemekteyiz” programının insanın kayıtsız kalamadığı, şahane bir formatı var.

Yarışmayı kazanabilmek için insanların nasıl kötüleşebildiğini izliyorsunuz.

Mesela bir yarışmacı çıkıp şunu söyleyebiliyor: “Çorbasını beğendim, tadı, tuzu, kıvamı yerindeydi. Ara sıcağı güzeldi, böreğin harcı güzel olmuştu. Salata lezzetliydi, sunumu değişik olmuş. Ana yemek ve tatlısını da beğendim... Ev sahibi güler yüzlüydü, ev hijyen... Puanım 1!”

Fakat reytingleri istenildiği kadar iyi gitmediği için sunucusu değişti, programı artık mülayim Onur Büyüktopçu değil, şenlikli Seda Sayan sunacak.

Seda Sayan’la programda neler mi değişecek?

Muhtemelen şunlar:

◊ Onur Büyüktopçu, efendiliğe, mülayimliğe oynuyor, yarışmacıları da buna davet ediyordu. Birbirine hakaret edene kızıyor, haksız yere rakibine az puan verene çıkışıyordu. Ama Seda ablamız hareket/aksiyonsever, olayları yatıştırmak yerine daha da köpürtecektir.

◊ Büyüktopçu kendisini değil, yarışmacıları ön plana çıkarıyordu. Ama Seda ablamız star bebeğim... Temponun düştüğü an, sazı eline almaktan çekinmeyecek, gerekirse polemiğe girecek, yine olmazsa kalkıp iki şaklatıp üç titretecek...

◊ Programın en önemli figürlerinden biri, herkese yorum yapan, ortalığı kızıştıran “dış ses”. Yeni sezonda yine olacak mı bilmiyorum ama varsa artık ayağını denk alması lazım, çok üstüne giderse Seda ablamızın terliğini yer kafasına.

◊ Seda Sayan programa başlıyor, Onur Büyüktopçu ise yeni bir sürprizle geleceğini duyurdu. Her ikisine de hayırlı olsun. Reyting için de bence taze kan, doğru karar. Peki biz izleyicilerin ruh sağlığı için?

Beren Saat’in ikinci doğum günü manifestosu

İlki kendi doğum günündeydi. Sosyal medya üzerinden bir “35 yaş, yolun yarısı” muhasebesi yapmış, mutluluklarını/mutsuzluklarını anlatmış, biz de oradan anlamıştık ki Kenan Doğulu’yla evlilikleri bitiyor.

Sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi zaten.

İkinci manifesto bu kez Kenan Doğulu’nun doğum gününde geldi.

Yine sosyal medyadan.

Beren Saat, “eks aşkı”nın zaman içinde masumiyetini nasıl kaybettiğini ve kendisini üzdüğünü anlatıyor, yine de içinde öfke ve pişmanlık kalmadığını, doğduğu ve kendisine aşk yaşattığı için teşekkür ediyor.

İlk paylaşım tamam, bir hayat muhasebesiydi ama bu ikincisi bana biraz, nasıl desem...

Fazla “insan içinde” yapılmış geldi.

Meraklısı/takipçisi çok biliyorum ama esasında işin bu kısmı bizi ilgilendirmiyordu.

Çiftler ayrılabilir, boşanabilir hatta bir müddet sonra artık içlerinde kızgınlık/kırgınlık falan da kalmayabilir.

Hayatın olağan akışı bu.

Fakat Beren’de Kenan’ın cebi mi yok.

Kendisine doğrudan bir mesaj atmak yerine neden alenen, ilgili/ilgisiz herkesi işin içine katarak?

Geçtiğini söylüyor ama acaba hâlâ iyileşmemiş olabilir mi yarası?

“Seni unuttum, bitti gitti” temalı doğum günü mesajını köy meydanına asarak ahaliden, yani bizlerden ne gibi bir teskin bekliyor?

Çünkü unutmayın, işin bir de Kenan Doğulu tarafı var.

Doğum gününüzde resmi olarak hâlâ evli olduğunuz eşinizden böyle bir mesaj almak ister miydiniz?

Hadi istediniz diyelim...

Peki herkesin sizden evvel okumasını?

 

 

 

 

 

X