"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Keşke her firma bir hayvan sahiplense

Okullara sahipsiz hayvan dağıtma projesi var ya... Öğretmenler, öğrenciler ilgilensin, tedavisi/aşısı/bakımı yapılsın, çocuklara hayvan sevgisi aşılansın diye...Sokakta sahipsiz hayvan kalmaz. Ama bence çocuklardan önce büyüklerin ihtiyacı var.

Vestel önemli bir ihracatçı grup olarak sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok şehrinde stantlar kuruyor.
Bunlardan Berlin IFA’dakini ziyaret etmiştim.
İnanılmaz konstrüksiyonlar yapılıyor, kat kat duvarlar, odalar, bölmeler inşa ediliyor.
Büyük masraf ve malzeme kullanımı var.
Ben biraz teknofobiğim. O gezide teknolojiyi üreten dostlarla felsefi tartışmalara girmiştik.
Mesela akıllı cihazlarla hayvanları kıyaslamıştık.
Teknolojinin baş döndüren gelişmesi karşısında nasıl aynı şeyleri paylaştığımızı anlamıştık:
Cep telefonunuz sizinle konuşabilir ama köpeğiniz gibi üzüntünüzü hissedemez...

***

Aradan aylar geçti. Gezideki o hayvan sever dostlardan bir mektup aldım.
Fuarların ardından artan stant malzemelerinden, gönüllü olarak köpek kulübeleri inşa etmeye başlamışlar.
Ve bunları Yedikule Hayvan Barınağı’na ulaştırıyorlarmış.
Elinize sağlık arkadaşlar. Keşke bütün firmalara örnek olsa.

Pamuk gibi oluyorsunuz

Ben de hayvansever bir şirkette çalışıyorum.
Arazimiz de müsait, hayvanseverler sahipsiz birçok hayvana bakıyor, ilgileniyor, aşılarını/tedavilerini yaptırıyor.
İsimler verdik, izliyoruz, sersem halleriyle eğleniyoruz, kafamız dağılıyor.
Yavru kedinin o
üç-beş dakikalık
kelebek avlama
macerası, en
negatiflerimizi bile pamuk gibi
yapıyor.
Okullara sahipsiz hayvan dağıtma projesi var ya... Bence çocuklardan önce büyüklerin ihtiyacı var.
Zaten hayvan tacizlerini, bacak kesmeleri çocuklar mı yapıyor?

Tek seansta bir beden küçülme

Bildiğiniz Jetgiller: Giriyorsunuz tek seansta minimum dört santim daralıyorsunuz...
Konserden önce şarkıcılar yaptırıyormuş. Kare şeklinde bir cihaz var, karnınızı bacaklarınızı o kare büyüklüğünde çizgilerle bölüyorlar ve her birinin üstüne cihazı uyguluyorlar.
Bu tür tekniklerin etkilerinin 20 sene sonra ortaya çıkacağına inandığım için ne yöntemin adını ne de merkezin ismini vereceğim.
Konserle sınırlı kalmaz, kesin yakında ödül öncesi, çekim öncesi, iş görüşmesi öncesi, düğün öncesi, ilk buluşma öncesi mazeretleri eklenir buna.
Düşünsene, gece yarısı oluyor, gelin insan boyunda patlamış mısıra dönüşüyor.

“Masturdating” de ne ola ki?

İngilizce “mastürbasyon” ve “buluşma” kelimelerinden
oluşuyor. Tek başına sinemaya, restorana falan giden metropol insanını tanımlamak
için kullanılıyor.
Türkçeye çevirmeye kalksak ne olurdu
acaba? Mail atın da kaynatalım.

 

X