"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Instagram’dan “like” kalkarsa

Kanada’da deneme amaçlı uygulamaya koymuşlar. Bütün dünyada yaygınlaştıracaklarmış. Artık kullanıcılar hangi paylaşımın kaç beğeni aldığını göremeyecekmiş...

◊ Olmaz öyle şey. Oturduğunuz yerden masa başı kararlar alıyorsunuz. Dünyanın geri kalanını bilemem ama kendi ülkem adına konuşabilirim: Türkiye’de koca bir halk, “like” yatıyor, “beğeni” kalkıyor. Halkın like’ıyla oynamayınız.
◊ Toplumun dayanışma ruhunu zedelemiş olursunuz. Sizin oralarda olmayabilir ama bu toplum zaman içinde “like’a like” gibi eşsiz dayanışma örnekleri geliştirdi. “İmece”den beri bulduğumuz en faydalı şey. “Like like”a markaj bile var bu ülkede: Tek tek telefon açıp, “Paylaşımımı beğenmemişsin, hayrola hasta falan mısın?” diyen biliyorum.
◊ Aile kurumunu tehlikeye atmış olursunuz. Burada insanlar kocasından almadığı iltifatın, karısından görmediği hürmetin acısını o “like”larla çıkarıyor. Biz magazini bile “like”larla takip eden bir milletiz. Hangi ünlünün sevgilisiyle arası limoni, ayrıldılar mı, barıştılar mı bunları hep like’lardan anlıyoruz.
◊ Takipçi ya da beğeni satarak geçinen, evine bakan, çocuk okutan onca insan n’olacak? Ne yani, şimdi hepsi bitcoin işine mi dönsün?
◊ Uyan ahali, zürriyetimizle oynuyorlar! Biz efendi efendi gidip konuşabilen bir halk değiliz ki: Gecenin üçünde girer, üç fotoğrafını arka arkaya like’larsın. Ne demek bu? Bak profilini geziyorum, hatta ilk paylaşımlarına kadar indim demek.
Cevap tek “like” ise, “Teşekkür ederim” demek.
İki “like” ise: “Benim de sende gönlüm var...”
Üç “like” ise: “Yarın gelip istesinler...”
Bunlar istikbalimize, saadetimize, gelecek kuşaklarımıza göz koydular!

Sana ekmek yedirmesinler koçum!

Koray Avcı, Taksim’de gittiği gece kulübünde aracı içeri alınmayınca cıngar çıkarmış, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun” diye başlayıp devam etmiş ve “Sana ekmek yedirmem koçum” diye biten marşımızı okumuş.
Güvenlikçi sektörüyle ilgili yapılacak bir ton eleştiri var ama bu, başka bir yazının konusu.
Evine ekmek götürmek için gecenin bir yarısı, Koray Avcı dahil bir sürü insanı idare eden bir görevli.
Ve o ekmeği de evine götürememekle tehdit ediliyor.
Sebep?
Beyzadenin biri içeri arabasıyla alınmamış.
Havaalanında görevliye kötü davranan Funda Esenç hakkında çok iyi bir sınav verdik.
Bu sayede uçağa bile alınmadı.
“Kadının kadına” şiddeti... Bakalım şimdi ne yapacağız?
Yani günlük hayatta çok daha yaygın olan “erkeğin erkeğe” şiddet konusunda...
Hadi ilk çakılı da ben atayım: Madem kamera kayıtları, şikayet falan var, acaba beyefendiye alkollü araç kullanmaktan işlem yapılmış mıdır?

X