Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Haftanın müzikleri

****
AC/DC
ROCK OR BUST
Columbia/ Sony Music

Damarlarınızda rock‘n’roll kanı dolaşıyorsa AC/DC’nin yaptığı herhangi bir albümü sevmemeniz mümkün değil. İlk örnekleri bundan 40 yıl önce verilmeye başlamış olan bir müzik türünün (hard rock) bugün dünyadaki en büyük temsilcisi onlar. Her albümlerinde asla düşürmedikleri bir çıta, sıkıca sarıldıkları bir tavır var. Dışarıdan bakanlar için çoğu şarkıları aynı gibi gelebilir, varsın gelsin, sevdiğimiz yemeği her seferinde aynı tatta istemez miyiz? AC/DC de bizim için anne yemeği gibidir, yerine asla başka bir şey koyamıyoruz. Efsane grup, 6 yıl aradan sonra çıkardığı ve ilk defa ritim gitaristleri Malcolm Young olmadan (Hastalığı nedeniyle gruptan ayrıldı, yerine yeğeni Stevie Young girdi) kaydettiği albümünde en iyi bildiği şeyi yapmaya devam ediyor. Rock‘n’roll bize hayat enerjisi aşılamaya devam ettiği sürece elimizin gideceği ilk gruplardan biri AC/DC ve ‘Rock or Bust’ta da gelenek sürüyor. Albümün öne çıkanları ‘Rock or Bust’ ve ‘Play Ball’. Yeniden hoş geldiniz babalar...

Haftanın müzikleri

***
JENNIFER LOPEZ
A.K.A.
Sony Music

Bronx (New York) doğumlu olmasına rağmen Latin esintileri yedirdiği müziğiyle ‘90’lı yılların sonundan itibaren pop müzik dünyasındaki en güçlü kadınlardan biri olarak konumunu uzun süre korudu Jennifer Lopez. Fakat başarısının önemli bir kısmını ‘imajı’ ve ‘görüntüsü’ oluşturan herkes gibi, belli bir yaştan sonra gündemden düştü ve açıkçası J. LO’nun son albümleri yeniden gündeme gelme çırpınışlarından öteye geçemiyordu benim için. Tek tük iyi single’ı çıkıyor, 2007’den beri albümlerinin geneli vasatı aşamıyordu. Sekizinci stüdyo albümünde de durum değişmiyor. Latin poptan ziyade R&B ve tekno ile karışık Amerikan popu yapıyor ama birkaç şarkı dışında parlamayan bir iş bu da. T.I.’lı ‘A.K.A.’, Iggy Azalea’lı ‘Acting Like That’, Nas’li ‘Troubeaux’, Pitbull’lu ‘Booty’ ve French Montana’lı ‘Same Girl’ vasatı biraz aşan işler. Evet, J. Lo dans pistinde ama eski kalitesinden hâlâ uzakta. Bir de üzgünüm, 45 yaşında bir kadının 20’lik genç kızların ligine oynamasını (her anlamda) itici buluyorum şahsen.


****
ONE DIRECTION
FOUR
Syco/ Sony Music

Meşhur müzik yarışması ‘The X Factor’ın İngiltere ayağına katılıp yarışmayı 2010 yılında üçüncü olarak tamamlamasına rağmen inanılmaz hızlı bir şekilde dünyanın en büyük gruplarından biri olmayı başarmıştı One Direction. Hem uzun süredir eksikliği hissedilen ‘yakışıklı çocuklardan kurulu boy band’ eksikliğinden istifade ettiler hem de çok iyi müzik adamları etraflarını sarınca ortaya gerçekten kaliteli işler çıkardılar. Bu onların 4’üncü albümü, adı üzerinde. “Bu sefer sound’umuz da sözlerimiz de daha olgun” diyorlar. Önceki albümlerin bu söylemi pek fazla desteklediğine şahit olamamıştık ama bu sefer iş cidden başka. Bu kez gerçekten grubun olgunlaştığı ve ‘teen pop’tan uzaklaşmaya başladığı ortada. Hâlen ‘Girl Almighty’ ya da ‘No Control’ gibi yaşı gençlere hitap eden parçalar var ama ‘Ready to Run’, ‘Where Do Broken Hearts Go’ ve ‘Night Changes’ gibi farklı ve hakkı yenmemesi gereken şarkılar da dikkat çekiyor. Dağılmazlarsa bir sonraki albümde tam kıvama gelebilirler!

X