"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Rakibe saygı

LeBron James’i bilen bilir. Cleveland Cavaliers’in efsanevi basketbolcusu.   

Rakibe saygı

32 yaşına geldi.  Bu yıl 31 milyon dolar kazanacak.  

 

İkisi Miami’de olmak üzere üç NBA şampiyonluğu yaşamış ve o finallerin en değerli oyuncusu seçilmiş…

 

Gelecek maçta büyük ihtimal Michael Jordan’ı geçip NBA finallerinde şimdiye kadar en çok sayı atmış üçüncü oyuncu olacak. 

 

Kariyerse kariyer, paraysa para, profesyonellikse profesyonellik, egoysa ego…

 

LeBron James geçen akşam Golden State Warriors’a karşı kaybettikleri finalin üçüncü maçından sonra rakibe saygının en güzel örneklerinden birini verdi. 

 

Mealen dedi ki “Golden State benim şimdiye kadar gördüğüm en güçlü takım, çok takımda oynadım ama bu kadar iyisini görmedim”.

Bu belki Amerika için çok çarpıcı bir demeç değil.  Rakibe saygı orada doğal bir refleks… Rekabet keskin ama düşmanlığa asla varmıyor, vardırılmıyor.   

 

Bizim ülkedeki çok daha önemsiz maçlarda, çok daha önemsiz sporcuların, spor adamlarının bırakın rakibe saygı göstermeyi, alenen rakibe saygısızlık yapmalarından tiksindiğim için Lebron’un demecini buraya taşımak istedim.  

 

Bizde mevzu rakibe saygısızlık olarak da kalmıyor ki.  Kurumsal ya da kişisel, kimseye saygı göstermemeye, çoğunu aşağılamaya kadar varıyor.  Küstahlık üzerine küstahlık… Çirkinlik üstüne çirkinlik…

 

Ortada dolanan hep aynı sakat bakış açısı:  Bütün dünya yanlış bir tek o bağıran çağıran saldıran doğru!  Bir tek onun kabahati yok, onun dışında herkes hatalı!   

 

Meydan okumalar, dayılanmalar, nifak tohumu atmalar!  Suçlu hep öteki…

 

Gelişmişlik bir bütün…  Memleket neyse sporu da oraya hapis.  

 

 

SİNAN ÖZKAN VURUŞU

 Rakibe saygı

 

Bu yıl Göztepe’nin çoğu maçını TV’den izledim.  Son iki Boluspor ve finaldeki Eskişehir maçları takımın en iyi oynadığı maçlardı. 

 

Bunda Yılmaz Vural dokunuşunun etkisi büyük tabii ki.  Göreve gelişini yadırgamıştım ama yönetimin bir bildiği varmış.

 

Büyük finalden sonra diyeceğim şeyler var:

 

*** Sinan Özkan’ın son penaltısı stres yükü açısından Popescu’nun UEFA kupası finalinde attığına yakındı benim için.  Onun için Sinan’a özel bir kutlama yollamak isterim.  

 

*** Yılmaz Vural’la devam ya da tamam kararının bir an önce verilmesi kadro oluşumunda geç kalınmaması önemli.   Özellikle yabancı transferi ligde kalıcı olabilmek için kritik.

 

*** Yeni sezonda taraftarın finaldeki taşkınlıkları yapması felaket olur.  O yüzden ateşli ama olay çıkarmayan taraftar profilini yakalamak için çalışmalar şimdiden başlamalı.

 

*** Kentin hatta bölgenin ihtiyacı varmış böyle bir başarıya.  Son bir ayda yakınımda ne kadar çok gizli Altaylı ve mahcup Göztepeli olduğunu görmüş oldum.  Bu momentumun canlı tutulması lazım… Yerel idare de bir zahmet futbola bakışını revize etsin artık.  

 

*** Gelecek yıl da Altınordu’dan ümitliyim.  Bu yıl playoff’un kıyısından döndüler.   2018-2019 sezonunda neden İzmir’den iki süper lig takımı olmasın?

 

HAVANA - İZMİR HATTI

 

Havana'daki bir ilkokula anlamlı bir hediye... 

 

 Rakibe saygı

 

Sevgili Uluğ Atasoy altı aydır Küba’daydı.  Geçen gün İstanbul’a giriş yaptığını görünce hemen şöyle bir mesaj attım:

 

"Tımarhaneye hoş geldin." 

Hemen cevap geldi: 

“Sorma.  Sağ olasın. ”

 

Öyle ama.  Etrafımızda ve dünyanın diğer yerlerinde olan bitene bakın, bir de bizim uğraştığımız şeylere.  

 

Bence Uluğ’la altı sözcükle iyi anlaştık.  Şöyle bir on gün geçsin “ne zaman dönüyorsun?” diye soracağım. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI