"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Kabuk

Kabuk

Oyun sahnelenmeden metni okumuştum. Kitabını bilerek filme gitmek gibi oldu benim için.

İstanbul sürprizli kent… Renkli köşeleri var. Nereden ne güzellik fırlayacağı belli olmuyor. Çirkinliklerini bugünlük görmezden geliyorum.

Galata Kulesinin orada küçük ve salaş bir apartman dairesi... Galata Perform isimli 40 kişilik bir cep tiyatrosu... Sahnelenen oyunun adı Kabuk…

http://galataperform.com/kabuk-oyun/

Haziran sonu. Hava sıcak. Bütün sandalyeler dolu. Genelde genç insanlar.


Çoğunluk kadın. Hamile biri bile var.

“Kabuk” 86 doğumlu Ayşıl Akşehirli'nin yazmış olduğu iki kişilik bir oyun. Yöneten Mine Çerçi… Erkeği (Ozan) Burak Çalış, kadını (Lale) İpek Erdem canlandırıyor.

Bir apartmanda bitişik dairelerde yaşayan ama tanışmayan iki gencin bazen düşündüren bazen güldüren hikayesi Kabuk.

Kabuğun içi yalnızlık dolu…

Hayat mücadelesi... Hırpalanmış ilişkiler... Ürkek sevgiler... Zamanın bizden götürdükleri…

Tempolu, sıcacık ve usta işi bir anlatım… Çıkışta "iyi ki gelmişim" hissi…

Yazana, oynayanlara, yönetene kocaman teşekkürler.

Görsellik çıtasını Yüzüklerin Efendisinin koyduğu bir dünyada seyirciyi zinde tutmak kolay değil. Dikkatler kolay dağılıyor.

Dekorsuz, atlamasız, zıplamasız, patlamasız Kabuk bunu çok güzel beceriyor. 30m2lik bir odada sizi oyunun içinde tutuyor.

Keşke daha çok insan izleyebilse diyorsunuz.



İstanbul'un güzel sürprizler yapan yüzüne saygım büyük.


SEFERBERLİK LAZIM

Kabuk

Amerika’da eşcinsel evlilikler serbest kalırken bizdeki Onur Yürüyüşünde böyle görüntülere rastlandı. Şaşırdık mı?

Güvenlik sağlama iddiasındaki devletin böyle sahneler için her daim kutsal gerekçileri var. Yutana!

Amerika da muhafazakâr bir toplum aslında. Cinsel tercihlere saygı noktasında bu kez kendini aştı sanki.

Biz daha cinselliğin kör kuyularında debelendiğimiz için eşcinselliği “yok varsaymakla” “olsa bile hastalıktır” kabulü arasında gidip geliyoruz. İşimiz zor çünkü cinsellik düğümüyle yaşamaya razı gibiyiz.

Konuşmuyoruz, sormuyoruz en önemlisi cinselliği serbestçe yaşamıyoruz. Eskisine göre özgür görünen gençler arasında bile cinsel bilinç hala zayıf. Bizi leyleklerin getirmiş olduğu yalanını seviyoruz aslında, ayıpsız, zararsız!

Daha önce de yazmıştım. Bilimsel bir öngörü değil. Sadece bir tahmin…

Cinsel seferberlik ilan edelim. Cinsel eğitim ilkokullarda başlasın, radyolarda TV’lerde cinsel içerikli programlara izin verilsin, cinselliğin üzerindeki örtü hafifçe aralansın bakalım kadın cinayetleri azalıyor mu? Boşanmalar yavaşlıyor mu?

Evet, bu ülkede işsizlik büyük sorun. Enerji öyle. Eğitim keza. Ama fısıldayarak da olsa cinselliğin de ciddi bir sorun olduğunu söyleyelim lütfen.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI