"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Her şeye rağmen mümkündü

BİR ay kadar önce Ege TV binasına uğradım. Biliyorsunuz televizyon mayıs ayından beri yayın yapmıyor. Radyo Ege devam ediyor.

Dış kapıda yine güvenlik var. Gariplik binaya girince başlıyor.
O cıvıl cıvıl muhabbet kuşları gitmiş. Karşılama bankosu boş. Işıklar kapalı.
Bilgisayarlar, televizyonlar, masalar, sandalyeler, koltuklar, sehpalar aynen yerlerinde duruyor. Ortalarda kimsecikler yok.
Ürperten bir loşluk ve boşluk... Hani anlatılmaz, yaşanırsa anlaşılır denir ya, öyle.
Asansörler çalışıyor. Radyo yayının sürdüren sevgili Eylem’in yanına çıkıyorum.
Eski çalışanlardan Cengiz Yanaroğlu da uğramış. Güzel tesadüf, ülkenin en iyi belgeselcilerinden Tahsin İşbilen de orada o gün.
Kahveler söyleniyor. Geçmişten konuşuyoruz. Gelecekle ilgili düşüncelerimiz paylaşıyoruz.
Az emek vermemişiz Ege TV’ye.
Öyle ya, ta ne zaman sevgili İsmail Uğural’ın Ege Finans programında Pentium 286 makineden ekrana grafik yansıtırdık. Ekonomi kanalları henüz yayına başlamamıştı.
En son da sevgili Nihat Demirkol ve Burcu Atatür Turgut ile birlikte üç sezon devam eden “İki Dirhem Bir Çekirdek” programını yapmıştık.
Soruyorum, bugün düğmeye basılsa Ege TV bir ay içinde yayına başlayabilirmiş. Acaba sayın Cem Bakioğlu televizyonu ‘uyku konumunda mı tutuyor’ diye bir düşünce geçiyor aklımdan. Bir gün “kadroyu kurun, yeniden başlıyoruz” diyecek belki de.
Bazen böyle saflaşıyorum işte, ne yapayım?
Sonra gerçekçi tarafım kontrolü ele alıyor. Kendime geliyorum.
Hem teknolojik gelişmeler hem de ülkedeki şartlar nedeniyle televizyon yayıncılığı artık zor zanaat... Aklı olanın yapacağı iş değil!
Ancak bu gerçekler “yayınına hala devam eden başka türlü bir Ege TV mümkündü” dememe engel deği

 

Her şeye rağmen mümkündü

Zeytin ve Seferihisar

BEN kendimi zeytine karşı borçlu hissedenlerdenim. Severdim, tamam ama otuzlu yaşlarıma kadar bu kutsal ağaca yeterli ilgi ve saygıyı gösteremedim.
Son 15-20 yıldır arayı kapamaya çabalıyorum. Nerede zeytinin iyiliğine dair bir şey olursa beni heyecanlandırıyor. Paylaşmak istiyorum.
Aklından zeytin aleyhine işler geçirenleri de asla haz etmiyorum. Caydırmaya çabalıyorum.
Bu seferki zeytin festivali Seferihisar’da... Seferihisar da insanın aklında olumlu çağrışımlar yaratan bir yer artık. Böyle bir etkinlik Seferihisar’a çok yakışacak eminim. Programınızı ona göre yapın derim.

 

Büyümüşüz!

EKONOMİ ikinci çeyrekte yüzde 5,1 büyüdü. Üçüncü çeyrek çok daha güçlü gelecek deniyor. Bu rakamlara gelen tepkiler muhtelif...
İyimserlik budalası: Süper bir büyüme. Kıskananlar çatlasın.
Akıllı iyimser: İyi rakam, ama sürdürülebilirliği önemli.
Gerçekçi: Büyümenin lokomotifi inşaat ve ihracat... Makine yatırımı dört çeyrektir ekside. Sokakta hissedilen bir şey yok.
Makul kötümser: İttire kaktıra, kredilerle gelen bir büyüme. Hazine’nin borçlanma iştahı ürkütücü.
Fanatik kötümser: Ürettiğinin üç katı borcu olan batık bir gezegendeyiz... Ufukta bir fırtına hatta belki bir kasırga belirdi belirecek.
Hazırlığınız yok. “Havalar iyi, iyi” diye oyalanın bakalım...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI