"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Gürültü


Ne gürültüymüş arkadaş. Üç yazı yazdım. Ege’nin farklı yerlerinden mesajlar gelmeye devam ediyor.


Adının açıklanmasını istemeyen ve gürültüye karşı 6 yıldır bireysel olarak mücadele vermiş bir okuyucu özetle şöyle somut öneriler getirdi:


*** Ses kontrolleri işi Belediye’den alınmalı. Çünkü denetleyici kurum ile mekan arasında kurulan al gülüm ver gülüm ilişkisiyle başa çıkmak imkansız oluyor.
*** Noter huzurunda yapılacak ses ölçümlerinin mahkemelerce kabul edilmesi için yasa değişikliği yapılması gerekiyor.
*** Bunlar becerilemezse bir dernek kurup gürültüye karşı hukuki mücadele güçlendirilmeli.


Yıllar geçtikçe şikayetler artıyor. Belli ki yerel idareler resmen kaytarıyorlar. Bazı mekanların ruhsatsız çalıştığı da biliniyor. Sadece gürültü de değil çevre konusunda da ihlaller var.

Kemal Gençer Alaçatı’dan yazmış. O da Yeni Mecidiye mahallesindeki evinin yanındaki otelden şikayetçi. Otelin mutfak fanı Kemal Bey’in bahçesine dönük ve gürültülü çalışıyormuş. Şaşırdık mı? Eminim Alaçatı’da benzer şikayeti olan başka evler de vardır.


Artık Alaçatı böyle… Uzlaşmaz çatışmalar köyü! Oteller barların gürültüsünden muzdarip. Otellerle evler arasında daha başka bir mücadele var. Barlar ev sahiplerini pek takmıyor, müziği veriyor. Sinirler gergin mi gergin… Ortada resmen taciz var!


En kötüsü de bu tip tacizlerin yerel yöneticiler tarafından sıradan önemsiz vakalar olarak addedilmesi.


İZMİRİN MALLARI

İzmir’in hakkı olan ancak Maliye’ye devredilen özel idare mallarının geri alınması için başlayan mücadele arada bir saman alevi gibi parlıyor. Kamuoyu gücü henüz tam anlamıyla devreye sokulabilmiş değil.


Bu hafta sosyal medya ayağı kıpırtılıydı. Twitter’da İzmiri Yedirtmeyiz isimli hesap coşkulu bir başlangıç yaptı. Büyükşehir bu konuda kararlı görünüyor. Bakalım en sonunda bu mallardan hangileri geri alınabilecek?


ALSANCAK STADI

Yıl olmuş 2014, Alsancak stadını depreme karşı riskli bulup kapattılar! Bu haberi bir arkadaşımla paylaştığımda ilk reaksiyonu “inşaat yapacaklardır” oldu. Olur olmaz, mümkündür değildir bilmiyorum ama doğal olarak “bu kapatma neden şimdi?” sorusu sorulur.


Bu stat kent hafızasının önemli bir parçası… Kentin önemli ve değerli bir noktasında... Kamuyu doğrudan ilgilendiren bir alan... Daha önceleri oraya AVM yapılacak gibisinden dedikodular çıkmış... Ne yapılacağı ne yapılmayacağı bütün kenti ilgilendirir.


Bir mesele daha var. Bu kadar risk varken şimdiye kadar orada o kadar maç oynanmasına nasıl göz yumulmuş? Görevi ihmal yok mu?


AYDIN


Ben kısa bir bölüm yazmıştım. Sevgili Nihat Demirkol tam köşe olarak cevap verdi. Her zamanki nazikliği ve detaycılığıyla…


Konumuz ülkemizdeki aydınlar. Tabii kim aydındır, kim değildir tanımlamak çok kolay değil. En başta yapmamız gerekeni yapayım. Aydın sözcüğünden ne anladığımı anlatayım. Sonrasında bu memleket mi aydınlarından çekti yoksa aydınlar mı bu memleketten o konudaki düşünce alışverişine devam ederiz.


Eğitim önemlidir ama tek belirleyici değildir. Aydın akılcıdır, sorgulayıcıdır, eleştireldir. Büyük resme bakmaya, şimdiyi doğru okumaya, geleceği öngörmeye çalışır. İlkelerine bağlıdır ancak gelişmeye de açıktır, yaratıcılığı önemser, değişimi doğal karşılar. Sadece insanı değil tüm canlıları kutsal sayar.


Bu kişisel bir tanımlama tabii. Ekleme ve çıkarmaya açık. Biraz da temenni içeriyor belki.


Kim kimden çekti konusuna gelecek hafta devam ederiz artık.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI