"Reşat Kutucular" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Reşat Kutucular" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Reşat Kutucular

Değerli bir adım

..

Değerli bir adım

Ne zaman Karşıyaka-Göztepe rekabeti konu olsa aklıma Erdoğan Çokduru’nun o dizeleri gelir  ;

Güzelyalı'dan bir okaliptus
Bir palmiyeye vurulmuş Karşıyaka'dan
Gel gelelim arada koskoca deniz;
Ah palmiye, ah okaliptus...

Ne kadar çok şey anlatır aslında bu kısacık şiir...

Hemen belirteyim bu yazı bu rekabeti düşmanca yorumlayan ve o nefreti besleyen kim varsa onadır. Yetmedi mi hala?

Ha, meraklıları fazla bekletmeden kimliğimi de netleştireyim. Ne de olsa sen kimsin ki bunları yazıyorsun diyenler olacaktır!

Doğma büyüme İzmirli, babadan 50 yıllık Göztepe’leyim. Atletico Madrid maçında Halil’in attığı üçüncü gol hala dün gibi aklımda.

2000’li yıllarda yaşanan sıkıntılardan sonra Mehmet Sepil’in başkanlığını bu kulübe vurmuş büyük ikramiye olarak görüyorum.

Önce Karşıyaka basketbol takımını yürekten kutluyorum. Fenerbahçe ve Anadolu Efes gibi devleri yenip şampiyon ol, sonra neredeyse yeni bir takım kurulsun, dön Barcelona’yı yen. Üstelik coachun Avrupa Şampiyonası nedeniyle de bir süre takımdan uzak kalmışken.

Biraz spor yapmış, biraz basketbol oynamış biri bilir bütün bu başarılara nasıl emek emek ulaşıldığını.

Bir özel kutlama da Ufuk Sarıca’ya. Büyük işler başardın Hoca, daha da büyüklerini ileride başaracağına inanıyorum.

Bu yazıyı Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in Karşıyaka’nın Barcelona maçını izlemeye gitmesi tetikledi aslında. Maçın ertesi günü Göztepe forumlarında Başkan’ın bu hareketini yerinde bulanlar çoğunluktaydı.

Ancak bir grup belli ki hala daha “Karşıyaka düşmanlığını” çok sevdiği için Başkan’ı eleştiriyordu. Bazı yorumları okuyunca içim acıdı.

Hemen Karşıyakalı dostum Uluğ Atasoy’u aradım. Sizin tarafta durum ne diye sordum.

O Karşıyakalıların Mehmet Sepil’in maça gelmesinden genelde memnun olduğunu söyledi. Göztepe tarafının bu rekabete biraz daha keskin baktığını belirtti.

Ülkenin hali böyleyken Körfezin iki yakasının düşman olmasının anlamsızlığını konuştuk. Düşmanca olmayan tatlı bir rekabetin her iki kulübün de çıkarına olacağından söz ettik. Altınordu’daki kıpırtının da buna renk katacağını, sonuçta bundan İzmir’in yarar göreceğinden bahsettik.

Doğrudur, iki tarafta da militan fanatikler var. Sesleri de zaman zaman çok çıkıyor. Ancak hakim ses artık “anlamlı rekabete evet, düşmanlığa hayır” diyen ses olmalı. Yönetimlerden, medyadan, şimdiye kadar sessiz kalmış makul insanlardan destek görmeyen fanatizm zamanla kendine gelecek ve yumuşayacaktır.

Bu arada Göztepe Kulübünün sahibi kimdir, Göztepe kulübünün uzun vadeli hedefleri nedir, iyi taraftar-kötü taraftar nasıl olur, endüstriyel futbol ve İzmir kulüpleri gibi konulara da gireriz ilerideki yazılarda.

Şimdilik şunu söylemekle yetineyim: Mehmet Sepil’in attığı adım çok değerlidir. Sonuna kadar desteklenmelidir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI