"Ramazan Başan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ramazan Başan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ramazan Başan

Karanlığa bir mum yakmalıyız

Hayatımdaki ilk Mardin çöreğini yöresel adıyla ‘kliçe’yi onun sayesinde tattım. Mardinliler kliçeyi hem düğünde hem cenazede gelen konuklarına ikram ederlermiş. Hem tatlı, hem tuzlu bir tadı var, tarçınlı baharatlı nefis bir çörek.

Mardinliydi ama Türkiye’nin öbür ucu Edirne’de doğdu. İstanbul’da geçen çocukluk ve gençlik döneminin ardından Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Turizm Rehberlik Bölümü’nden mezun oldu ve gönlünü turizme verdi. İstanbul Rehberler Odası ve Türkiye Turist Rehberleri Birliği’nin Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. Bildiklerini ve öğrendiklerini Mardin’e taşımak, Mardin’i Turizme açmak istiyordu. Ancak Mardin’in bırakın turizmi sadece 3 yıldızlı bir oteli ve küçük bir lokantası dışında hiçbir turizm işletmesi yoktu. Olmaması olmayacağı anlamını taşımıyordu. Kadın eli değmesi gerekliydi. Büyük bir hayali vardı, Mardin’i turizm ile tanıştıracak…  
Terör kaynaklı güvenlik sorunu nedeniyle turizm geliri yok denecek kadar az, çiftçisi tarımdan uzaklaşmış, bir başka gelir kaynağı olan sınır ticareti de Ortadoğu’daki savaş nedeniyle bitme noktasına gelmiş, işsizlikle boğuşan, kadınların pek çoğunun eşleri olmadan evlerinden çıkamadığı bir kentte, bu gerçekten de cesaret isteyen bir işti.
Birçok dinden ve kültürden insanın bir arada yaşadığı bu kentte, Mezopotamya’nın ortak yaşam değeri olan ‘mutfak kültürünü’ araç olarak kullanıp, insanların istihdam edilmesine katkı sağlamak hedefiyle, beraberindeki 21 kadın, tarihi bir Süryani konağını özgün değerlerine uygun olarak restore edip, bir restoran haline getirdiler. Böylece Mardin’in ilk turistik işletmesi ve aynı zamanda bölgenin ilk ve tek şef restoranı olma özelliği taşıyan ‘Cercis Murat Konağı’ hayat bulmuş oldu.  
Yıl 1999… Hayatının değişim yılı olmuş, etrafındaki birçok insanın da hayatını değiştiren kadın oldu. Konfiçyus’un dediği gibi ‘Ya karanlığa küfredecek ya da bir mum yakacaktı’ Bir mum yakarak hayatını, bir şehri, beraberindeki yüzlerce, binlerce hayatı da aydınlattı.
Bu başarılı Anadolu kadını, şef, mutfak uzmanı, bir şehri turizme kazandıran insan Ebru Baybara Demir.
Şimdilerde Tedx konferansları ile başarılarını herkese anlatarak umut aşılamaya çalışan Ebru Baybara Demir’in başarıları, Mardin’e gelmesinin ardından başladı.
- 2001’de Dünya Gazetesi tarafından verilen ‘Türkiye’nin Başarılı Kadını Ödülü’nü kazandı.
- 2007’de Milliyet gazetesi ve Ernst&Young tarafından verilen ‘Türkiye’nin Sosyal Girişimcisi Ödülü’nü kazandı.
2007’de Cercis Murat Konağı ile Kent State Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Dünyanın Kadın Liderleri ve Sürdürülebilir Projeler’ de en iyi üç proje arasına girdi.
- 2011’de Garanti Bankası, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER tarafından verilen ‘Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimciler Ödülü’nü kazandı.
- 2012’de Mardin’in başarı öyküsü Japon TV kanalı NHK tarafından belgesel olarak çekildi ve Japonya’da yayınlandı.
- 2017’de Çaba Derneği tarafından verilen ‘Türkiye’nin Geleceğe İz Bırakan Kadını’ Ödülü’nü kazandı.
- 2017’de Fransız Okulu Saint Pulcherie öğrencileri tarafından yapılan bir araştırmadan sonra, Suriyeli mülteci kadınlara istihdam projelerinden dolayı ‘Başarı Ağacı’ Ödülü’ne layık görüldü.
- 2017’de dünyanın en prestijli mutfak yarışması olan Basque Culinary World Prize 2017’de, ‘Harran Gastronomi Okulu Projesi’ ile 30 farklı ülkeden 110 aday arasından en iyi 10 şef arasına giren ilk Türk şef oldu.
- 2018’de Basque Culinary World Prize’da, ‘Topraktan Tabağa Projesi’ ile 30 farklı ülkeden 140 aday arasından ikinci kez en iyi 10 şef arasına giren tek Türk şef oldu.
- 2018’de Tarım ve Orman Başkanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’nde ‘Kırsalda Kadın İstihdamına Katkı Sağlama Alanında’ ödüle layık görüldü.
- 2018 – Yves Rocher Vakfı’nın düzenlediği ‘Toprağın Kadınları’ yarışmasında Türkiye’de ödülün sahibi oldu.
Anadolu’nun her şehrinde ne çok Ebru Baybara’lar var. Kenti yönetenler bu cevherleri bulmalı, onları teşvik etmeli, hem şehrine, hem ülkesine, insanlığa fayda sağlayan bu insanların ortaya çıkmasını sağlayacak yol ve yöntemleri bulmalıyız. Yoksa karanlığa teslim olacağız.

GÜMTOB’DA DEĞİŞİM ZAMANI

Ferruh Ulukardeşler (Uludağ’da Ulukardeşler Otel’in kurucusu) 1982- 1993 yılları arasında başkanlık yaptı.
Işık Uğurtuğ (Büyük Yıldız Oteli kurucusu) 1993- 2007 yılları arasında başkanlık yaptı.
Suphi Dilmen (Dilmen Otel’in kurucusu) 2007 -2009 yılları arasında başkanlık yaptı.
Haluk Beceren (Beceren Otel’in kurucusu) 2009 – 2019 yılları arasında başkanlık yaptı.
Şimdi ise GÜMTOB’un Başkanlığına Almira Otel’in ikinci kuşak temsilcisi, Bursa’nın başarılı turizmcisi Ersin Yazıcı seçildi. Haluk Beceren’i Bursa’ya ve Bursa Turizmine katkılarından dolayı tebrik ediyoruz. Ersin Yazıcı’ya da yeni dönemde başarılar temenni ediyoruz. Turizmin öneminin her geçen gün arttığı bu dönemde Bursa’nın turizme ihtiyacı her zamankinden daha fazladır. Ersiz Yazıcı ve yönetimin çok önemli işlere imza atacağına inanıyoruz.

GAZİANTEP VE HATAY’DAN SONRA AFYON

‘Afyonkarahisar Mutfağı’ konusunda Afyonkarahisar Valiliği, belediye başkanlığı, Zafer Kalkınma Ajansı ile kentteki sivil toplum kuruluşlardan oluşan ekibin, “‘UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’ ile ilgili uzun süredir çalışmaları başarıyla sonuçlandı.
Türkiye’de Gaziantep ile Hatay’ın ardından gastronomi alanında 2019 UNESCO ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’na Afyonkarahisar da dahil oldu.
Afyon Valiliği’nin web sitesine girdim, sitede konunun haberi yok. Bunun gibi önemli bir konu nasıl atlanır anlayamadım doğrusu.
Gastronomideki bu önemli yarışa Bursa’nın da bir an önce girmesi ve yerini almasını diliyoruz. Yoksa Adana, Kayseri, Urfa, Kastamonu mutfağıyla, gastronomisiyle gümbür gümbür geliyor.

X