"Ramazan Başan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ramazan Başan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ramazan Başan

Bursa Bey Sarayı’nı geri istiyor

Her ortamda dile getiriyoruz; Bursa’mız Osmanlı’ya başkentlik yapmış, imparatorluğun başlangıcının yaşandığı şehirdir.

Az zaman değildir, tamı tamına yirmi beş yıl başkentlik yapmıştır. İlk başkenttir. İstanbul ve Edirne diğer başkent olmuş şehirlerdir. İstanbul’da Topkapı Sarayı, Edirne’de Edirne Sarayı ( Savaşlar ve depremlerle tahrip olmuş tekrar aslına uygun yapılmaya başlandı) vardır.
Turist Bursa’ya geldiğinde Saray’ı soruyor, Hani başkenttiniz, Osmanlı hükümdarları kurucuları nerde, hangi evde kaldı? Yirmi beş yıl çadırda yaşamadı ya?

Bursa Bey Sarayı’nı geri istiyor

Saray Mutfağı Hep Vardı

Bursa’nın kültürel referansları, Saray Mutfağı, Bursa gastronomisi adına önemlidir. Bursa Saray Mutfağı ile ilgili Bursa’mızın medarı iftiharı sevgili dostum Ömür Akkor’un yazdığı ‘Bursa Mutfağı’ kitabında çok değerli bilgiler var. Kitapta Bursa Saray yemeklerine yer verilirken Bursa’nın kasaba ve köylerinden derlenen 140 tarif yer alıyor. Ömür Akkor bu titiz araştırmasıyla Bursa Saray Mutfağı’nın zengin hamur işlerinden, mevsimlik yetişen sebzelerden, yabani ot ve bitkilerden, çeşitli et türlerinden ve sayısı hayli fazla olan tatlılardan oluştuğunu yöresel tariflerle ortaya koyuyor. Ömür Akor, Bursa Mutfağı adlı kitabıyla dünyanın en prestijli yemek kitabı yarışması ‘Gourmand Worl Cookbook Avards’ta Yerel Mutfak kategorisinde 2009’un en iyi kitabı seçildi.
Bursa’nın bir gastronomi şehri olduğunu ve Saray Mutfağı’nın ilk temellerinin atıldığı şehir olduğunu artık biliyoruz. Bu konuda elimizde çok önemli kaynaklar mevcut. Yapılacak şey bunu ortaya çıkararak yerli ve yabancı turistlere sunmak, Türk gastronomisine kazandırmaktır.

Bursa Bey Sarayı’nı geri istiyor

Bursa sarayı var mıydı?

Tarihçiler, surlar içinde birbirinden bağımsız yapılardan oluşan ve merkezinde içinde kayıklarla gezilen bir havuzunun da olduğu bir Bey Sarayı’ndan söz eder.
Bey Sarayı bir yanıyla devletin işlerinin görüldüğü bir kamu yapısı iken, bir diğer yanıyla da hükümdarların eşleri, şehzadeleri ve sultanlarıyla özel yaşamlarını sürdürdükleri mekandır. Sultanlar bu sarayda doğuyor, büyüyor, burada eğitim görüyor, sünnetlerinde ve evliliklerinde büyük şölenler bu sarayda yapılıyor, hükümdar ailesinden konuklar bu sarayda ağırlanıyordu. Günümüzde kalıntıları halen mevcut olan saray, Tophane’de sur içindedir. Başta 1854’de yaşanan büyük Bursa depreminin hemen ardından 1861 yılında yapılan Suphi Bey haritası olmak üzere bütün eski haritalarda Bey Sarayı’nın varlığı ifade edilmiştir. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi 17 yy. ortalarında geldiği Bursa Kalesi ve Bursa Sarayı izlenimlerini şu şekilde paylaşmıştır: “İç kalesi iki bin hane, kat kat saray-ı alilerdir. Fatih’e gelinceye padişahların sarayı bu saraydır.” 1745 yılında Bursa’ya gelen Richard Pockocke adlı gezgin “Tepenin kuzey zirvesinde birkaç yıl öncesi yanan bir sarayın harabeleri görülüyordu” diyerek o tarihte yaşanan bir yangından ve sarayın durumundan bahseder.

Bey Sarayı Nerede?

Şimdilerde yeni Şehir Hastanesi’nin yapılması ile birlikte kapanan Bursa Devlet Hastanesi’nin yeri boşalacaktır. Bursa şehri Osmanlı’nın başkenti olarak tanıtılacaksa Bey Sarayı her şeyi ile ortaya çıkarılmalıdır. Bina olarak yeniden inşa edilmeli motifleriyle, yemek kültürü ve etnografyası ile Saray olarak düzenlenip turizme açılmadan, yabancı bir turisti Bursa’nın Osmanlı başkenti olduğuna inandırmanız imkansız gibidir.

ÇAĞRI YAPIYORUZ

Hürriyet Bursa olarak, Bursa’mızın tarihi kimliğine kültürüne sahip çıkarak bir çağrıda bulunuyoruz. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa Bey Sarayı’nı Tophane’de Devlet Hastanesi’nden boşalan yerde hayata geçirelim. Bursa’mıza, kültürümüze, ecdadımıza, ülkemize armağan edeli, çocuklarımıza muhteşem bir miras bırakalım. Gelin tarihimize sahip çıkalım. Turizmime katkısı çok büyük olacak, Bursa’mızı Osmanlı şehri unvanını taçlandıracak bu çağrıya kulak verelim.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI