"Pucca Günlük" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Pucca Günlük" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Pucca Günlük

Hevesimi kursağımda bırakan Oscar’lar

Bu yıl Oscar töreni tam dünya sıkıcılığıyla devam ediyordu ki büyük bir skandalla hareketli hale geldi. Yazık ya, ‘La La Land’ ekibini ‘en iyi film’ diye sundular, sonra ‘ay yanlışlık oldu’ diyerek aldılar ödülü elinden. Valla o hevesinin kursakta kalma hissini en iyi ben anlarım. Bütün hayatım o düzeyde geçiyor çünkü.

- Üniversite sınavlarına hazırlanırken, dershanede ışık hızında soruları çözüp, dersten koşarak kaçan benken... Sınav zamanı matematik sorularını yetiştiremem.

- Bir ödül gecesinde Sıla Gençoğlu’na ödülü sen vereceksin dedikleri için kadının yanında pire gibi kalmayayım diye 2 metre topuklularla oraya gidip. Gecelerce ödülü verirken yapacağım konuşmayı hazırlamama rağmen; ‘nasılsa geç kalır Pucca’ diyerek, ödülü başkasına verdirmeleri.

- Kesin hamileyim diye test yaptığım günün ertesi günü regl olmam...

- Ne zaman romantik akşam yemeği türünde evde bir şey hazırlasam, o gece Beşiktaş’ın maçının olması.

- Kesin kilo verdim diye kendi kendime sevinirken tartıda 3 kilo aldığımı gördüğüm an...

Hevesimi kursağımda bırakan Oscar’larRyan ve Emma, ne hissettiğinizi biliyorum. Ben de geçtim o yollardan...

- Bir tomar para verip aldığım kıyafetin, ertesi gün indirimli haline rastlamak.

- ‘Şehirlerarası ilişki olmuyor’ diyen sevgilimin ayrılık sinyalini yanlış anlayıp, çocuğun olduğu şehire taşınmam.

- Yalnız başımayken evde rast gele yaptığım topuzun harika bir düğün saçı olmasına rağmen; dışarı çıkarken o topuzu bir türlü beceremem. Makyaj da aynı şekilde.

- Hayatının filmini yapıyoruz Pucca, şurayı imzala dedikten sonra beni film setine almamaları.

-  “Sana büyük bir sürprizim var” diyerek bütün gün beni heyecandan öldüren sevgilimin gün sonunda elinde elektrik süpürgesiyle eve gelmesi.

- Ucuz olsun diye kışın parasını ödediğim tatilin günü geldiği zaman işimin çıkması ya da bacağımı kırmam.

- Baba evinde ne zaman bir şey izlesem, babamın hep öpüşmeli sevişmeli sahnelerde içeriye girip, ‘ne biçim şeyler izliyorsun’ diye bana carlaması.

- İlk kitabım çıktığı zaman bir dergiye kapak olacaktım. Fotoğraflar çekildi, her şey lokum gibi devam ediyordu ki dergi iflasını verdi, kapandı.

- Çocukken sınıfın en havalı kızının doğum gününe davet edilmiştim. Annem ben seni götürürüm dedi. Bütün gün evde, giysimin ütüsü bozulması diye koltuğun üzerinde kıpırdamadan annemi bekledim. Akşam geldi, “Aaa ben seni götürmeyi unuttum” dedi. 

X