"Pucca Günlük" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Pucca Günlük" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Pucca Günlük

Düğün dediğin nedir gülüm?

Kendimi son günlerde kahraman İrlandalı’ya bir gazla yumruk atıp, iki seksen yere yığılan Aksaray esnafı gibi hissediyorum. Düğün, gelinlik, davetiye, o, bu, şu... Ben bu işi beceremeyeceğim sanırım!


Rabbim ne zormuş bir düğün yapmak. Şurada üç hafta kaldı, bir gelinlik bile seçemedim. Ya zaten bana gelinlik yakışmıyor. Kardan adama benziyorum gelinliğin içinde. Allar, pullar, yılbaşı ağacı gibi süslemeler... Saçlarım da kısa, duvak nasıl olsun kafasına da girince, klasik gelinlik modellerinden uzak durdum. Kendime tiril tiril bir şey seçeyim diyorum. Yine beyaz olsun ama rengi biraz kırık olsun. Pasta gibi kabarmayayım, işte gelinlik gibi olsun ama olmasın. Balık etek asla ama asla olmasın. Balık modeller bende köstebek yutmuş yılan gibi duruyor diye diye kendime
gelinlik bulamadım. Diktirmeye de geç kaldım.

Biz çiftleşiyoruz, size noluyor?


O instagramda, pintereste baktığınız modeller piyasada yok arkadaşlar bir kere, bunu aklınıza sokun. Olan varsa da, zaten size o fotoğraflarda olduğu gibi olmuyor. 180 boyunda ve 48 kilo değilseniz tabii. Sade bir şey olsun diye söylenirken bir de milletin cimciklemesini çekiyorum: “Hayatında bir kere giyeceksin, o da en gösterişlisi olsun.” Babam bile aynı şeyi söylüyor. Instagram’da beğendiğim fotoğraflar, başkalarının sayfalarında çıkıyor ya hani. Onları görenler, “Ayy Pucca, bunları giyme, gelinlikten yana yüzümüzü güldür bari, off amannn!” diye yorum yazıyorlar. Herkesi mutlu etmem lazım, damadı, damadın ailesini, benim ailemi, arkadaşlarımı... Ben hariç herkes mutlu olmalı.
Bir de işin kötüsü o kadar çok düğün kınadım, öyle çok dalga geçtim ki, başıma gelecek bütün belalara hazırlıklıyım şu an. Zaten düğünü, kendin için değil, millet için yapıyorsun. “Ho ho ho, çiftleşiyoruz” diye şenlik alanı kurup, dans etmek zaten bana hep garip gelmiştir. Çiftleşecek olan biziz, size ne oluyor, sizi niye mutlu etmek zorundayız, onu da anlamadım. Daha bunun yemeği beğenmeyecekleri, içeceklere laf söyleyecekleri, oturma düzenine burun kıvıracakları, mekânla ilgili bir ton eleştiri yapacakları şeyler olacak. Takılardan bahsetmiyorum bile, gelin çiçeğinin bile dedikodusu yapılıyor, sen ne diyorsun!

Herkes tam altın taksa


Düğün stresi derlerdi de, ‘ay aman siz de ne abartıyorsunuz’ derdim. Valla haklılarmış. Koşturmadan daha çok, ‘neyi nasıl yapsak’ diye düşünmekten kabız olduk.
Bir de, adam da ben de fikirleri çabuk değişen insanlarız. Sabah ‘kır düğünü’ diye kalkıyoruz, akşam ‘orayı iptal edelim de sahilde yapalım’ diye düşünüyoruz. Mekân bakmaya diye yola çıkıp, sinemaya gidiyoruz. Çeyiz adı verdikleri ev eksikleri için alışverişte, konsol oyunları alıp evimize geri dönüyoruz. Davetiyeler bile hazır değil. Derin nefes alıp, “Takacakları altınları düşün Pucca, sakinleş, altınları düşün, bilezikleri düşün, herkes ortalama tam altın taksa şu kadar olur...” diye telkinler versem de olmuyor. Kendimi, yemin ederim, İrlandalıdan yumruk yiyen Aksaray esnafı gibi hissediyorum. Bir gazla kalktım yerimden, koşa koşa ama cumburlop diye yere yığıldım. Sonunda ortada kalıp, bizim bahçede mangal partisiyle düğün yapacağız diye korkuyorum.

X