"Pucca Günlük" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Pucca Günlük" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Pucca Günlük

Bebekle köpek olur mu?

Hani hep diyorlar ya, “Çocuğun olmadan anlamazsın” diye. Aynı şekilde bir hayvan sahiplenmeden bunun ne demek olduğunu anlayamazsınız!

Valla bal gibi olur. Hem de o ev var ya nasıl cümbürtülü, eğlenceli olur. Bu aralar, bizde yaşayan köpekleri gören çokbilmiş ablalar, “Ayy atsana artık bunları”, “Köpekleri yolla, hastalık kapacaksınız”, “Bebek gelince bu köpekler ne olacak?” diye saçma sapan şeyler söyleyip, benim sinirimi tepeme çıkartıyorlar. Bu köpekler bir yere gitmeyecek. Çünkü onlar da benim çocuklarım. Ben doğurmadım, insan da değiller (iyi ki değiller!) ama savunmasızlar; bana muhtaçlar; en önemlisi, biz beraber büyüdük. Şimdi sırf kendi rahatım için o köpekleri bir yere yollayacak değilim. Üstelik insanın doğası gereği hayvanlarla beraber yaşaması gerekirken, kendimizi bu kadar izole etmenin ne anlamı var? Onları sahiplenirken zaten başıma gelecekleri biliyordum. Çocuğumun köpeklerle yaşayıp, hayvan sevgisini bilip, yaşayan herhangi bir canlıya zarar vermeden büyümesini istiyorum.
Hani hep diyorlar ya, “Çocuğun olmadan anlamazsın” diye. Aynı şekilde bir hayvan sahiplenmeden bunun ne demek olduğunu anlayamazsınız! Arkadaşım yeni köpeğini korkunç bir olay sonucu kaybetti. Onun yazdıklarını okuyunca, köpeklerimizin bizim çocuklarımız olduğunu bir kez daha hatırladım.
Sushi anlatıyor
Ben anneme sabrı öğretmek için gittim. Melek oldum ben. Koca ömrümü iki buçuk seneye sığdırdım. Çok hızlı, çok deli yaşadım.
Annemle babamı hiç yalnız bırakmadım. Tuvalette bile takip ettim. Duşta kapılarında bekledim. Her sabah suratlarını yalayarak uyandırdım. Aman maazallah birbirlerini öpmesinler, hemen aralarında bitip aşk puanlarını topladım.

Bebekle köpek olur mu

Bazen ayağıma basıyorlardı ama annem babam ya, hemen yalardım. Öperek “Hiç acımadı ki” derdim.
Hiç yerimde durmadım. Hep merak ettim. Hiç muzırlığı bırakmadım. Evden kaçtım. Kedilerden dayak yedim. Her köşeye işedim. Bi iki kere hasta oldum, onda da annem baktı geçti... Annemin bisikletinin arkasında, sepetimde etrafı çok seyrettim...
Tipimle görenleri güldürdüm. Hep çok sevildim. Annem hep kulağıma usulca “Seni çok seviyorum, sen çok kıymetlisin” dediğinde sadece aramızdaki bağı hep hissettim.
Çok komik köşelerden çıktım.
Çok komik yerlerde uyuyakaldım.
Kötülük görmedim. Kavga, kızma nedir bilmedim.
Çok eğlendim. Çok gezdim. Çok özgürleştim. Şimdi uçuyorum...
Anneme babama mutlak sevgiyi öğrettim... Kavga ettiklerinde bi onu öptüm; sonra diğerini, sonra tekrar diğerini, mekik dokudum barıştırana kadar. Evlat oldum ben... Oğul oldum. Aile yaptım bizi. Sevgilim oldu. Aşkı sonuna kadar tattım. Süper bi eş oldum. Aşkımı yanımdayken hep kolladım. 4 tane şu an 6 aylık nurtopu gibi evlat bırakıp gittim ben. Artık kızlarımda yaşıyorum. Çok şey öğrettim. Sizi güldürmeyi sevdim. Annemi gurur duydurdum hep. Bence bi üst mertebeye, daha güzel bi enerjiye, ışığa dönüştüm artık. Tamamladım görevimi bu hayatta. Arkada gözü yaşlı annemi, babamı bıraktım. Sabrı öğretmek için. Kaderimi böyle yazdım. Kızlarıma iyi bakın. Annemle babama da destek olun n’olur, çok perişanlar. Herkesi çok seviyorum.
Melek Sushi

X