"Patrick Özdemiroğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Patrick Özdemiroğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Patrick Özdemiroğlu

Evlilik, Facebook ve özel hayat

Balayı fotolarını kocasından izinsiz sosyal medyada paylaştı, öfkeli adam soluğu mahkemede aldı çünkü...

Modern insanın döngüsü: Erken kalkıp ofise gidiyor, toplantı aralarında kahve içiyor, akşamları sosyalleşiyor, sıklıkla yalnızlaşıyor, tatile gidip kendini yoruyor, işine dönüp dinlenmeye devam ediyor. Adına hayat dediğimiz bu kıskaç geriye iki ayrı kırıntı bırakmakta: İyi anılar ve kötü anılar.
Savunma mekanizmalarımızın kötü anıları bastırıp iyileri hatırlamak gibi zorlu bir mesaisi olduğunu biliyoruz. Ama iyi bir haber verelim. Sadece iyi anıların paylaşılıp köpürtüldüğü alternatif bir yaşam alanı daha var. Ona da Facebook diyoruz. Facebook fotolarına ve durum güncellemelerine genel olarak bakıldığında insanoğlunun mutlu bir organizma olduğunu bile düşünebilirsiniz. Ancak küçük bir sıkıntı ortaya çıkabiliyor. Çünkü kiminin iyi anısı, bir diğerinin kâbusu olabilmekte...
İtalya’da balayı yapan bir evli çift ile ilgili bu hafta okuduğum bir haberi buna örnek verebiliriz:
Balayı fotoları eş tarafından Facebook’ta paylaşılıyor. 10 yıl önce çekilmiş olan fotoların kendisinden izinsiz herkese açık şekilde paylaşılmasından rahatsızlık duyan koca ise eşini fotoları silmeye ikna edemiyor. Adam çareyi mahkemeye gitmekte buluyor. Hâkim, kocanın talebini haklı bularak fotoların kaldırılmasına ve eşin kocaya tazminat ödemesine karar veriyor. Bu hikâyeden ‘konu ilişkiler olduğunda tek kazanan avukatlardır’ın yanı sıra başka sonuçlar da çıkarmak mümkün. Gelin, madde madde sıralayalım:
Sizin için güzel olan bir anı başkasında aynı hisleri tetiklemeyebilir.
Facebook ve Instagram’da paylaşılmadıkça mutlu anılar tamamen gerçekleşmiş sayılmaz.
Bir erkek, işi mahkemeye götürmediği sürece haksızdır.

Ignore no more: O anne aranacak!


Araç kullanırken yayalara, yayayken de sürücülere öfkeleniyoruz. İnsan olmak da bunu gerektiriyor. Benzer ilişki ebeveyn ve çocuk arasında da var. Çocuklara erkenden cep telefonu alıyoruz. Ama çocuk o telefonu açma eğilimini geliştirmekte zorluk çekiyor. Bir anne bu durumu sona erdirmenin peşinde. Teksaslı Sharon Standifird’in geliştirdiği Android uygulaması ‘Ignore no more’ (Sıkıyorsa açma) annelere kendilerini arayana kadar çocukların telefonlarını kilitleme imkânı veriyor. Neyseki uygulama sadece kendi telefonunu satın alamayacak yaştakileri ilgilendirmekte.

X