Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yol ayrımı

Süper Ligde 7 hafta geride kaldı. Puan kayıpları, önceki sezonlara oranla, özellikle iddialı takımlar cephesinde daha fazla olduğundan, dengeli bir durum söz konusu. Bizim ligimizin kendine özgü bir yapısı var.

Özellikle 5 ve 6. haftalar, yönetimler ve teknik adamların geleceği açısından kritik bir eşik gibi duruyor. Bu süreci en az hasarla atlatan kulüpler, yoluna mevcut teknik kadroları ile devam ederken, puan olarak geride kalmış, yıpranmış ekipler, değişim düğmesine basıp, teknik ekiplerini yeniliyor. Yönetimler üzerindeki baskı artıyor...

Geride kalan sezon, bu süreci en sancılı geçiren takım Fenerbahçe’ydi. Bu sezon aynı sancıları Beşiktaş yaşıyor. Kayserispor, zincirin koptuğu ilk zayıf halka oldu. Hem başkan hem teknik direktör istifa etti. Denizlispor teknik adamı ile yollarını ayırdı. Trabzonspor, Başakşehir, Göztepe ve Antalyaspor gibi takımlar, korku tünelinden geçtiler. Milli maç arasında, Kasımpaşa ve Gençlerbirliği için çanlar çalıyor, Çaykur Rizespor da endişe içinde.

OLUMSUZ GİDİŞ UNUTULUR

Yabancı oyuncu kuralının tanıdığı hak ile kadrosunu büyük ölçüde yenileyen takımlar için ligin başındaki dönem elbette daha zorlu. Oyuncular; kenti, birbirini, ligi, rakipleri, hakemleri ve şartları tanımak için zamana ihtiyaç duyar. Oyun anlayışının rayına oturması, takımların temposunu, ritmini bulması için de süre gerekir. Bu da yaklaşık 7-8 haftayı bulur. Bugün, birçok takımın teknik adamı yaşanan bu zorluğa dikkat çekiyor.
Teknik adam değişikliğinin, işlerin iyi gitmediği takımlarda olumlu etki yaptığı doğrudur. İyi örnekler, her zaman öne çıkarıldığı ve gündeme daha çok getirildiği için, olumsuz sonuçlar nedense ya çabuk unutulur, ya da üzerinde bile durulmaz. Kulüpteki havayı değiştirmeye yönelik operasyon yapıp, teknik adam konusunda istikrarlı olamayan birçok kulüp, sonrasında daha büyük sorunlarla karşılaşmış, işin içinden çıkamamıştır.

ŞANS MI ŞANSSIZLIK MI ?

Sezon başında takım alan teknik direktörlerin; yönetim ve kulüpteki isimlerle oyuncu kadrosunu kurma, transferi beraber yapma, plan ve programı birlikte hazırlama gibi şansı vardır. İşler, 5-6 hafta sonunda iyi gitmezse, dalgalanmalar ve kırılmalar kaçınılmazdır. Bu tür krizlerin ardından gelen teknik adamlar ise hem şanslı hem de şanssızdır. Çünkü transfer dönemi kapanmıştır. Kendileri ya da yönetimce belirlenen yerlere oyuncu takviyesi, ara döneme kadar mümkün olmadığından, şanssızdırlar. Ancak, kritik eşik geçildiğinden; takımların kıvamını bulması, oyuncuların adaptasyon sürecini biraz daha geliştirmesi ve saha içi dengelerin oturmaya başlaması, şanslı yanlardır. Bu dönemde görev alacak teknik adamlar, “Takımı ben kurmadım, sezon başı hazırlıklarında ben yoktum, doğru planlama yapılmamış” gibi sözlerle, kendilerini rahatlıkla korumaya alabilir. Zor zamanlarda göreve gelecek isimlere gösterilecek sabır, daha uzun sürelidir.

BARDAĞIN HANGİ TARAFI ?

Gençlerbirliği, geride kalan 7 haftada, ligin dibinde ve galibiyet alamayan tek takım. Bu 7 maçın, beşini iç sahada oynadılar ve toplam 3 puanları var. Beklentilerin uzağındaki bu tablo, elbette başarısızlık olarak değerlendirilecektir. Camianın kaygılanması da doğaldır. Diğer tarafta ise takım, bu maçların birini 55 dakika 10, diğerini 65 dakika 9 kişi oynadı. Son maçın son bölümlerinde yine eksik kaldı. Bu süreçteki rakipleri; Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir ve derbi maçta A.Gücü ile bu sezonun en iyi çıkışını yapıp liderliğe yükselen Alanyaspor’du. Görece olarak güçlü takımlarla karşılaştılar. Ligin geneline bakıldığında, bunca kayba rağmen, takım, puan açısından rakipleriyle çok net bir kopma yaşamadı. Bu durum, başkan ve yöneticilerin kafasında gel-gitler oluştururken, bardağın hangi tarafına bakacakları konusunda, kendi içlerinde çelişki yaşamalarının yolunu açtı...
Bu aşamada, yol ayrımına gelen yönetimin önünde iki seçenek kalıyor. Ya ekonomik şartları da göz önünde bulundurup, “Dere geçilirken, at değiştirilmez” sözünden hareketle, kritik sınır çizgisinde, mevcut yapıya güvenmek ya da “Değişimde fayda vardır” diyerek, yeni bir rota seçmek. Bu kararı almak elbette kolay değil. Çünkü sonuçta, camiaya hesabı verecek olan, karar merciindeki yönetimdir.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI