Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

A.Gücü kazanmalı

Sarıyer maçından önce, ‘19 Mayıs Stadı’ndaki atmosferi hayal ediyor, tüylerim diken diken oluyor’ diye yazmıştım.

A.Gücü taraftarı, beni yanıltmadı. Son dönemde, böylesi kalabalığı, böylesi coşkuyu hiç görmemiştim. 19 Mayıs Spor Kompleksi’nin giriş kapısından; çoluk çocuk, genç yaşlı, binlerce taraftar stada doğru insan seli olmuş akıyor, sevgilisine bir an önce kavuşmak için can atıyordu. Stadın içi ayrı güzeldi. Saatler öncesinden girenler, şarkılar söylüyor, maçın başlamasına çok az zaman kala gelenler, tribünlerdeki boşluklara oturabilmek için yarışıyordu.

Ankara ve 19 Mayıs Stadı, uzun zamandır bu tabloyu çok özlemişti. Farklı siyasi kimliklere sahip isimler destek için tribüne gelmiş, kent bütünlemiş, şampiyonluk hevesiyle yanıp tutuşan taraftarlar, bu özlemi dindirmek için dört nala koşan takımın peşine yürekten takılmıştı. Sergilenen tam bir futbol seferberliğiydi...
Maçın başlaması ile birlikte; heyecan, sevinç, gurur, stres ve tutku gibi duygular, birbirine karıştı. Sahadaki ayaklar ile tribündeki kalpler, Sarıyer kalesine hep birlikte yüklenmeye başladı. Ömer Bozan’ın golüyle rakibin direnci kırıldı, Erhan’ın golü, stadı karnaval yerine çevirdi.
Maç bitiminde, stattan ayrılan herkesin yüzünde; gücün, isyankar ruhun, gururun ve zaferin izleri vardı.

UMUTLAR YİNE ERTELENMESİN

A.Gücü çok mu iyi oynadı. Hayır... Kazanması için ne gerekiyorsa onu yaptı. Mücadele etti, hırsı ve aklını birleştirdi, taraftarının enerjisini arkasına alıp, sonuna kadar savaştı. 2 duran toptan iki gol bulup, 90 dakikanın sonunda istediğini aldı ve hedefe bir adım daha attı. Yeri gelmişken, İsmet Taşdemir ve oyunculara, sonraki süreçte mücadele gücünün yanına, oyun kalitelerini de katmaları gerektiği uyarısını yapalım.
Sahadan çıkan sonuç güzel ancak maç sonu açıklamalar endişe verici. Başkan Mehmet Yiğiner, sahadaki mücadelenin masada kaybedilmesinden duyduğu korkuyu dile getirdi. Bunca emek, bunca çaba boşa gitmesin. Hayaller yıkılmasın, umutlar ertelenmesin. Bu kent, uzun zaman sonra ortak bir değerde bütünleşti, birlik oldu. Unutulmuş şehrin insanları, şampiyonluk büyüsüne kendisini kaptırdı. Bu rüyadan uyanmak, bu hayalden uzak kalmak istemiyor. Yönetim elinden geleni yaptı, teknik ekip ve oyuncular sahaya hırsını ve azmini koyup, yarışın içinde kalmayı başardı.
Artık, bu kentin ileri gelenlerinin, siyasilerinin, sivil toplum kuruluşlarının, camianın etkin isimlerinin, Ankara’yı gerçek anlamda sevenlerin, Ankara’nın değerine, Ankaralı olduğu için sahip çıkması gerektiğini düşünenlerin, Ankara isini kullananların, Ankaragücü’ne elini uzatmasının tam zamanı. Başkan açıkça, ‘Bize; söz, vaat, akıl, öneri değil para lazım’ diyor. Hem de acil şekilde. Bu çağrıya kulak verilmeli, uzatılan el boş çevrilmeli. Ankara için Ankaragücü için kim ne yapması gerekiyorsa yapmalı. Yapabilmeli... Takım son sezonlarda hedefe bu kadar yaklaşmışken, kalan süreçte, yalnız kalmamalı. Bu yolda, kazanan hem Ankaragücü hem de Ankara olmalı.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI