"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

TEOG sınavı yerine ne yapılmalı? (2)

TEOG neden sorun yaratıyor?

Çünkü ‘kuru ezberlenmiş bilgiyi’ ölçüyor. Bunun ne sakıncası var?

 

Ama ilk önce “Neden sınav yaparız?” sorusunu yanıtlamamız gerekiyor.

 

Kişi neye hazırlanıyorsa, o hazırlandığı şeyi gerçek hayatta ne kadar iyi uygulayacağını tahmin etmek için sınav yaparız.

 

SINAV VE GERÇEK PERFORMANS

 

Örneğin, ben bir tiyatro oyunu sergileyeceksem, sahnede rolü en iyi oynayacak oyuncuyu en az hatayla tahmin etmek için sınav (seçme) yaparım.

 

Seçme sınavı, gerçek performansı ne kadar iyi tahmin ederse, o kadar geçerli olur.

 

Oyuncu adaylarına yazılı sınav yapıp, tiyatro ile ilgili teorik bilgiler sorup, en yüksek notu alan kişiyi, oyunculuk performansına bakmadan seçersem, hata yapmış olurum.

 

Seçme, gerçek hayattan (sahne performansı) uzak kalır.

 

(Buna sosyal bilimlerde ölçüt geçerliğinin’ bir unsuru olarak ‘tahmin geçerliliği’ (predictive validity) deniyor.)

 

TEOG da aynı şekilde bu hatayı yapıyor.

 

Biz lisede, üniversitede ve 21. yüzyıl dünyasında gerekli olan eleştirel düşünmeyi istiyoruz ama sınavda bilgi soruyoruz.

 

Çocuk sınavda başarılı olsa bile, üniversitede veya hayatta başarılı olamıyor. Yani, TEOG bilgiyi ölçtüğü için ölçüt geçerliliği düşük ve dolayısıyla gerçek hayat başarısını tahmin edemiyor.

 

SINAVA GÖRE SİSTEM

 

TEOG’un yarattığı ikinci sıkıntı da şu: başarı ölçütü, sınav başarısı olduğu için, dersler ezbere dönüşüyor. Sonuç (sınav), yöntemi (eğitim) belirler.

 

Ben bir atletin koşma becerisini maratonla ölçeceğim dersem, o atlet antrenmanında uzun koşu çalışır. Bilgiyi ölçersem, öğretmen ezberletir, öğrenci ezberler.

 

Eleştirel düşünme durur.

 

Yani, TEOG bilgiyi ölçtüğü için tüm eğitim süreçlerini (düşünme, yaratıcılık, problem çözme gibi) öldürüyor.

 

Zaten bundan dolayı bizim öğrencilerin sadece % 0.3’ü eleştirel düşünmeyi ölçen PISA’da en üst kısma girebiliyor. (OECD ortalaması %.7.7.) En iyi öğrencilerimiz bile eleştirel düşünme becerisine sahip değil.

 

Peki, öyleyse TEOG yerine ne yapılmalı?

 

ELEŞTİREL DÜŞÜNMEYİ ÖLÇEN SINAV

 

Yapılması gereken, TEOG sınavını kaldırmak değil, içeriğini değiştirmektir.

 

Yani, sınavı kuru bilgiyi değil, eleştirel düşünmeyi ölçen hale dönüştürmeliyiz. Dünyada bir çok örneği var.

 

Finlandiya güzel bir örnek.

 

Finlandiya’da üniversiteyi geçişte tek sınav var ama sınav bizdeki gibi bilgiyi değil, eleştirel düşünmeyi ölçüyor ve sorular da açık uçlu.

 

Size birkaç soru örneği göstereyim.

 

SORULAR

 

1- Kişilik özelliklerinin sosyal medya davranışlarını nasıl etkilediğini keşfetmek için bir araştırma tasarlayın.

2- Üç tane din seçin ve bu dindeki kutsal imgelerin kullanımı ve rollerini karşılaştırın.

3- Bazı politikacılar ya da ünlüler yaptıklarında veya söylediklerin dolayı özür diler. Özür dilemenin anlamını ve özrü kabul etmenin sosyal veya kişisel boyutlarını tartışın.

 

Görüldüğü üzere tüm sorular eleştirel düşünmeyi ölçüyor.  Bu sorular üniversiteye giriş sınavında sorulmuş ama biz bu soruları her seviyede hazırlayabiliriz.

 

Benzer soruları PISA’da da bulmak mümkün.

 

PISA SORULARI

 

SORU: “Her yıl kuşlar toplu olarak göç eder.  Kuşların göç yolunda yaşayan gönüllüler, bu kuşları sayar. Bilim insanları da bazı kuşların ayaklarına farklı renkte kurdele ve küçük bayraklar takar. Bilim insanları bu kurdeleleri ve gönüllülerin farklı renkleri baz olarak saydığı rakamları birleştirerek, kuşların göç yolunu tahmin eder.

 

Gönüllülerin, kuşları yanlış saymasına sebebiyet verebilecek bir faktörü belirleyin ve bu faktörün kuşların sayımını nasıl olumsuz etkileyeceğini açıklayın.”

 

 

Bu da eleştirel düşünmeyi ölçen bir soru. Bizde bu şekilde bir sınav hazırlayabiliriz.

 

EĞİTİM SÜREÇLERİ DEĞİŞİR

 

Böyle bir sınav sistemini uygularsak, hem gerçek hayat başarısını daha iyi tahmin edebiliriz hem de okullarda eleştirel düşünme otomatikman oturmaya başlar.

 

Öğretmenler derslerini bilgi odaklıdan uzaklaştırıp, eleştirel düşünmeyi öğretmeye başlar. Çünkü başarıları bununla ölçülecek.

 

Peki, bu sistem şu anki TEOG gibi sınav kaygısı yaratmaz mı?

 

SINAV KAYGISI

 

Hayır yaratmaz ya da çok az yaratır.

 

Yukarıdaki soruları doğru yanıtlayabilmek için çok az hazırlığa ihtiyaç var.

 

Dersleri eleştirel düşünmeyle işleyen öğrenci sınava her zaman hazırdır.

 

ÖĞRENCİLERİN GENEL KAPASİTESİ

 

Peki, her öğrenci bu tür soruları yanıtlayabilir mi?

 

Hayır. Ama gerek de yok.

 

Dün yazdığım gibi yeteneğe dayalı bir eğitim sistem olursa, atletik yeteneği olan bir öğrenciyi ben bu sınava sokmam bile. O kendi yeteneğe göre yetenek sınavıyla spor okullarına girer.

 

Zaten sınav, eğitim sisteminden bağımsız düşünülemez. Sistemin tüm çarkları aynı anda değiştirilmelidir.

 

SINAV DEĞİL, ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

Kısacası, ölçme ve değerlendirmesi olmayan bir eğitim sistemi asla olmaz. Ama bu ölçme TEOG sınavı ile olmamalı.

 

Onun yerine eleştirel düşünmeyi ölçen bir sınav olmalı. Bu sınav son sınıfta da yapılabilir, üç yıla da yayılabilir. Bunun artık çok da önemi yok.

 

Böyle olursa, hem okullar bu sınav için eleştirel düşünmeyi öğretmeye başlar hem de üniversite ve 21. yüzyılda gerçekten başarılı olacak bireyleri doğru seçeriz.

 

NOT: Aslında eğitimin amacı özgürleştirmek (kancalarından ve yaralarından kurtulmuş kendini tanıyan birey) ve iyi bir vatandaş yetiştirmek olmalıdır. Aslında eğitim sistemi bunu da ölçmelidir ama var olan gündemde durumu sadece akademik açıdan değerlendirdim.

 

https://www.instagram.com/dr.ozgurbolat/

 

X