"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

“Ben dili” çocuklara nasıl zarar verir?

İki hafta önce Instagram hesabımda anne-baba eğitimi başlattım.

“Ben dili” ile ilgili paylaşımıma çok soru gelince, köşemde tekrar irdelemeye karar verdim.

ESKİDEN “BEN DİLİ” İYİ MİYDİ?

Çoğu okur soruyor: eskiden “ben dili” kullanın derlerdi. Şimdi kullanmayın diyorlar. Hangisine inanacağız?

Aslında böyle bir şey yok. Eskiden “ben dili” kötü diyenler, hala kötü diyor. İyi diyenler, hala iyi diyor.

İyi diyenler, genelde davranışçı kuramdan besleniyor; kötü diyenler ise bilişsel kuramdan. Ben ikinci gruptayım.

Hangisine inanacağınıza, okumalarınıza ve deneyimlerinize göre siz kendiniz karar verin.

“Ben dili” iki açıdan çocuklara zarar veriyor.

BENİM DUYGUM DEĞERSİZ

Baba diyor ki “Ödevini yap. Bak kızacağım.”

Anne diyor ki “Yemeğini ye. Bak üzülüyorum.”

Çocuk da “Hmm! Olayın benle ilgisi yok. Durum annemle ve babamla ilgili.” diyor.

Aile, “Senin duyguların önemli değil, benim duygularım önemli.” mesajını veriyor.

Kendi duyguları etrafında, çocuk yetiştiriyor.

Zamanla çocukta değersizlik duygusu oluşuyor. Kendisi için değil, annesini ve babasını üzmemek ya da kızdırmamak için yaşamaya başlıyor. Bireyliği hapsoluyor.

ÇOCUĞU KONTROL ETME

Bir seminerde anne anlattı. Lisede okuyan çocuğuna “Gece geç geliyorsun. Endişeleniyorum.” demiş.

Çocuk da “Anne sen de her şeye endişeleniyorsun. Sen endişeleniyorsun diye ben arkadaşlarımla rahat vakit geçiremiyorum.” demiş.

Anne o an, kendi duygusu için çocuğunun duygusunu yok saydığını fark etmiş.

Başka bir anne, “Hadi ödevini yap, öğretmen mutlu olsun.” demiş. Çocuk da “Ya anne öğretmeni mutlu etmek benim görevim mi?” demiş.

(“Ben dili” empatiyi de geliştirmez. Onu daha önce yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz. http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ozgur-bolat_313/ben-dili-empati-kurmayi-ogretir-mi_26551384)

DUYGULAR BAŞKASINA BAĞLI

“Ben dili” aynı zamanda duyguların başkasına bağlı olduğu mesajını da veriyor.

Çocuğun davranışından dolayı anne üzülüyorsa, çocuk da üzüldüğünde üzüntüsünden başkasını sorumlu tutuyor.

Duygularının sorumluluğunu almıyor. Hissettiği her olumsuz duyguda bir suçlu arıyor.

İleride de “Beni mutlu edecek birisiyle evlenmek istiyorum.” diyor. Sanki mutluluğu başkasına bağlıymış gibi.

NE YAPILMALI?

Yapılması gereken en önemli davranış, “benim duygum bana bağlı” mesajını vermek.

Zaten her insanın duygusu kendi davranışlarına bağlıdır.

Örneğin, kız arkadaşı aramayınca, erkek üzülüyorsa; bunun nedeni kızın davranışı değil, erkeğin ilgiye ihtiyaç duymasıdır.

Erkek, “Aramadığın için üzülüyorum.” derse, kız savunmaya geçer. Çünkü suçlama vardır.

BENİM DAVRANIŞIM BANA BAĞLI

Ancak erkek, kendi davranışına bağlı duygusunu söylerse, kız savunmaya geçmez ve yardımcı olur.

“Sana kızdım ama aslında üzülmemin sebebi sen değilsin. Ben ilgisiz büyüdüğüm için seni sıkıyor olabilirim.”

Gerçek “ben dili” budur: benim duygum, benim davranışıma bağlı mesajı.

Bu durumda kız tepki göstermez. Anlamaya çalışır.

İKİ TÜRLÜ BEN DİLİ

Aslında ben dilini ikiye ayırmak gerekir: sen-odaklı “ben dili” ve ben-odaklı “ben dili”.

“Ben dili” denince, hep birincisi anlaşılır ve zararlı olan budur. Asıl yapılması gereken ikincisidir.

Birinci anlamda kullanılan “ben dili” değersizlik duygusu yaratır ve kişiyi diğer insanlara bağımlı kılar. İnsanlar kendi duygularına sorumlu aramaya başlar.

ÇOCUKLARLA İLETİŞİM

Tabii şunu da unutmamak gerekir. Aileler yetişkinlerle kullandığı ben-odaklı “ben dilini” çocuklarla kullanmamayı seçebilir.

Bu durumda çocuklara “ben dili” yerine söylenebilecek başka söylemler var.

Onları da detaylı bir şekilde haftaya yazacağım.

NOT: Anne-baba eğitimine katılmak istiyorsanız, instagram’da ozgurbolat_tr hesabını takip edin lütfen.

X