"Oya Armutçu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Oya Armutçu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Oya Armutçu

Kızınız yeni eşinizin soyadını alabilir mi

İkinci kez evlenen anne B.K., küçük kızına kendi soyadını değil, kızının çok sevdiği ve ‘baba’ dediği yeni eşinin soyadını vermek istiyor. “Ne yapabilirim” diye soruyor. Uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, ‘velayet hakkı’na dayanarak aile mahkemesinin kapısını çalmak tek seçeneği. Açacağı bu dava da tartışma yaratacağa ve bir ilk olacağa benziyor. 

BOŞANMIŞ anneler isterlerse artık ‘velayet hakkı’na dayanarak dava açıp çocuklarına kendi soyadlarını verebiliyorlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi geçen yıl Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ‘ihlal’ kararına uyarak, “Boşanmış anne çocuğuna kendi soyadını verebilir” dedi ve bu kararla tartışma noktalandı.

Yargıtay’ın bu kararı (09.04.2018, Esas, 2018/1306, Karar 2018/4719) ışığında, boşanmış anneler, aile mahkemesine dava açarak velayetleri altındaki çocuklarına kendi soyadlarının verilmesini talep edebiliyorlar. Mahkemeler de artık bu talepleri kabul yönünde karar veriyorlar.

Kızınız yeni eşinizin soyadını alabilir mi

KIZIM ‘BABA’ DİYOR

Okurum B.K.,’nın durumu ise çok farklı. İkinci kez evlenen anne B.K., küçük kızına kendi soyadını değil, çok sevdiği ve “baba” dediği yeni eşinin soyadını vermek istiyor. Ne yapabilirim diye soruyor. Önce B.K.’nın o sorusu:

“8 yaşında bir kızım var. Kızım bir yaşındayken biyolojik babasından ayrıldım. Geçen yıl yeni bir evlilik yaptım. Kızım biyolojik babasıyla hiç görüşmüyor ve nafaka da almıyoruz. Karşı tarafın nerede olduğunu, hayatta olup olmadığını da bilmiyoruz. Kızım evlendiğim kişiyle çok iyi anlaşıyor ve kendisine ‘baba’ diye hitap ediyor. 

FARKLI OLMASINDAN RAHATSIZ

Soyisminin bizden farklı olmasından rahatsızlık duyuyor. Resmi işlemlerde de bazen sıkıntı yaşayabiliyoruz. Şimdi soy ismini kendi isteği ile de değiştirip, evlendiğim kişinin soy ismini almak istiyoruz, ne yapabiliriz?”

ADRES AİLE MAHKEMESİ

B.K’nın, uluslararası çocuk haklarını koruyan sözleşmeler çerçevesinde, “velayet hakkına” dayanarak, aile mahkemesinin kapısını soyadı değişikliği talebiyle çalmak tek seçeneği. Açacağı bu dava da tartışma yaratacağa ve bir ilk olacağa benziyor. 15 yılı aile mahkemesinde olmak üzere 29 yıl hâkimlik yapan Mustafa Karadağ’a B.K’nın, olası davasının hukuki çerçevesini sordum. Karadağ bakın şöyle yanıtladı:

ÖRNEĞİ YOK 

“Yanılmıyorsam boşanan annenin çocuğuna kendi soyadını vermesine ilişkin ilk kararı ben vermiştim. Anne B.K., eğer kızına evlenmeden önceki soyadını veya bekârlık soyadını vermek isteseydi, hiç sorun olmazdı. Evlenmeden önce kullandığı soyadını dava açarak verebilirdi. Türk hukukunda artık bu uygulama yerleşti. Boşanan anne dava açıp önceki soyadını çocuğuna verebiliyor. Ancak burada farklı bir durum söz konusu. Anne boşanmış ama ikinci kez evlenmiş. Evlendiği eşinin soyadını, kızına da vermek istiyor. Ben uygulamada böyle bir örnek dava hatırlamıyorum.

TARTIŞILIR

Bu konu tartışılır. Çünkü bu tür hakların kullanımı sürekli olarak sözleşmelerle sağlanıyor. Önce iç hukukta tartışılıyor ‘Olmaz’ deniyor. Sonra uluslararası sözleşmeler çerçevesinde bu hak kullanılabiliyor. Bu bağlamda B.K da velayet hakkına dayalı olarak, kızının ‘biyolojik babasının ortada olmadığını, hiç görüşmediklerini, kızının yeni eşini baba olarak gördüğünü ve çocuğun üstün yararı bulunduğunu’ gerekçe göstererek, soyadı değişikliği talebiyle bulunduğu yerdeki aile mahkemesinde dava açabilir. Soyadını verme hakkı velayet hakkı ile ilgili olduğundan bence çocuğun, şu an annesiyle evli olan ve ‘baba’ dediği kişinin soyadını almasında bir engel yok. Sonuçta sadece soyadı değişiyor, çocuğun soybağına ilişkin durum değişmiyor.

YA İKİNCİ KEZ BOŞANIRSA

Burada şöyle de bir durum var. Birinci eşten boşanılabildiği gibi ikinci eşten de boşanılabilir. O zaman küçük kızın soyadı yeniden mi değişecek?. Üçüncü bir soyadını mı alacak? Bu ileride sorun olabilir. Annenin tüm bunları değerlendirmesi gerekir. B.K.’nın dava açtığı mahkeme, tüm delilleri toplayıp artık idrak çağında olduğu için küçük kızın da isteğini sorup bir karar verecektir. Mahkemenin vereceği bu karar da örnek niteliği taşır.”

X