"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Yarın bayram!

Herkes kendine göre bir tatil planı yaptı. Bu planı kimileri kısa tuttu, kimileri uzattı. Uzatanlar için bazı tavsiyelerimiz var...

Öneri 1

Paslanmadan dinlen!

Yaz, biraz da tatile çıkıp “dinlenme zamanı” anlamına gelir. Ama küçük bir ayrıntı var: Dinlenmeyi uzatıp dozunu ve ayarını kaçırmak “paslanma” anlamına da gelebiliyor. Yaşınız, işiniz, cinsiniz ne olursa olsun bu
güzel, güneşli ve aydınlık günleri bir “hareket zamanı” haline getirmenin de yolunu bulun. Yoğun güneş altında değil ama her fırsatta yürüyün.

Öneri 2:

Gerilmeden gerin!

Germe egzersizleri çok ihmal ettiğimiz aktivitelerdir. Oysa “tendonlara daha çok elastikiyet, kıvam ve güç kazandırmada, dengeyi sağlamlaştırıp kasları sıkılaştırmada, zihni ve algıyı farklılaştırmada ama en çok da “sakatlanma riski”ni azaltmada en etkili egzersiz hangisidir?” sorusunun en doğru yanıtı “germe” egzersizleridir. Tavsiye edileni ise “statik germe” çalışmalarıdır. Hedefi ise “bir duruş oluşturmak ve sonra beden ağırlığını kullanarak dokuları germek”tir. Dikkat edilmesi gereken “germe” işinin “dikkatli” yapılması, “kademe kademe” artırılmasıdır. Kas, tendon ve bağlarınızda hafif bir “çekme-zorlanma” hissetmeli ama bu çekmenin
“acı oluşturması”na da izin vermemelisiniz. “Acı yoksa fayda yoktur” palavrasına inanmayın!

JETLAG YAŞAMAYIN

Araç beni tutmasın diyorsanız

? Gemi yolculuğu yapıyorsanız, teknenin orta kısmında, suya yakın kamara tutun.

? Uçak yolculuklarında, kanatlardan birinin ön kenarında yer almaya çalışın. Uçağa bindiğiniz gibi hemen havalandırmayı yüzünüze gelecek şekilde yönlendirip kuvvetlice açın.

? Trende cam kenarında ve yolculuk yönünde olacak şekilde oturun.

? Arabayı ya siz kullanın ya da ön koltukta oturun.

? Eğer başınızda ağırlık hissi ve mide bulantısı hissetmeye başlarsanız hemen ufuk noktasına ya da uzaktaki sabit bir cisme odaklanın. Başınızı koltuk arkalığına yaslayın ve hareket ettirmeyin. Uzanın ve uyumaya çalışın. Bol bol temiz hava soluyun. Sigara içmeyin ya da içenlere yakın oturmayın. Baharatlı gıdalardan ve alkolden uzak durun. Çok yemeyin. Okumayın. Dimenhydrinate içeren bir ilaçtan yararlanabilirsiniz. Bu tür ilaçların en
önemli yan etkisi uyku vermesidir. Taşıt tutması, hareket durunca hızla kaybolur. Ne kadar çok yolculuk ederseniz o kadar hızla alışırsınız.

Tek sorun kilo mu? Çoğumuz için konu beslenme ise duyduğumuz ilk (belki de tek) kaygı kilo oluyor. Oysa beslenme, hayatı derinden etkiliyor. 10 yıl sonraki karaciğer yağlanmasının, 20 yıl sonraki diyabetin, 30 yıl sonraki hipertansiyonun, 50 yaşına varmadan takılacak stendin, geçirilecek by-pass operasyonunun geri planında, 10-25 yaş arasında edinilen temel beslenme alışkanlıkları ve sonrasında sürdürülen gıda/yiyecek-içecek seçimleri yatıyor. Kalp, beyin, eklem hastalıkları ve kanserlerin çoğunun ardında yanlış besin seçimleri yani kötü beslenme gizleniyor. Daha uzun yaşamak ve kronik hastalıklardan uzak durmak istiyorsak “daha az kaloriden alabileceğimiz en fazla, en değerli besini almamız” gerekiyor. Bu da besleyici değeri yüksek, kalorisi düşük, doğal ve tam gıda
tüketmekle başarılabilecek bir iş...

Hangi bilgi?

BİR TAVSİYE

Toplumumuz sağlık konusunda hassas. Ciddi bir bilgi açlığı ve açığının olduğu da kesin. Bu durum özellikle konu “beslenme” oldu mu çok açık ve net. Ne var ki “basit ve güvenilir” beslenme önerileri bulmak çok zor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkes bir şey
söylüyor. Eski bir reklamda kamyon sürücüsünün söylediği gibi “Ağzı olan konuşuyor!” Bunun nedeni yalnızca “şoför bilgisi” konusu da değil. Basın da toplum da yeni, heyecan verici, farklı şeyler duymak istiyor. İstek olunca da “arz” kendini gösteriyor. Netice
ne? Aynı besinlerin, bir gün faydalı, ertesi gün zararlı olduğu açıklanıyor. Kafalar karışıyor. Bana sorarsanız burada -özellikle beslenme ve ilaç tavsiyelerinde o bildik kuralı uygulayın:

Bir bilgi veya önerinin ilk veya son müşterisi siz olmayın!

Jetlag yaşamayın BİR UYARI

Araç beni tutmasın diyorsanız

Uzun uçak yolculuklarında olağan uyku-uyanıklık ritminiz bozulabilir. Beden saatiniz sizi gece uyandırıp gün ortasında mahmurlaştırabilir. Ayrıca, bitkinlik, baş ağrısı, kas ağrıları, yorgunluk, kabızlık ya da ishal gibi yakınmalar da olabilir. Jetlag denilen bu belirtiler, kaygı durumu, yetersiz uyku, yetersiz nem oranı ve uçağın hava boşluklarına sık düşmesi ile şiddetlenebilir.

Ne yapmalı?

? Yola çıkışınızı bir gün öncesini dinlenerek geçireceğiniz rahatlıkta planlayın.

? Varacağınız yerdeki saat dilimine uyacak şekilde, kademeli olarak uyku düzeninizi ayarlamaya çalışın.

? Yolculuk için rahat giysiler seçin.

? Yolculuk boyunca bol bol su için.

? Varışınızdan hemen sonraki bir, iki gün için çok hareketli bir sosyal aktivite ya da gezi planlamayın.

? Saatinizi hemen yerel zamana ayarlayın ve bir an önce uyum sağlayın.

? Yolculuk sırasında uyku ilacı almaktan kaçının.

DR. Evren Altınel

X