"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

“Tükendim, tükendim, tükendim artık...” diyorsanız

Rahmetli Kayahan’ın o çok sevilen şarkısındaki bu dize, günümüzün en sık karşılaşılan sağlık yakınmalarından birinin de tarifi gibi. O yakınmanın tıbbi adı “Tükenmişlik Sendromu”... Peki nedir bu sorunun aslı? Kaynağı nedir bu “bitmişlik” durumunun?

Sanılanın aksine bu derin ve iflah olmaz yorgunluğun sebebi, sabahtan akşama “kol gücü ile çalışmak” yani “balta ile odun kesmek” ya da “çapa ile tarlada ter dökmek” değildir. Sorunun kökleri çok daha derinlerde bir yerde, beyindedir.
Yorgun düşen, üzerindeki yükü kaldıramayan beyniniz size “Biraz dur, bir nefeslen, azıcık ara ver de kendime geleyim!” demektedir. Peki çaresi yok mudur? Merak ediyorsanız eğer buyurun...
Not: Yazının hazırlanmasında ve planlanmasında Türkiye Psychologies dergisinden istifade ettim. Dergi mükemmel. Yayıncılarını ve yazarlarını kutluyorum. Sağlık sorunlarımızın çoğunun salt beden odaklı kalınarak çözülemeyeceğini sık sık dile getiren bir hekim olarak da tüm okurlara tavsiye ediyorum.


AKLINIZDA OLSUN

TÜKENMiŞLiĞiN 10 iŞARETi

* Uyanır uyanmaz hissedilen derin halsizlik duygusu
* Konsantrasyon güçlüğü
* Unutkanlık veya dalgınlık
* Enerji azlığı, isteksizlik, keyifsizlik
* Cinsel güçsüzlük
* Gezici kas ve eklem ağrıları
* Baş dönmeleri ve/veya kulak çınlamaları
* El ve ayak uyuşmaları, yanma ve karıncalanmaları
* Çarpıntı atakları
* Ani tepki halleri, derin ve ölçüsüz bir kaygı hali, kötümserlik durumu

NE YAPMALI?

TÜKENMiŞLERE iLK 8 TAVSiYE

* Bir ruh sağlığı hekiminden yardım isteyin
* İşinize bir süre ara verip dinlenin, mümkünse kısa bir tatili deneyin
* “Bu mümkün değil” diyorsanız işlerinizi olabildiğince hafifletin
* Egzersize yönelin
* Desteklerden istifade edin (SAME, passion flower, valeria)
* Uykunuzu düzenleyin
* Böbreküstü ve tiroit bezlerinizi kontrol ettirin
* Ağır metal zehirlenmesi yönünden denetimden geçin


KÖTÜ HABER

SiGARADAN ÖLÜMDE DÜNYA iKiNCiSiYiZ

Sigarayla savaşta son 10 yılda önemli mesafeler kat ettik. En başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu savaşa titizlikle destek oluyor. Nerede sigara içen birini görse “bırakmasını” telkin ediyor. Sağlığımız açısından çok mühim bir destek bu.
Sağlık bakanlığımızın da ciddi bir mücadele içinde olduğundan hiç şüphe yok. Keza Yeşilay’ı da kutlamamız lazım. Ama yine de önümüzde çok uzun bir yolun olduğu kesin. Çünkü yeni istatistiksel rakamlara bakılırsa; tütün ürünlerine yani sigaraya bağlı ölümlerde Kuzey Kore’nin hemen ardından ikinci sıraya yerleşmiş durumdayız.
Erkeklerimizin neredeyse üçte biri “tütün kaynaklı hastalıklar” sonucu hayata veda ediyor. Sigara sadece erkekleri ilgilendiren bir sağlık zararlısı da değil. Kadınları ve çocukları da etkiliyor.
Sigara ile ilişkili başka can sıkıcı veriler de var maalesef. Ülkemizde her yıl 80 binden fazla insanımız sigaranın yol açtığı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Gençlerimiz, hatta çocuklarımız arasında sigara kullananların sayısı her geçen gün müthiş bir hızla artıyor.
Bu nedenle sağlık bakanlığının başarıyla yürüttüğü “Sigara ile mücadele” kampanyasını sadece biz doktorların değil, aklı, gücü ve kuvveti yeten herkesin desteklemesi lazım.
Not: Rakamlar Medikal Akademi internet sitesinden alınmıştır.


BİR ÖNERİ

İFTAR-SAHUR ARASI KISA BİR YÜRÜYÜŞ

Oruç tutarken de “önce sağlık” kuralını devam ettirmek zorundayız. Çünkü bu özel ayda dini görevlerimizi yerine getirirken öncelikle sağlığa ihtiyacımız var.
Ayrıca ramazan ayının sağlıkla ilişkisi yalnızca “İftarda ve sahurda neler yenilip içilecek?” konusu ile de sınırlı değil. Bu ay da aktiviteyi ve egzersizi hayatımızın bir parçası olarak sürdürmek zorundayız.
Oruçluyken yürümenizi tavsiye etmem. Bana göre ne uygun zaman aralığı iftar-teravih arasındaki zaman dilimidir. Bu aralıkta yapacağınız kısa ve orta tempolu yürüyüşlerle egzersiz ihtiyacınızı rahatlıkla karşılayabilirsiniz.


BİR UYARI

VÜCUT GELiŞTiRME HAPLARI HASTALIK SAÇIYOR

Vücut geliştirmek, kaslı ve yapılı olmak, hatta biraz daha ötesi “karın kasları baklavalı” biri haline gelmek, genç erkekler arasında hızla yayılan akımlardan. Ben burada biraz da televizyon dizilerinin rolü var diye düşünüyorum.
Bu yönde eğilimi olanların yaptıkları hatalar yalnızca aktivite seçimleri, yoğunlukları ve rejimleri ile sınırlı kalmıyor; kas yaptığı, enerji artırdığı, yağ yakımını hızlandırdığı iddialarıyla satılan tehlikeli ürünler de kullanılıyor.
Üzülerek belirteyim, bunları sadece internette değil bazı eczanelerde bulmanız bile mümkün ve ne yazık ki bu ürünlerin çoğu tehlike saçıyor. Bunların bir kısmını da spor merkezlerinde çalışan hocalar tavsiye ediyor ki bu çok daha mühim bir yanlış ve tehlike.
Aynı merkezlerde “iğne ile yağ yakmak” gibi çok daha tehlikeli bir oyun sergileniyor.
Netice şu: Bu ürünlerin kiminde gizlenmiş hormon yükleri, kiminde saklanmış enerji verici maddeler var. Özellikle internetten satılan ürünler ve spor salonlarında pazarlananlar konusuna sağlık bakanlığının sıkı bir denetim getirmesi şart. Bu ürünlerin hormonal dengeyi bozduğu, karaciğer ve böbrek hasarı oluşturduğu yani fayda yerine zarar verdiği tekrar tekrar topluma anlatılmalı.

 

 

 

X