"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Neden fit olmalıyız?

Egzersizin, özellikle “aerobik” egzersizlerin (yani “kardiyo” çalışmalarının) bedene biyolojik, ruha duygusal pek çok fayda ve desteği var. Üstelik bu faydaların çoğu bilimsel olarak da net ve açık olarak gösterilmiş. Detaylar için buyurun...

Fit, zinde ve formda biri olmak hepimizin ortak ve vazgeçilmez arzularından biri. Bunun ilk şartı da GİNSENG’li vitaminler filan değil. Başarının sırrı düzenli egzersiz alışkanlığı edinmek, özellikle tempolu yürüyüşlerden asla vazgeçmemekte.
Düzenli egzersiz alışkanlığı sadece dış görünüşümüzü iyileştirmemiz, zinde, ince, çevik biri gibi görünmemiz anlamına da gelmiyor. Egzersizin özellikle “aerobik” egzersizlerin (yani “kardiyo” çalışmalarının) bedene biyolojik, ruha duygusal pek çok fayda ve desteği var.
Üstelik bu faydaların çoğu bilimsel olarak da net ve açık olarak gösterilmiş: Egzersiz yapanlarda obezite riski düşüyor. Kalp krizi, felç geçirme ihtimali neredeyse sıfırlanıyor. Daha önceden kalp krizi geçirmiş olmanız ya da kalp damarlarınızı belirli ölçüde plaklarla doldurmuş olmanız halinde ise yine aerobik egzersizler sayesinde hastalığınızın gelişine dur demeniz de mümkün olabiliyor.
Düzenli aerobik egzersiz yapanlarda şekere, hipertansiyona, bağışıklık yetmezliğine, uyku sorunlarına, kemik erimesine, kanserlere de seyrek rastlanıyor. Kısacası kardiyo egzersizleri, yani aerobik çalışmalarla “fit biri” olmanız size sayısız sağlık avantajları da sağlıyor. “Peki, nedir fit olmanın ölçüsü?” diyorsanız buyurun...

Kırmızı ete alternatif demir kaynakları

k Yumurta sarısı
k Karaciğer, dalak ve diğer sakatat
k Bakliyat grubu (fasulye, mercimek...)
k Balık (siyah etliler)
k Tavuk (siyah etli bölümler)
k Çekirdekler (kabak, ayçiçeği)
k Kuruyemişler (badem, fındık, ceviz, antep fıstığı)
k Yeşil yapraklılar

Ne zaman fit birisiniz?

Fitness çalışmalarının farklı çeşitleri var. En yaygın olanı tempolu yürüme. Benim de ilk tavsiyem bu zaten. Koşu, yüzme, bisiklete binme, golf oynama ve benzeri de işe yarıyor.
Bunların hepsi bedenimizin oksijeni yakıt olarak kullanarak egzersiz yapabilme, bunu olabildiğince de uzun sürdürebilme kapasitesini artırıyor.
Diğer taraftan egzersiz yoğunluğunuzu ve sürenizi yavaş yavaş artırdığınız takdirde nefes nefese kalmadan, yorulmadan, ertesi gün ağrılardan, sızılardan yakınmadan egzersiz kapasitenizi sürekli artırabiliyorsunuz.
Kısacası düzenli ve planlı olarak yoğunluğu artırılan kardiyo çalışmaları, sürekli bir kapasite artışı anlamına da geliyor.
Mesela 10 kilometreyi 90 dakikada yürürken 60 hatta 40-50 dakikada yürüyebilen ve neticede yorulmayan biri olabiliyorsunuz. İşte o zaman fit biri sayılıyorsunuz.
Bu gibi kapasite artışlarının bazı bilimsel ölçüleri ve bu ölçülerin yapıldığı alet edevatlarını yapıldığı laboratuvarlar bile var.
Bütün mesele şu: Eğer yorulmadan, tık nefes hale gelmeden, ağrıdan sızıdan yakınmadan ne kadar uzun süreli ve ne kadar yoğun egzersiz yapabiliyorsanız o kadar fit biri haline gelirsiniz.
Bu da size daha sağlam ve sağlıklı bir geleceği garanti eder.

Daha keyifli bir uyku mu istiyorsunuz?

k Akşam erken ve hafif yiyip yatağa boş mide ile girin.
k Akşam yemeğinizde “nişastalı” menüleri tercih edin: Makarna, kuskus...
k Baharata akşamları çok yüklenmeyin.
k Tatlı keyfiniz için en fazla 1 parça (25 gr) bitter çikolata ile yetinin.
k Kafeinli içeceklerden uzak durun (çay, kahve).
k Kafeinli
ve uyarıcı
içerikli ilaçları içmeyin (Ağrı kesiciler).
k Süt veya süt ürünlerini deneyin.
k Gaz yapan gıdalara dikkat edin.
k Akşam yemeklerinizin yağ miktarını azaltın.
k Akşam saatlerinde suyu abartmayın.

Balığı abartmayın

Çevremizi inanılmaz bir hızla kirletiyoruz. Bu kirlenmeden akarsu ve denizlerimiz, neticede de o nehir ve denizlerdeki balıklarımız da nasibini alıyor.
Bu tehlike özellikle yağlı, yaşlı ve iri balıklarda daha fazla cıva birikmesi anlamına geliyor.
Bu nedenle balık tüketimini de abartmayıp ölçülü tutmak, haftada 4 defa dört porsiyondan (120-140 gr) fazla balık yememekte fayda var. Evet, balık mutluluk ve fikir gıdası ama bazen cıva birikimine de yol açabiliyor. Cıva intoksikasyonu mühim bir sağlık tehdidi.
Cıvadan en çok mitokondrilerimiz etkileniyor. Zehirlenen mitokondride enerji üretimi aksıyor. Zaten bu nedenle de cıva birikiminin ilk belirtisi yorgunluk oluyor.

“Üçü bir arada”lar sağlıklı değil, riskli!

k Kafein kalsiyum alımını engeller. Bu nedenle yemeklerde “kahve” pek tavsiye edilmez.
k Fosfor kalsiyum emilimini azaltır. Bu bize sütteki kalsiyumdan bedenin yeteri kadar yararlanamayabileceğini anlatır.
Netice olarak kafein, şeker ve sütü (daha doğrusu süt tozunu) bir arada sunan “üçü bir arada” karışımların sağlık faydaları kuşkulu, zararları kesindir. Çocuklarınızı ve gençleri bunlardan uzak tutun. Bunların dikkati keskinleştirdiği de doğru değildir.

Gözünüzün dostları hangileri?

k Daha çok karetenoid
- Lütein için; ıspanak, karalahana, pazı, sarı biber
- Zeaksantin için; mısır, marul, turuncu biber, yumurta
k Daha fazla antioksidan
- C vitamini için; sebze ve meyveler.
- E vitamini için; buğday rüşeymi, kabak ve ayçiçeği çekirdeği
- Selenyum için; deniz ürünleri, kuruyemişler, bakliyat

Sağlıklı saçlar için

◊ Daha çok demir: Kırmızı et, yumurta, bakliyat, yeşil sebzeler
◊ Daha fazla çinko: Kuruyemişler, bakliyat, deniz ürünleri
◊ Daha fazla omega-3: Yağlı balıklar, ceviz, keten tohumu, semizotu
◊ Daha çok D vitamini: Güneş, süt ürünleri, balık
◊ Daha fazla protein: Hayvansal ürünler, bakliyat
◊ Daha az tanenli içecek: Çay, kahve
◊ Daha az fitat: Kepekli besinler
◊ Daha az oksalat: Ravent, çikolata, ıspanak

X