"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Mükemmel diyet var mı?

“Herkes için iyi, herkese uygun tek bir diyet” yoktur. Her birey için ağırlık kaybı sağlayabilen diyet koordinasyonu, kalori miktarları, aktivite biçimi ve yoğunluğu farklıdır.

Önce önemli bir konunun altını çizelim: Bizde “diyet” dendi mi zayıflamak, diyetisyenden söz edildi mi diyet listesi hazırlayan uzmanlar akla geliyor. Gerçekte durum tamamen farklı.
Diyet, “doğru ve sağlıklı beslenmek”, eğer bir sağlık sorununuz varsa beslenme modelinizi buna göre planlamak, genetik bir riskiniz söz konusuysa beslenme tarzınızda bu riski frenleyecek değişiklikler yapmak demektir. Diyetisyenlerimiz ise size bu konularda “beslenme” danışmanlığı yapan sağlık uzmanlarıdır.
Kısacası ne diyetisyenler zayıflama uzmanları, ne de diyet listeleri sadece zayıflama için hazırlanmış mönü formülleridir.
Diyet uzmanlarının en önemli özellikleri, işlerini yaparken -yani size beslenme önerilerinde bulunurken- yalnızca kitaba bağlı kalmamaları, beslenme tavsiyelerini oluştururken yaşınızı, cinsinizi, sosyal durumunuzu, yaşam tarzınızı, ekonomik imkânlarınızı, ağız tadınızı, beslenme alışkanlıklarınızı, kültürünüzü, en önemlisi de sağlık durumunuzu hatta genetik risklerinizi dikkate alarak tavsiyelerde bulunmalarıdır. Zaten bu nedenle bilinçli hiçbir diyetisyen, bir doktorla konuşmadan onun fikrini almadan diyet listesi hazırlamaz.
HERKES FARKLIDIR!
Bu noktadan yola çıktığınızda belirleyici cümle şudur: HERKES FARKLIDIR!
Herkesin sadece cinsi, yaşı, boyu, posu, kaşı, gözü değil kas kemik yapısı, su elektrolit dengesi, yağ oranı, metabolik yapılanması da, hastalık ve sağlık durumunda genetik riskleri de farklıdır.
Ve sadece bunlar bile herkes için standart bir beslenme tavsiyesinin asla söz konusu olamayacağını, tek ortak beslenme önerisinin ise “yeterli, dengeli ve çeşitli beslenmek” cümlesi içine sıkışıp kalacağını ifade etmektedir.
Bu ifadenin anlamı da şudur: “Herkes için iyi, herkese uygun tek bir diyet” yoktur. “En başarılı diyetler” gibi bir sınıflama da hiçbir anlam ifade etmez. Her birey için ağırlık kaybı sağlayabilen diyet koordinasyonu, kalori miktarları, aktivite biçimi ve yoğunluğu farklı olacaktır. Akıl ve bilim de zaten bunu gerektirir.
Ayrıca kilo sorunu söz konusu olduğunda ağırlık tek başına anlamı olan bir sağlık kriteri de değildir. Ön planda olan, fazlalaşan veya artan yağ dokusunun yarattığı sorunlardır ve bu sorunların belirleyicileri, artan yağ dokusu miktarı, yağların dağılımı ve birikme yerleri, nasıl kazanıldıkları ve bu süreçte ya da öncesinde sizin sağlık durumunuzun ne olduğudur.
Kısacası sorun fazla kilolar ya da kilo vermek ya da diyet yapmak olduğunda durum öyle zannedildiği kadar net, açık ve basit değildir.

BANA GÖRE

Kilo sorunu olan ne yapmalı?

Eğer kilo sorununuz olduğunu düşünüyorsanız, her şeyden önce “Benim gerçekten kilo vermem gerekiyor mu?”, “Bunu ne hızda ve nasıl yapmalıyım?”, “Kilo almama yol açan herhangi bir sağlık sorunu var mı?”, “Genel sağlık durumum nasıl?”, “Bana en uygun beslenme modeli -yağ/protein/karbonhidrat oranı- hangisi?”, “Diyet yaparken alabileceğim en düşük kalori miktarı ne olmalı?”, “Aktivite düzeyim nasıl ayarlanacak?”, “Uygulayacağım diyet sağlığımla ilgili başka sorunlar yaratabilir mi?”, “Motivasyonum yeterli mi?”, “Diyet süresince sağlığımı nasıl izleyeceğim?”, “Sağlıklı kilo aralığına ulaştığımda yeniden kilo almamak için yapmam gereken şeyler var mı?” gibi sorulara tek tek yanıt aramalısınız.
Yoksa siz de bir diyet gazisi olabilir, sağlığınızla ilgili ciddi sorunlar yaşayabilir, en azından verdiklerinizi fazlasıyla geriye alıp ciddi bir moral kaybı hali yaşayabilirsiniz.

NOT

Kas dokusu neden önemli? (42-24579857
)
Beslenmek, bir anlamda arabanıza yakıt almak gibidir. Kalbiniz o arabanın motoru, damarlarınız ise yakıtı taşıyan borulardır. Akciğerlerinizi de karbüratörler gibi düşünebilirsiniz.
Yakıtla oksijeni karıştırıp hücrelerde yanmasını yani enerji üretimini garanti altına alan oksijen temin edici organınız akciğerlerinizdir. Arabanızın (bedeninizin) siz sadece hareket halindeyken değil, dinlenirken de enerji tükettiğini unutmayın.
Oturup televizyon seyreder, hatta uyurken de kalbiniz, sindirim sisteminiz ve akciğerleriniz çalışmaya devam ediyor. Bunun için de yakıt ve oksijen harcıyor.
Tabiî ki hareket ettiğiniz zaman daha fazla yakıt tüketirsiniz. Hareket sıklığınız ve yoğunluğunuz arttıkça yakıt tüketiminiz artar.
İstirahat halinde ya da aktivite yaparken ne kadar yakıt tüketeceğinizi belirleyen temel faktör kas dokunuzun miktarıdır. Ne kadar çok kas dokunuz varsa o kadar çok enerji harcar, o kadar fazla kalori tüketirsiniz.
Bunun nedeni, hücrelerdeki enerji üretim merkezleri mitokondrilerin sayıca en fazla oldukları dokunun kas dokusu olmasıdır. Eğer yiyip içtiklerinizle kazandığınız enerjiyi -kalorileri- yağ olarak depolamak yerine anında yakmak istiyorsanız daha fazla kas dokusu edinmeye çalışın.
Bunun yolu, düzenli aktivite yapmaktan ve normalde yaşlandıkça kas kaybına göre planlanmış bedeni daha çok kas kazanımına en azından mevcut kas dokusunu kaybetmemeye yöneltmekten geçiyor.
Unutmayın, metabolik hızınızı etkileyen en önemli faktör, kas dokunuzun miktarı ve o dokuya yaptıracağınız aktivitelerin süresi ve yoğunluğudur.
Daha çok aktivite, daha yoğun ve hızlı aktivite, daha çok enerji kaybı, daha az kan insülin seviyesi ve daha uzun bir ömür demektir.

X