Maskeler ne kadar güvenli

Pandemiyi kontrol altına almanın en önemli unsurlarından birinin maske takmak olduğu kesinleşti.

Haberin Devamı

Ama ne var ki “maske güvenliği” meselesi de en az maske takmak kadar mühim bir ayrıntı. Özellikle sayılarının neredeyse 1 milyona yaklaştığı söylenen sessiz virüs taşıyıcılarından korunmanın en etkili yolunun sağlam ve güvenli bir “maske defansı” olduğu şüphesizdir. Tekrarlayalım: Zaten işte tam da bu noktada “maske güvenliği” meselesi hızla devreye giriveriyor. Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok. Son günlerde kulaktan kulağa yayılan en önemli pandemi dedikodularından birinin maskelere duyulan güvensizlik olduğu biliniyor. Peki neden? Bu güven kaybı ne ölçüde doğru?

BANA GÖRE
MASKE ÜRETİMİNDE KONTROL ŞART

ÜZÜLEREK belirtelim ki konu maske güvenliği olduğunda da burnumuza pek iyi kokular gelmiyor. Maskelerin önemli bir bölümünün hijyenik ve güvenli olmadıkları iddia ediliyor. Bu iddiaların bir bölümünü bilim insanları da paylaşıyor. Doğrusu aynı kuşkuları ben de taşıyorum. Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Erkan İşgören Hoca da maske güvenliği meselesini sık sık gündeme getirenlerden biri. Dr. İşgören’e göre, ülkemizde virüsü filtre etme özelliği olmayan maskelerin sayısı oldukça fazla ve bu çok önemli bir güvenlik zafiyeti oluşturuyor. Anlaşılan o ki maske üretimi konusunda daha ciddi bir kontrol sisteminin kurulması ve maske üretim standartlarının net ve açık hale getirilmesi, önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddelerinden biri olacak. İlgililerin maske güvenliği meselesine daha bir dikkatle bakmalarında fayda var.

Maskeler ne kadar güvenli

Haberin Devamı


BİR TAVSİYE
LÜTFEN BİRAZ DAHA SABIR

DAHA önce de yazdım, sadece bizde değil, dünyanın her yerinde virüse yakalananların sayısında ciddi bir artış var. Bu artışın en yoğun olduğu coğrafyaların da Avrupa bölgesi ve bizim de içinde olduğumuz Ortadoğu coğrafyası olduğu kesin. Dünya Sağlık Örgütü de bu yönde sık sık uyarılar yapıyor. Örgüt birkaç gün önce yaptığı yeni bir açıklamada, koronavirüs vakalarındaki artışta Avrupa’nın da korkutucu rakamlara ulaştığının ve günlük vaka sayılarının mart başındaki seviyelere vardığının altını yeniden çizdi. Bilindiği üzere durum bizde de benzer bir seyir gösteriyor. Kısacası önümüzde daha çok sabır, gayret, dikkat ve özveri gerektiren günler var. Zaten sınırlı olan seyahat imkânlarımızı daha da kısıtlı hale getirmek, iç ve dış hareketlilik konusunda biraz daha sabırlı olmak zorundayız.

Haberin Devamı


OKUR SORUSU
SADECE YÜRÜMEK YETERLİ Mİ

DÜZENLİ egzersiz yapmanın sağlık yararlarını hepimiz net ve açık olarak öğrendik. Ama ne var ki çoğumuz hâlâ “düzenli egzersiz” yapmanın, “farklı sportif aktiviteler”le her gün aralıksız ilgilenmek anlamına geldiğini zannediyor ve yanılıyoruz. Araştırmalara göre, durum farklı. Sadece normal tempolu günlük yürüyüşler yapmak bile bize yetiyor. Düzenli yürümek hem sağlığımızı güçlendiriyor, hem de hayatımıza “bonus günler” ekleyerek ömrümüzü uzatabiliyor. Uzmanların ortak görüşü şu: Haftada en az 150 dakika kadar orta şiddetle herhangi bir fiziksel aktivite yapmamız (özellikle yürümemiz), sağlığımızı egzersizin her türlü faydası ile buluşturmamız için kâfi bir süredir. Eğer hemen her gün aksatmadan tempolu bir şekilde (yani dakikada 100-120 adımlık bir hız ile) yürümeyi başarabiliyorsak, mükemmel sonuçlar alacağımız kesindir. Ama yine bilelim ki normal tempoda daha kısa süreli yürüyüşler bile “hiç hareket etmemekten” çok daha iyidir.

Haberin Devamı


İYİ HABER
ABDİ İBRAHİM’İN BAŞARISI ALKIŞLANMALI

SAĞLIĞIN her alanında önemli adımlar atıyoruz. Bu adımlara birkaç gün önce bir yenisi daha eklendi. Yerli ve milli ilaç sanayiimizin lider firmalarından biri olan Abdi İbrahim, İsviçre kökenli OM Pharma’nın ortaklarından biri oldu. OM Pharma özellikle biyoteknolojik ilaç üretiminde iddialı bir dünya devi. Ve bilindiği gibi biyoteknolojik ilaç pazarı her yıl hızla büyüyor. Bizde de durum aynı. Biyoteknolojik ilaçların pazar payı Türkiye’de yüzde 23’e ulaşmış durumda. Yani her 4 TL’lik ilaç harcamamızın 1 TL’sini biyoteknolojik ilaçlara yapıyoruz. Abdi İbrahim’in yaptığı bu yeni ortaklık ve attığı bu dev adım işte bu nedenle önemli. Bilindiği gibi Abdi İbrahim, ulusal düzeyde biyoteknolojik ilaç üretimi konusunda zaten önemli adımlar atmış durumda. Fabrikasını çoktan kurdu, üretim için gerekli prosedürlerin tamamlanmasını bekliyor. OM Pharma da Avrupa’nın en önemli, potansiyeli en yüksek biyoteknoloji firmalarından biri olunca bu yeni girişim daha da önem kazanıyor. Kısacası Abdi İbrahim’in yaptığı bu ortaklığın ülkemizde biyoteknolojik ilaç üretimine önemli bir ivme kazandıracağı kesindir. Ve Abdi İbrahim’in OM Pharma’nın yüzde 28.5 gibi önemli bir hissesine sahip olması, bana göre geçtiğimiz haftanın en mühim sağlık haberlerinden biridir. Bu başarılı adımı nedeniyle Abdi İbrahim çalışanları ve yönetimini kutluyor.

Haberin Devamı


KAHVALTI ŞART MI

EVET, şart! Sağlıklı yaşamla doğru beslenme arasında doğrudan bir ilişkinin olduğu kesin. O ilişkinin püf noktalarından birinin de kahvaltıyı atlamamak ve her gün düzenli kahvaltı yapmak olduğundan hiçbir uzmanın en ufak bir şüphesi yok. Ben de aynı görüşteyim. Eğer her gün düzenli kahvaltı yapmazsanız sadece beslenme sisteminiz değil, ruhsal yaşamınız ve düşünce sisteminiz de aksayacaktır.

Maskeler ne kadar güvenli


KISA BİLGİ
TESTOSTERON AZALINCA BAKIN NELER OLUYOR

TESTOSTERON erkeklik hormonu olarak biliniyor. Azalması en çok da yaşı 50’yi geçen erkekleri ilgilendiriyor. Zira erkek menopozu olarak da tanımlanan “andropoz” süreçlerinin tetikçisi de yine bu hormon. Peki testosteron azalınca neler oluyor? Hangi işaretler devreye giriyor? Yanıtları alttaki kutuda bulabilirsiniz...

Haberin Devamı


KISA BİLGİ
TESTOSTERON DÜŞÜNCE…

BİLELİM ki testosteronun azalması durumda mesele sadece cinsel isteksizlik ile sınırlı kalmıyor. Devreye daha pek çok problem birbiri ardına girmeye başlıyor. İlk 5’te de genellikle şunlar var:

* Ruhsal gerginlik, alınganlık hali ve kolay öfkelenmeler...

* Entelektüel aktivitede zayıflama ve odaklanmada zorlanmalar...Ê Uyku bozuklukları, en sık da erken uyanmalar...

* Bel çevresinin kalınlaşması, göbek bağlamalar...

* İsteksizlik, keyifsizlik, yorgunluk ve benzeri enerji kaybı işaretleri...

Yazarın Tüm Yazıları