"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Karaciğer yağlanması neden önemli

Karaciğer yağlanmasına paçasını kaptıranların sayısı artıyor. Daha da kötüsü, uzmanlar yeni doğan bebeklerin bile karaciğerlerinin yağlı olduğunu söylüyor. Kısacası sorun giderek önemli bir sağlık tehdidine dönüşme yolunda ilerliyor. İşte bu nedenle hepimizin bu mühim tehdit hakkında bilgilenmemizde fayda var. Detaylar için buyurun...

Rakamlarla karaciğer yağlanması

◊ Türkiye’de (ortalama) her 4 yetişkinden birinin karaciğeri yağlı.
◊ Yağlı karaciğer sorunu olanlardan yüzde 10-20’sinde problem karaciğer iltihabına dönüşebiliyor.
◊ Yağlanmaya bağlı karaciğer iltihabı ise zamanla “karaciğer sirozu” hatta “kanseri” ile bile neticelenebiliyor.
◊ Kısacası “ yağlı karaciğer” meselesi önemli. “Karaciğerim yağlı ama enzimlerim -SGOT, SGPT, GGT- normal” demek çok yanlış bir yaklaşım.
◊ Yağlı karaciğer insan bedenini yoruyor. Safra kesesi taşına zemin hazırlıyor. Detoks görevlerini yapamıyor. Kilo almayı kolaylaştırıyor. Sindirim fonksiyonlarını aksatıyor.
◊ Yağlı karaciğerin en mühim sebebi fazla kilolar, insülin direnci, hareketsiz bir yaşam, aşırı şeker tüketimi ve kontrolsüz alkol kullanımı.
◊ Özellikle mısır nişastasından elde edilen ve hemen her meşrubata giren (buzlu çaylar, gazozlar, meyve suları, meyveli gıdalar, kolalı içecekler, enerji içecekler) çakma fruktoz karaciğeri hızla yağlandırıyor.
◊ Belki de bu nedenle çocuklarımızın çoğu yağlı karaciğerleri ile ortalıkta dolaşıp duruyor, hatta bazıları dünyaya yağ ile dolu bir karaciğerle geliyor. Ve bunlar geleceğin “diyabet, tansiyon, kalp damar hastaları” adayları olduklarının farkında bile değiller.

Probiyotiklerin iyi geldiği sağlık sorunları

Bağırsağımızdaki muazzam “ekolojik denge”nin gücünü oluşturan “faydalı bakteriler” yani ‘mikrobiyom’u oluşturan probiyotiklerin her biri bizi farklı sağlık probleminden koruyan birer “koruyucu melek” görevi üstlenmiş gibi görünüyor. O meleklerin fonksiyonları henüz tek tek belirlenmiş olmasa da üstlendikleri görevlerden bazıları şunlar:
◊ İnsülin direnci ve obezite meselesi ile bağlantılı olabileceklerini gösteren ciddi kanıtlar var.
◊ Depresyon ile ilgili süreçlere de müdahale edebildikleri anlaşılıyor.
◊ Kolesterol dengesi kan basıncı ayarı kan şekeri seviyesi gibi metabolik süreçlere de tesir edebiliyorlar.
◊ Kronik iltihap (inflamasyon) süreçlerini tetikleyerek ya da baskılayarak yaşlanma hızı ve kalitesi üzerine de etkililer.
◊ Fibromiyalji, hassas bağırsak sendromu, rahatsız ayak gibi problemlerde de en azından “müdahil” olabiliyorlar.
◊ Uyku sorunları, kronik yorgunluk gibi problemler bağırsaktaki ekolojik dengenin bozulması ile bağlantılı.
◊ Parkinson hastalığının bazı noktalarında bile mikrobiyomun etkili olabileceğini düşündüren ciddi kanıtlar var.

Neden probiyotik fakiri olduk? Bana göre ilk 10’da şu yanlışlar var:

◊ Sezaryen doğumlar sıklaştı, çocuklarını emziren annelerin sayısı azaldı
◊ Emzirme süreleri kısaldı
◊ Doğal beslenme bırakıldı
◊ Fastfood ağırlıklı beslenme ön plana geçti
◊ Mayalı besinler azaldı
◊ Geleneksel besinler (tarhana, turşu, boza, şalgam) terk edildi
◊ Süt ürünlerinin probiyotik güçleri kalmadı
◊ Antibiyotik kullanımı arttı
◊ Kırmızı et ve tavuk etinden de gizli antibiyotik kazanımı başladı
◊ Prebiyotik zengini besinlerin (bamya, pırasa, soğan, sarımsak, yer elması) kullanımı azaldı

Karaciğer yağlı ise...

◊ Alkolden, şekerden, undan, nişastadan, fruktoz bazlı her şeyden (aşırı meyve tüketimi dahil) uzak durulacak.
◊ Nişasta bazlı (mısır nişastası esaslı), fruktoz içeren hiçbir şey yenilip içilmeyecek.
◊ Göbekler eritilip fazla kilolar verilecek.
◊ Her gün ortalama 7 bin 500 adım atma kuralı ihmal edilmeyecek. Hepsi bu!
◊ Çok gerekmedikçe ilaç kullanılmayacak.

Karaciğerinizin 10 büyük düşmanı

◊ Alkollü içecekler
◊ Tatlılar (şeker+un)
◊ Çakma fruktoz eklenmiş içecekler
◊ Meyvenin fazlası (fruktoz)
◊ Kızartmalar (trans yağlar)
◊ İlaçlar (kolesterol hapları, ağrı kesiciler)
◊ Gıda katkıları (boyalar, aromalar)
◊ Tatlandırıcılar
◊ Ağır metaller (özellikle civa ve kadmiyum)
◊ Böcek öldürücüler ve tarımsal kimyasallar

İki güzel mutluluk formülü

Mutluluğun yazı kışı olmaz, tamam ama nedense yaz ayları daha coşkulu mutluluk çağrıları ile karşılanır. Bu nedenle her yaz gibi bu yaz da mutluluk formüllerimizi yeniden hatırlatmamızda fayda var diye düşündük.
İşte formüller...

Allan Percy’den...

İlk formülümüz, yazar Allan Percy’den. O da formülü Alman edebiyatçı Johann Wolfgang von Goethe’den kopyalamış.


◊ Keyifle çalışabilmek için sağlık
◊ Zorluklara karşı savaşabilmek için güç
◊ Hataları kabul etmek ve affetmek için kapasite
◊ Hedefe ulaşmak için sabır
◊ Komşuyu da iyi görebilmek için yardımseverlik
◊ Başkalarına faydalı olabilmek için sevgi
◊ Kutsal olanla yaşamak için inanç
◊ Gelecekle ilgili korkuları aşabilmek için umut

Zelinski’den...

Bu bizim en eski formülümüz. İlk defa 10 yıl önce yazdık. Ama bunda da tekrarda fayda var diye düşündük.


◊ Doyum sağlayacak kadar bir amaç
◊ Geçinebilecek kadar bir iş
◊ Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik
◊ İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl
◊ Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat
◊ Kendini sevecek kadar özsaygı
◊ Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu
◊ Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret
◊ Sorunları çözecek kadar yaratıcılık
◊ Her an gülecek kadar mizah duygusu
◊ İyi bir yarını bekleyecek kadar umut
◊ Hayatı bütün değerleri ile yaşayacak kadar bir sağlık
◊ Şükran duygusu

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI