Kansızlık ciddi bir sorun

Kansızlık ciddi bir sorun, dikkatle incelenmesi gereken bir tehlike. Kansızlığa yol açan nedenlerin ilk sırasında ise demir eksikliği meselesi var.

Haberin Devamı

Kansızlığın en yaygın sebebi demir noksanlığı olsa da B12, folik asit, B6 vitamini eksiklikleri de kansızlığa yol açabiliyor. Ama yine de kansızlık nedenlerinin ilk sırasında (neredeyse yüzde 90’ından fazlasında) demir eksikliği meselesi var.
Eğer adet gören bir kadınsanız, bilin ki kansızlığınızın temel nedeni periyot dönemlerinde kaybettiğiniz demiri yerine koyamamış olmanızdır.
Erkekseniz ya da menopoza girmiş bir kadınsanız, probleminizin farklı boyutları olabilir, dikkatli olun. Çünkü bu gibi durumlarda demir eksikliğinin nedeni vücudunuzun herhangi bir yerinden kaybedilen ama fark edilmeyen kan kaybı olabilir. Örneğin bağırsaklarınızdaki gizli bir kanser, midenizdeki gözden kaçmış bir ülser ve daha pek çok neden demir eksikliği kansızlığına sebep olabilir.
Özeti şudur:
Kansızlık ciddi bir sorundur, nedeninin ciddiyetle araştırılması, incelenmesi ve dikkatle tedavisi zorunludur.

Haberin Devamı

İşte karaciğerin dostları

Her organın bazı dost ve düşman gıdaları var. Besinlerden en çok etkilenen organların başında karaciğer geliyor. Karaciğere dost besinler denince de ilk sıraya hemen ve anında enginarı yazmak gerekiyor.
Enginar pek çok nedenle, özellikle de içindeki sinarin sayesinde mükemmel bir karaciğer detoksçusu gibi işlev görüyor. İster salatasını yiyin, ister zeytinyağlısını tercih edin, isterseniz de haşlayıp suyunu için hiç fark etmiyor, enginarın her türlüsü karaciğere iyi geliyor.
Bu listeye mutlaka pancar, turp, karnabahar ve lahana grubu diğer yiyecekleri de eklemeniz şart. Bunların tamamı detoks yapıcı besinler. Ayrıca çoğu kolin açısından oldukça zengin yiyecekler. Özellikle karnabahar tam bir kolin deposu. Bu grup besinlerdeki sulforafan da mühim bir madde.
Karaciğere dost besinler listesine bence kuşkonmazı da eklemeniz lazım. Aynı listeye yumurtayı, yağlı tohumları eklememek de büyük bir eksiklik olur.
Unutmayın, karaciğere iyi bakmak, öncelikle ona zarar veren yanlışlardan uzak durmaktan geçiyor. Karaciğer zararlılarının en başında ise alkol geliyor. Onu hemen arkasından ilaçlar izliyor.

Haberin Devamı

Stres kilo aldırır

Kilo direnciyle karşılaştığınızda yapmanız gereken ilk şey, fazla kilolarınız ve kendinizle kavga etmemektir.
Kendinize önce şu soruyu sorun; “Ben bu diyetleri daha önce de yaptım. Hep bir noktada takıldım, kaldım. Acaba bunun sebebi ne?”
Eğer insülin direnci, hipotiroidi veya böbreküstü bezinde hiperaktivite (Kuşing hastalığı) söz konusu ise yaşadığınız kilo direncinin birçok sebebi olabilir:
Vücudunuz yağ kaybını kendine yönelik bir tehdit olarak algılıyor olabilir. Onu böyle olmadığına ikna etmeniz gerekiyor. Daha çok hareket edip daha aktif olmak bedeninizi ikna edip kilo vermeye devam etmenizi sağlayacaktır.
Eğer zayıflamanızı sabote edecek başka bir etken söz konusu değilse duygusal tavrınızı sorgulayın. Süreci vücudunuzla bir kavgaya da dönüştürmüş olabilirsiniz.
Unutmayın ki aşırı stres ürettiği yoğun kortizol nedeniyle kilo direncini davet edip kilo vermeyi zorlaştırır. Hatta birçok insan stres yüzünden yeniden kilo almaya başlar.
Lütfen gevşeyin. Biraz mola verin ve bir süre bırakın kilonuz aynı kalsın. Vücudunuz şöyle bir dinlensin, azıcık rahatlasın. Bir süre sonra tekrar başlayın. Ama bu süre içinde dikkatli olun, yemeyi abartmayın. Bir yere koşarak gitmeniz gerekmiyor. Ayda 1 kilo verseniz, yılda 12 kilo eder. Daima küçük adımlar atın ama zaman zaman durmayı, dinlenmeyi de bilin.

Haberin Devamı

Kas erimesi nasıl önlenir?

Bilelim ki tıpkı kemikler gibi kaslarda da “kullan ya da kaybet” prensibi geçerli. Kullanılmayan, geliştirilmeyen, çalıştırılmayan her kas yaşınız genç de olsa eriyip gidiyor.
Alçıya alınmış bir kol ya da bacak kırığında 2 ay sonra o kol veya bacakta gördüğünüz incelme, yani kas erimesi bunun en güzel örneğidir.
Sarkopeni de tıpkı osteoporoz gibi doğal yaşlanmanın beklenen bir neticesi. Ama o da osteoporoz gibi önlenebilen, en azından kontrol altına alınabilen bir sorun. Hem de doğal yollarla. Herhangi bir hap, çöp yutmadan!
Orta yaş sonrasındaki bir yetişkin, her yıl kas kuvvetinin yüzde 1-3’ünü kaybeder. Bu gelişme kas hücrelerine giden “büyüme sinyalleri” ile “erime/parçalanma sinyalleri” arasındaki dengesizlikten kaynaklanır.
Hareketsizlik, tembel bir yaşam, proteinden fakir kötü bir beslenme süreci, birbiri ardına tekrarlayan yanlış ve bilinçsiz kilo kaybı çabaları, ağır stresler, ilerlemiş organ yetersizlikleri yaşlanmaya bağlı kas kaybını daha da hızlandırır.
Özellikle hareketsizlik ve tembelliğin en yaygın ve etkili kas kaybedici olduğunu iyi bilelim. Bilelim ama sarkopeninin bir kader olmadığını da unutmayalım. Önlemek için de önceliği “yaşam boyu egzersiz”e verelim.
İyi bir sarkopeni mücadelesi düzenli yürüyüşleri, diğer aerobik egzersizleri ve direnç çabalarını gerektiriyor. Ayrıca sadece egzersiz yetmiyor, beslenme de çok mühim. Sarkopeni ile mücadelede bedene daha fazla protein, daha çok D vitamini, daha bol ve düzenli omega-3 kazandırmak gerekiyor.

Haberin Devamı

Vitaminler kilo aldırır mı?

Vitaminlerle kilo arasındaki bağlantı nedense hep yanlış yorumlanıyor, vitamin takviyelerinin kilo aldıracağı zannediliyor. D vitamini için de böyle bir “yanlış kanaat” var ve pek çok kişi D vitamini takviyesi kullanmaktan kaçınıyor. Ne var ki araştırma sonuçları bu düşüncenin değil, tam tersinin doğru olduğunu gösteriyor. İşte bazı araştırma sonuçları...
◊ Vücut yağ oranı yüksek olanların çoğunda D vitamini seviyeleri düşük bulunmuş.
◊ Obezite ile azalmış D vitamini seviyeleri arasında bir bağlantı olabileceği birçok çalışmada gösterilmiş.
◊ D vitamini eksikliği tedavi edilenlerde kilo yönetimi programlarından daha iyi netice alınmış, fazla yağlar daha hızlı kaybedilmiş.
◊ D vitamini eksikliği dikkate alınmadan uygulanan programlarda ise kilo direnci sorunu ile karşılaşılmış.
Özeti şudur: Yeteri kadar D vitamininiz yoksa eğer, kilo almanız kolaylaşır. Eksikliği tamamladığınızda ise kilo kaybı hızlanır.

 

Yazarın Tüm Yazıları