"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

İyi hayatın ıskalanan sırrı hangisi

Güney Amerika’nın oldukça fakir bir ülkesinin Nicoya yarımadası, “uzun ömür araştırmalarının” yeni merkezlerinden biri. Peki bu yarımadada yaşayanların ömürleri neden daha uzun?

 Size, “İyi hayatın ve uzun bir ömrün sırları neler olabilir?” şeklinde bir soru yöneltsem, yanıtınız muhtemelen şu olur: “Sağlık hizmetlerinin iyi, ekonomik refahın yüksek, hijyenik koşulların mükemmele yakın, eğitimin ‘iyi’yi yakaladığı bir yerde yaşıyorsanız ömrünüz biraz daha uzun olabilir.”
Ne var ki pratikte durum bir hayli farklı. Uzun ömür sürenlerin çoğunun yaşadığı bölgeler Chicago, Paris, Milano, İstanbul değil. Ya sakin ve ıssıza yakın adalar, yüksek dağlar, yaylalar ya da yol geçmez, kervan uğramaz çöller!
Uzun ömür beldesi olarak ünlenen Okinawa’ya 2005’te gittim. Okinawa halkının neden beklenenden daha uzun ömürlü olduklarını anlamaya çalıştım. Sonraları yolum Sardunya’ya da düştü. Orada da uzun ömürlü insanlar beklenenden fazlaydı.
Okinawa ve Sardunya’da neler olup bittiğini, nelerin farklılıklar getirdiğini bugün size bir kez daha hatırlatacağım ama bugünkü konumuz başka.
Sürpriz bir uzun ömür bölgesi daha var. Orası Güney Amerika’nın oldukça fakir bir ülkesinin (Kostarika) “Nicoya” yarımadası ve bu yarımada “uzun ömür araştırmalarının” yeni merkezlerinden biri...

Nicoya’da ne oluyor?

Nicoya’da uzun ömür araştırmalarını yapan ekip oldukça kalabalık. Bu ekip 2013 yılında Nicoya’lıların DNA’larını San Francisco’lu bilim insanı Elizabeth Blackburn’e (Nobel ödülü sahibidir) incelemek üzere gönderdiklerinde Nicoya’lıların telomerlerinin beklenenden uzun olduğunu görmüşler.
Biliyorsunuz telomerleriniz uzunsa ömür süreniz de uzuyor ve bu bulgu Nicoya’lıların uzun yaşamlarının istatistiksel bir tesadüf değil, biyolojik bir farklılığa bağlı olduğunu kanıtlıyor.
Peki nedir Nicoya’lılara uzun telomeri bağışlayan farklılık diyorsanız, aşağıdaki kutuya buyurunuz.

ÇOĞALMAK ÖMRÜ UZATIYOR

O araştırma ekibi, Nicoya’lıların telomerlerinin neden bu denli uzun olduğunu araştırmak için yerli halkın fizik sağlığından eğitim düzeyine, hatta balık yağı tüketimine kadar her şeyin etkisini analiz etmiş. Ulaştıkları sonuç şu: Diyet belirgin bir fark yaratmıyor. Nicoya’lıların kan basınçları ve kilolarında da iyi yönde bir farklılık yok.
Peki fark ne? Uzmanların vardığı sonuç çok şaşırtıcı. Nicoya’lıların diğer Kostarikalılara göre yalnız yaşama eğilimleri daha az. Her hafta en azından çocuklarından biriyle görüşüyorlar. Güçlü aile bağları ve sosyal ilişkiler var. Bu ilişkiler onları telomerleri kısaltan yoğun strese karşı koruyan en mühim faktör.
Özeti şu: Çoğalmak, sosyal bağları artırmak, endişeden, kaygıdan, korkudan uzak kalmayı, stres sarmalının içine düşmemeyi ve stresi minimuma indirmeyi sağlıyor. Ve bu durum da ömrü uzatıyor.
İyi yaşlanmak istiyorsanız ÇOĞALIN! Sosyal ilişkilerinizi güçlendirip ÇOĞALTIN. Ve yalnızlaşmaktan uzak kalın.

Uzun ömürlülerin 10 ortak özelliği

1- Hayatlarına anlam kazandıran basit amaçları var. Basit ve ulaşılabilir amaçlar edinip hırsı aklın önüne koymadan bu amaçları geliştirmek uzun ömürlülerin önemli bir ortak özelliği.
2- Neşeli, keyifli, coşkulu olmaya önem veriyorlar. Depresyon, sinirlilik, düşmanlık onlara çok uzak kavramlar. Hoşgörülü ve paylaşımcılar. Paylaşırken de önce almıyor, veriyorlar. Daha da güzeli birbirleriyle de kendileriyle de dalga geçebiliyorlar.
3- Umutlu olmak, olup bitenlere de geleceğe de olumlu bakmak: Çok önemli bir uzun ömür kriteri.
4- Kahvaltı yapmadan güne başlamıyorlar. Yemeklerini aileleri ile birlikte yemeye gayret ediyorlar. Öğle yemeğinden sonra kısa bir kestirme uykusu çoğunun ortak tutkusu.
5- İnançlı insanlar. Şükretmeyi, fark etmeyi, yetinmeyi çok iyi biliyorlar. İnanmanın insanı hafiflettiğini, sakinleştirdiğini, huzur ve güven yüklediğini düşünüyorlar. İnanç dünyası ve güçlü bir maneviyat onlar için güvenli ve iyi bir dost. Vazgeçilmez bir yol gösterici.
6- Arkadaşlık ve dostluk olmazsa olmazlarından biri. Arkadaşlarına en az aileleri kadar önem veriyorlar. Bu seçim onları depresyondan da, anksiyete-ruhsal gerginlik sorunundan da uzak tutuyor. Sevgi ve güven duygularındaki yükseklik, en az omega-3’ü, zeytini, sebzeyi, meyveyi bol bol tüketmeleri kadar etkili birer kalp damar koruyucusu, kanser önleyicisi olduğundan kuşku duymuyorlar.
7- Yapacak bir iş bulmak onlar için vazgeçilmez bir tutku. Toplumsal faaliyetlerde görev almak, çocuklar, hastalar ya da yoksullarla ilişkili yardım örgütlerinde çalışmak, aileye yardımcı işler yapmak kısacası ne yapıp edip yaşlanırken de “hayatın bir parçası olarak yer almak” bu insanlar için son derece önemli.
8- Dinlenmeye ve eğlenmeye de zaman ayırıyorlar. Hemen her günün birkaç saatini dinlenip eğlenerek, kişisel bakımlarına özen göstererek, okuyarak veya dans ederek geçiriyorlar.
9- Dünün geçmiş, yarının bilinmeyen bir gelecek olduğunun farkındalar. Günü, anı, şimdiyi yaşıyorlar. Şimdiyi değerlendiriyor, neşeyi, coşkuyu ertelemiyorlar.
10- Duayı ve şükretmeyi en etkili detoks ilaçları kabul ediyorlar. “Her gün önemlidir, her an değerlidir” adalıların ortak bakış tarzı ama ana, zamana odaklı bir yaşamları da yok. Bu onları zamanla yarışmak, bir şeyleri yetiştirip tamamlamak gibi vakitle bağlantılı streslerden uzak tutuyor.

Evde hıçkırık tedavisi

Hıçkırık özellikle kalabalık ortamlarda geliştiğinde can sıkıcı olabilen sorunlardan biri. “Hayatımın hiçbir döneminde hıçkırmadım” diyenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar az. Sık tekrarladığı ya da uygunsuz bir yerde oluştuğunda bir şeyler yapmanızda fayda var. Mesela mı? Buyurun...
◊ Suyla gargara yapmayı deneyin (veya başınızı iyice arkaya eğip su yudumlayın).
◊ Nefesinizi tutmayı deneyin.
◊ Ağzınıza bir parça kuru ekmek atın, çiğneyip yutun, üzerine bir yudum su için.
◊ Üzerine acı sürülmüş bir limon dilimini emmeyi deneyin.
◊ Ikınma manevrasından da istifade etmeyi deneyin.
◊ Dikkatinizi başka bir yere odaklamayı da düşünebilirsiniz.

Cildiniz tahrişlere karşı hassas ise...

Bugün ev yapımı reçeteler verme günü! Ev tedavilerine hepimizin ihtiyacı olduğu da kesin. Özellikle de sorun cildimiz olduğu zaman bu önlemlere daha sık ihtiyaç duyuyoruz. İşte onlardan bazıları...
◊ Uzun banyolar yerine kısa duşları tercih edin.
◊ Duş suyunuz çok sıcak olmasın.
◊ Doğal sabunlar kullanın.
◊ Nemlendiricilerden istifade edin (Özellikle laktat tuzları içerenleri ve pH dengesi iyi olanları deneyin.)
◊ Cildinizi tahriş edebileceğini düşündüğünüz nedenlere dikkat edin, şüpheli ürünlerden (parfümler, deodorantlar, kremler) uzak kalın.

X