"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

İnsülin direnci testi ne zaman yaptırılmalı

İnsülin direncinin nedeni yanlış beslenme ve tembellik. Eğer aklınızdan “acaba bende de insülin direnci olabilir mi?” sorusu geçiyorsa yapacağınız şey ise son derece basit bir testten geçmek.

Şu kesin: Yeniçağın vebası obezite problemidir ve onun da arkasında çoğu zaman insülin direnci var. Direncin nedeni ise yanlış beslenme ve tembellik.
Eğer aklınızdan “acaba bende de insülin direnci olabilir mi?” sorusu geçiyorsa yapacağınız şey ise son derece basit bir testten geçmek.
Bir sabah 10-12 saat açlıktan sonra gidip açlık şekeri ve insülininizi ölçtüreceksiniz. İki rakamı birbiriyle
çarpıp 405’e bölecek, elde ettiğiniz sonuç 1,7’den fazlaysa “aman dikkat” deyip 2,5’i geçiyorsa sorunun
çözümü için yardım isteyeceksiniz.
Peki insülin direncinin herhangi bir işareti var mı?
Kimlerin “bende de olabilir mi?” diye düşünüp bu testten geçmesi lazım?”
Çok sık karşılaştığım bu mühim sorunun yanıtını aşağıdaki kutuda bulacaksınız.

İnsülin direnci testi ne zaman yaptırılmalı

İNSÜLİN DİRENCİ TESTİ

O testi kimler yaptırmalı?

İnsülin direnci testinden geçmesi tavsiye edilenler kimler mi? Buyurun...
- Sık sık açlık ve tatlı krizi yaşayanlar
- Hızlı ve çabuk yiyip çiğnemeden yutanlar
- Yemeye başlayınca adeta tokluk freni patlayan ve kolay kolay doymayanlar
- Yemek sonrası kafası karışan, halsiz düşüp uyuklayanlar
- Sık acıkan, özellikle “yemeğin üstüne mutlaka tatlı da isterim” diye tutturanlar
- Aç kalınca öfke kontrolünü kaçıranlar
- Göbek çevresi 88 (kadın) veya 100 (erkek) cm’den fazla olanlar
- Karaciğeri yağlı bulunanlar
- Safra kesesinde çamur veya taş saptananlar
- Trigliseridi yüksek, iyi kolesterolü düşük, ürik asidi yüksek kişiler.

İnsülin direnci testi ne zaman yaptırılmalı

Kalsiyum dengesi zannedildiğinden de önemli

Kalsiyum sağlığımız için önemli. Normal bir yetişkinin vücudunda bir kilogramdan daha fazla kalsiyum var.
Bunun da yüzde 90’ından fazlası kemiklerde.
Geri kalanın çoğunluğu da hücresel yapılar ve dokusal kompozisyonlarda yer alıyor.
Günlük pratikte çok önemli olan kan kalsiyum seviyesine gelince...
Kanımızdaki toplam kalsiyumun miktarı bir gramı bile geçmiyor.
Kısacası kanımızda dolanıp duran kalsiyum değeri toplam kalsiyum hazinesinin en fazla binde birini oluşturuyor.
Ama yine de kandaki rakam çok ama çok önemli.
Çünkü ne kalbimiz, ne beynimiz ve sinir sistemimiz, ne de diğer hücrelerimiz kalsiyumsuz yapamıyor.
Kalp atımlarının düzgün olması, tansiyondaki ayarın bozulmaması, sinir sistemimizin tıkır tıkır çalışması, kaslarımızın üstlendikleri işleri yapması için kalsiyum olmazsa olmaz bir element.
Bununla birlikte özellikle kemik erimesi ile mücadele nedeniyle bu mühim mineralin dikkatsizce kullanıldığı da bir gerçek.
Kemik erimesinin tedavisinde kullanılan kalsiyum haplarının zannedildiği kadar masum olmadığı pek çok araştırmayla net ve açık olarak kanıtlandı.
İhtiyaç duyduğumuz kalsiyumu sadece haplarla karşılamak yerine daha fazla kalsiyum zengini besin tüketmek zorundayız.

Beyniniz...

- Ağırlığı beden ağırlığınızın yüzde 2’si kadardır.
- Toplam enerjinizin neredeyse yüzde 70’ini tek başına o kullanır.
- Omega-3 (DHA) rezervinizin yüzde 60’ı da yine onda saklıdır.
- Sadece 1400 gram ağırlığı olan bu mükemmel organ
10 milyon kadar nöron, trilyonlarca nöronlar arası bağlantıya 150-160 bin kilometrelik bir damar ağının ev sahibidir.

100 yıl yaşamayı gerçekten istiyor musunuz?

Hemen “kim istemez hocam” cevabını yapıştırmayın ve hepimizin içinde gizli de olsa var olan bu istek konusunda azıcık kafa patlatın.
Eli ayağı sağlam, belleği sorunsuz, kendine az çok yeten, kişisel ihtiyaçlarını başkalarına yük olmadan halledebilen yaşlılarla da, ömrünün son yıllarını son derece can sıkıcı sağlık sorunları ile geçiren yaşlılarla da çok sık görüşme şansı olan biri olarak tavsiyem “Bitiş çizgisini ileri alma hedefinden tabii ki vazgeçmeyin. Ama belirli bir yaş hedefine odaklanmak yerine daha iyi yaşlanan biri olmayı, bilge ve zarif, güzel ve keyifli bir yaşlılık sürmeyi hedefleyin” şeklindedir.

Beliniz kalınsa tempolu yürüyün!

Yürümenin her türlüsü faydalı. Yarısı da, ortası da, tempolusu da işe yarıyor. Ama konu “bel inceltmek” veya “göbek eritmek” olduğunda “tempolu yürümeler” daha çok işe yarıyor.
Bu nedenle “ortopedik sorunu” veya “kalp, tansiyon, şeker” problemi nedeniyle kısıtlaması olmayanların yürüyüşlerine “imkân ölçüsünde” tempo kazandırmaları tavsiye ediliyor.
İşte 60 dakikalık bir yürüyüş için örnek bir plan. Bu plan haftada 4-5 kez tekrarlanıp günde 2 kez 20 tekrarlı çömelme egzersizi ile birleştirilirse harika bir “göbek eritme” stratejisi gibi çalışıyor.
◊ 5 dakika, dakikada 80-90 adım
◊ 5 dakika, dakikada 90-100 adım
◊ 20 dakika, dakikada 100-120 adım
◊ 10 dakika, dakikada 120-140 adım
◊ 10 dakika, dakikada 100-120 adım
◊ 5 dakika, dakikada 100 adım
◊ 5 dakika, dakikada 80 adım

İnsülin direnci testi ne zaman yaptırılmalı

Bize uykunun da kalitelisi lazım

Kaç saat uyuduğunuz önemli ama ertesi sabaha nasıl ve ne kalitede bir uykudan uyandığınız da çok mühim bir ayrıntı.
Horlamalar, uyku apnesi ataklarıyla geçen, tuvalet ihtiyacı veya başka nedenlerle sık sık bölünen, ateş basmaları ya da terleme atakları nedeniyle eski
tadını kaybeden, yüzeysel kalıp bir türlü derin uyku fazlarına geçemeyen, gece boyunca “uyku terörleri” ve/veya “kâbuslar” ile kalitesi düşen bir uyku 8 değil, 18 saat de sürse V-E-R-İ-M-S-İ-Z-D-İ-R!

İnsülin direnci testi ne zaman yaptırılmalı

X