"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Huzurlu yaşamın yol haritası

Geçtiğimiz hafta bir okurum, karşılaşabileceğim en zor sorulardan birine yanıt istedi.

Soru şu idi : “Hocam, en mühim vitamin hangisi?” Bana göre doğru yanıt “huzur vitamini”dir. İstisnasız herkese güne başlarken limonlu ılık su ile birlikte bir tane huzur vitamini almasını, gece yatağa girmeden evvel aynı vitaminden bir tane daha yutmasını tavsiye ederim. Bana göre huzur su kadar, hava kadar mühimdir. Dr. Toksöz Karasu Hoca da huzuru iyi hayatın vazgeçilmezi olarak görüyor ve bakın “Huzurlu Yaşama Sanatı” kitabında bize ne tavsiye ediyor: “Huzurun kolay ve kestirme bir yolu yoktur, yalnızca ona doğru giden yavaş ve çetin bir yol vardır. Bu yolun bir sonu ve varış çizgisi de yoktur, yalnızca başlama noktası vardır. Keyifli huzuru ararken başlayabileceğiniz tek bir nokta yoktur. Şu anda bulunduğunuz nokta, başlamak için en ideal yerdir.” Yeni ve –inşallah- güzel bir yıl bizi bekliyor. Eğer siz de “huzur arayışı” içindeyseniz buyurunuz...

Huzurlu yaşamın yol haritası

İLK 5

KABULLENİN: Kabullenmekle “boyun eğmek” farklı şeylerdir. Değiştiremeyeceğiniz şeylerden vazgeçmek huzur yolculuğunun ilk adımlarından biridir.

AİLENİZE SAHİP ÇIKIN: Aile çekirdektir. En güçlü korunak, en güvenli siperdir. Aile şifadır. Sakinliğe davettir. Aidiyettir. Siz farkında olmadan içinizi ısıtıp ruhunuzu rahatlatan bir huzur hapı gibidir.

‘BU DA GEÇER’ DEYİN: Her şey bizim içindir, geçicidir. Zorluklar, üzüntü ve endişe verici olaylar ve kayıplarla karşılaştığınızda “Bu da geçer” demeyi bilin.

GEÇİCİLİĞE İNANIN: Gücün de güçsüzlüğün de, varlığın da yokluğun da geçiciliği ve bir “son kullanım tarihi” olduğu kesindir.

ÖNÜNÜZE BAKIN: Geçmişe takılıp kalmak ‘an’ı ıskalamamıza, “pişmanlık cenderesi” içinde daha çok sıkışıp kalmamıza yol açabiliyor.

İKİNCİ 5

SAPLANTILARI BIRAKIN: Bu günün önemlisi yarının gereksizi, bu günün mühimi yarının ehemmiyetsizi olabilecektir. Hiçbir şeye saplantı derecesinde bağlanıp kalmayın. Çözümsüzlük halinde, o konu sizi bırakmadan siz onu bırakın.

YETİNMEYİ BİLİN: Bize en çok huzursuzluk veren şeylerden birinin “yetinmeyi bilmemek” olduğunu unutmayın. Sürekli bir “sahip olma” dürtüsü ile yaşamak huzur evinin temeline konmuş bir dinamit gibidir.

ÇOĞALMAYA BAKIN: Yalnızlık ve yalnızlaşmak yeni bin yılın en büyük derdidir. Sosyal yalnızlaşma, yabancılaşıp uzaklaşma, içe dönüp kendi ile uğraşma sinsi bir felakettir. Yalnızlıktan kurtulmanın anahtarı ise “çoğalmak”ta gizlidir. Daha çok eş-dost, arkadaş, daha çok komşu, sosyal faaliyet yoldaşı edinin. Her dostun, her arkadaşın bir “mutluluk bastonu” olduğunu bilin.

DUALARDAN FAYDALANIN: Dualar rahatlatır. Her dua size “zengin, güçlü, derin anlamlı bir manevi zenginlik ve sağlam bir inanç” yükleyerek huzur arayışında bir “iç doktor” etkisi yaratır.

YAVAŞLAYIN: Hız huzurun en büyük düşmanıdır. Hızın ilacı ise yavaşlamaktır. Aşırı hız “hayat otobanı”nda da risk yaratır. Bedeni ruhtan, ruhu hayattan koparır. ‘An’ı ıskalama sorununun en büyük nedeni “yavaşlama”yı unutmak, hayatın tabii ritmini bozmaktır.

ÜÇÜNCÜ 5

EMPATİ YAPIN: Olaylara, olan bitene, başınıza gelenlere, getirenlere “karşınızdakinin penceresinden de bakabilmek”, olup biteni daha kolay kabullenmenizi, daha az kızıp öfkelenmenizi sağlar. Doğru kararlar vermemizi ve gevşememizi destekler.

HESAPLAŞIN: Ruhsal toksinler dayanılması en zor ağırlıklar, en güçlü huzur sabotajcılardır. Ruhsal detoksun, yani gerçek arınmanın anahtarı ise samimi iç hesaplaşmalardadır. Kabuğunuzu soyup “içinizdeki siz”e yeniden kavuşmak istiyorsanız kendinizle de hesaplaşmaktan korkmayın.

KENDİNİZE İYİ BAKIN : Sağlam kafa, “yani huzurlu ve yetişkin bir ruh hali”nin ilk şartlarından birinin de “sağlam ve sağlıklı bir beden” olduğu kesindir. Bedeninde sorun olanların huzurlu yaşam mücadelesi daha güç ve çetindir. Sağlığınızı dikkatle izleyin, çözüm üretmekte gecikmeyin.

ÜRETMEYİ BIRAKMAYIN: Üretmek bedeni yorsa da ruhu dinlendirir. Topluma değer katan faaliyetlerde bulunmak rahatlık verir. Yaşınız, işiniz, haliniz ne olursa olsun kendiniz, aileniz, toplumunuz ve insanlık için üretmeye devam edin.

ANI YAŞAYIN: “Dün pişmanlık, yarın endişedir, huzurun anahtarı anın değerini bilmek, ana hakkını vermektir” diyen rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel haklıdır. Her anınızı içinize sindire sindire yaşayın. O anların içindeki zamanları uzatın, her ana güzel ve kalıcı anlamlar katın.

SON 5

ŞÜKRETMEYİ UNUTMAYIN: Her akşam “Hayat sana teşekkür ederim” diye yatağa girip her sabaha “Yaşasın hayat!” diye uyanarak keyifle yaşamayı içselleştirmek ve size bu fırsatları veren yüce varlığa şükretmek huzur kapısının en altın anahtarıdır.

‘HAYIR’LA ‘EVET’İ DENGELEYİN: “Evet” kadar “hayır” sözcüğünden faydalanmayı, üzerinizdeki “talep baskısını” azaltmayı öğrenin. Aşırı talep, ister işten, ister evden ya da sosyal çevreden, isterse beklentilerinizden kaynaklasın, fark etmiyor, huzuru dinamitleyen “stres topunu” büyütüyor.

GÜVENLİK KAYGILARINIZI AŞIN: Güvenlik duygusu huzurun en önemli hazırlayıcısı, güvensizlik ve korku en önemli sabotajcısıdır.

SAMİMİ OLUN: Yaşadığınız çevre, kendiniz ve hayat ile dürüst ve samimi bir ilişki oluşturun.

YIKMAYIN, YAPIN: Gideceğiniz yere yıkarak da yaparak da gidebilir, huzura azalarak da çoğalarak da varabilirsiniz. Siz ikincileri tercih edin.

X