"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Güneşte kalmış pet şişelere dikkat

Plastik şişeler, uzun süre güneşte kaldıklarında yapılarındaki BPA maddesini içlerinde bulunan suya, sodaya ya da meyve suyuna karıştırıyorlar.

Yaz aylarında plastik şişe veya kaplarda satılan sular ve diğer içeceklerin güneş altında uzun süre kaldıklarında yarattıkları mühim ve tehlikeli bir sorun var.
Sorun şu: Polikarbonat plastik şişeler ve diğer kaplar, mesela damacanalar uzun süre güneşte kaldıklarında aşırı ısınma nedeniyle yapılarındaki bisfenol-A (BPA) maddesini içlerinde bulunan suya, sodaya ya da meyve suyuna karıştırıyorlar.
Bilindiği gibi BPA tehlikeli, en azından riskli sayılan bir kimyasal. Hormon benzeri etkilerinin olduğu, kimyasal-yapay östrojenlerden biri sayıldığı zaten biliniyor.
Tavsiyem şu: Sıcak yaz günlerinde güneş altında bekleyen pet şişeler veya damacanalarda satılan suları ya da diğer içecekleri satın alırken dikkatli olun.
Gün boyu güneşin altında beklemiş ve içine BPA karışma ihtimali çoğalmış içecekleri lütfen satın almayın.

Probiyotikler iştahı etkiler mi

Elimizde yeteri kadar kanıt olmasa da mevcut bilimsel araştırmalar bize şunu anlatmaya çalışıyor: Dikkat edin, probiyotikler iştahınızı da etkileyebilirler!
Bu düşünceye ben de katılıyorum, hatta bırakın iştahımızı etkilemeyi bazı durumlarda neleri yiyip yemeyeceğimize bile onların karar verdiklerini düşünüyorum.
Bunu birçok hastamda da bizzat müşahede ettim. Yaşadıkları dayanılmaz dondurma krizlerinin, iflah olmaz turşu aşermelerinin, izahı zor tatlı çılgınlıklarının arka planında bağırsaklarındaki biyolojik denge bozukluğunun, yani probiyotik eksikliğinin yatabileceğini düşünüp onlara probiyotik takviyeleri verdim. Sonunda da mükemmel neticeler aldım.
Bana sorarsanız bazı durumlarda doyup doymama kararımıza bile sadece beynimiz değil, biraz da bu dost probiyotik bakteriler karar veriyor.

Kanserde kara liste

◊ Nitrozamin, aspartam, gıda boyası ve aromatik ekler içeren besinler
◊ Akrilamid içeren yiyecekler (toz kahveler, kızarmış ekmekler, yanmış bisküviler, patatesler)
◊ Alkol tüketimindeki artış
◊ Şeker tüketimindeki patlama (özellikle çakma früktoz)
◊ Yanmış etler (mangal partilerine dikkat)
◊ Füme gıdalar (hindi, balık, et fümeler)
◊ Tarım ilaçları ile kirlenmiş gıdalar
◊ Et ve sütlerdeki büyüme hormonu sorunu

Onu değil bunu ye, peki ama ne kadar

Bazı besinlerin diğerlerinden daha faydalı oldukları doğru. Ama bunlardan faydalanmak istediğimizde o besinden düzenli olarak belli bir miktarı sürekli tüketmemiz gerektiği de bir başka doğru.
Örnek verelim: Sarımsaktaki allisin (allil sülfür) mükemmel bir sağlık koruyucusu. Anti tümör, anti mikrobik yararları yanında tansiyon dengeleyici etkisi de var. Ne var ki sarımsaktan beklediğiniz faydayı görebilmeniz için her gün en az bir diş ezilmiş çiğ sarımsak yemeniz gerekiyor. Bu da sizin çevrenize devamlı sarımsak kokusu yayan biri olmanız anlamına geliyor.
Doğrusu şu olmalı: Herhangi bir besin seçiminde “o mu, bu mu?” sorusunu sormalı, lezzet kadar sağlık faydasını da dikkate almalı. Ama o besinin tüketimine biraz süreklilik de kazandırılmalı.

Biz probiyotikleri probiyetikler de bizi besliyor

Beslenmek lokmaları mideye indirmek kadar basit ve sıradan bir eylem değil. Mideye indikten sonrası hele hele kalınbağırsaklardaki işlemler aşaması apayrı bir konu. Hem çok farklı, hem de çok karmaşık bir süreç.
Probiyotik bakterilerin beslenmemize müdahalesi ise bağırsaklarda değil, besinler daha ağzımızda iken başlıyor. Zira ağzımızda da ciddi miktarda probiyotik bakteri yükü var. Ama yine de besinlerle probiyotikler arasındaki asıl alışveriş bağırsaklarda oluyor.
Özeti şu: Bizi sadece yediklerimiz beslemez. Bağırsağımızdaki dost bakterilerin yani probiyotiklerin de beslenmemizde katkıları var.

Bazı probiyotikler kilo da verdiriyor

Dost bakteriler probiyotiklerin pek çok marifeti var ama bunlardan biri son zamanlarda daha çok dikkati çekiyor, daha fazla ilgi görüyor. Bazı probiyotik bakterilerin kilo kaybını destekleyebilecekleri anlaşılıyor. Bunlardan biri yoğurtta bolca bulunan L. Fermentum.
Bu probiyotik türünün düzenli kazanımının kilo kaybını hızlandırabileceğini gösteren ciddi bulgular var. Kim bilir belki de yoğurdun kilo dengeleyici gücü sadece protein zenginliğinden değil, biraz da probiyotik gücünden kaynaklanıyor.
Bir başka çalışmada ise L. Gasseri isimli probiyotik türünün de kilo vermeyi hızlandırabileceği anlaşılmış. 12 hafta süre ile bu probiyotiği destek olarak kullananlarda göbek yağı yüzde 8.5 oranında azalmış.
Özeti şudur: Tüm probiyotikler kilo kaybına yardımcı olmuyor ama akılcı kullanıldıklarında bazı probiyotikler kilo verme çabalarınızı destekleyebilir, aklınızda olsun.

Ev yapımı 3 doğal temizlik ürünü

◊ Sirke (dezenfeksiyon ve temizlik için)
◊ Limon suyu (yağ sökücü ve metal parlatıcı)
◊ Sirke-zeytinyağı karışımı (mobilya parlatıcısı)

X