"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

En güvenlisi Gİ diyeti

Yıl bitmeden bir karar verip yeni yıla daha hafif, daha zinde ve daha sağlıklı başlamayı planlayanlar için bugünden itibaren bir hafta boyunca örnek mönülerin de yer aldığı farklı diyet planları yayınlayacağız.

YAŞAM ReÇetelerİ

Fazla kilolar ortak derdimiz. Kimimiz 2-3 kiloyu bile çok görüyoruz, kimimiz ise 5-10 kiloluk artıştan kurtulma arzusundayız.
Mutlaka diyete başlayacağız. Ama hangi diyete? Lütfen yola çıkarken dikkatli olun.
Çünkü yanlış diyetler yağ yerine kas yakmak, kilo vermek yerine sağlığı kaybetmek anlamına gelebiliyor.
Acil çözümlerden de haptı, ilaçtı, iğneydi, aletti gibi faydasız önerilerden de uzak durun. Bu işi çözmenin tek yolu var: Sorunun nedenini bulup onu ortadan kaldırmak, doğru bir beslenme ve egzersiz planını ısrarla uygulamak.
Yıl bitmeden bir karar verip yeni yıla daha hafif, daha zinde ve daha sağlıklı başlamayı planlayanlar için bugünden itibaren bir hafta boyunca örnek mönülerin de yer aldığı farklı diyet planları yayınlayacağız.
Gİ NE ANLAMA GELİYOR?
Bir besinin Gİ’si (Glisemik İndeksi) onun “kan şekerini yükseltme becerisi”ni ifade eder. Sıfır ile 100 arasında değişen Gİ, 100’e ne kadar yaklaşırsa o besin o oranda sorunlu demektir.
Çünkü Gİ’si düşük besinler insülin cevabını azaltırken yüksek Gİ’li besinler kan şekerini çok fazla ve hızlı yükseltip şiddetli “insülin-şeker dalgalanmaları”na sebep olur.
Bu dalgalanmalar kan şekerinin ayarlanmasını, kan yağlarının dengelenmesini güçleştirir. Trigliseridi yükseltir. HDL kolesterolü azaltır. Hipoglisemi ataklarını sıklaştırır. Yeme kontrolünü güçleştirir.
Kilo almayı özellikle göbek, bel bölgesinde yağ depolamayı kolaylaştırır.
Karaciğeri yağlandırır. Damarlarınızı hızlı yaşlandırır. Sizi önce gizli şeker, sonra da şeker hastası yapar!
Gİ’si düşük besinlerse kan şekerini daha yavaş ve daha az yükselttiğinden gereksiz insülin banyolarını engeller ve yukarıdaki sorunların çoğunu önler.
Gİ diyeti, bilimsel, güvenilir ve faydalı bir beslenme tarzıdır.
Yalnız kilo vermeyi değil, kilo almayı da önleyen Gİ diyeti, diyabet ihtimalini azaltmaktan kalp damar hastalıklarını engellemeye, belleği korumaktan bazı kanserlerin sıklığını azaltmaya kadar pek çok alanda faydalıdır.
Özellikle reaktif hipogliseminiz veya gizli şeker riskiniz varsa, göbek-karın bölgesinden kilo alma eğilimindeyseniz, genetik mirasınızda hipertansiyon, kalp damar hastalığı, felç riski varsa, beslenme tarzınızı değiştirmenizde, zaman yitirmeden Gİ diyeti ile beslenmenizde fayda var.

KİMLER Gİ DİYETİ YAPMALI?
Tatlıya aşırı istek duyuyorsanız, zaman zaman tatlı krizleri yaşıyorsanız
“Unlu mamuller”den (kek, börek, çörek, simit, pasta, açma, poğaça, pizza, makarna) fazlaca hoşlanıyorsanız
Tatlı ve hamur işi yedikten sonra iştahınızı kontrol etmekte zorlanıyorsanız, 1-2 saat sonra yorgun düşüyor uyukluyorsanız, özellikle bedeninizin üst kısmından terliyorsanız, yoğunlaşma, anlama, öğrenmede zorlanıyorsanız
Bel çevreniz kadınsanız 84, erkekseniz 94 cm.’den genişse ve/veya bel-kalça oranınız erkekseniz 0,9’dan, kadınsanız 0,8’den fazlaysa
“Baklava-börek” yedikten sonra kalp çarpıntılarından yakınıyorsanız
Geceleri terlemelerle uyanıyorsanız
Vücudunuz su toplamaya eğilimliyse, çok sık su içme ihtiyacı duyuyorsanız, ağız kuruluğundan çokça yakınıyorsanız
Aç kaldığınızda panik atak gibi nöbetler yaşıyorsanız siz bir Gİ diyet uygulayıcısı olmalısınız...

Aslında Gİ diyeti, sağlık için hemen herkesin düzenli olarak günlük yaşantısına uyarlaması gereken bir beslenme planıdır. Ancak her zaman yinelediğimiz üzere çocuklar, ergenler, hamileler, emzirenler, kemoterapi, radyoterapi gibi sarsıcı yan etkileri olabilen tedavileri görenler, nekahet (operasyon, ciddi bir enfeksiyon sonrası) dönemindekiler, hekimleri ve beslenme uzmanları tarafından önerilmedikçe Gİ diyeti yapmamalıdır.

YÜRÜMEK FARK YARATIR

Verilen kiloların yeniden ve çoğu kez de fazlasıyla geri alınmasının birinci nedeni aktivite eksikliği, yürüme alışkanlığının edinilmemesi ve “günde 10 bin adım” atma yasasının önemsenmemesidir. Hangi diyeti yaparsanız yapın yürümeden başaramazsınız!
Her gün, en azından gün aşırı ve en az 30-45 dakika süreyle tempolu yürümeyi ihmal etmeyin. Azla başlayın, 5 bin adım atın. Ama sürekliliği sağlayın.
Zindeleştikçe miktarı artırın, 7 bin 500’e, 10 bine çıkın. Her gün yapın. Unutmayın: Yürüme alışkanlığı sağlıklı bir kiloda kalabilmenin en güçlü garantisidir.

X