Dağlarına bahar gelmiş memleketimin

Gelin o soğuk, yağışlı kara kışın karamsarlığını geride bırakıp içimizdeki cemrelerle beraber şu yeni bahara kucak açalım.

Haberin Devamı

 Zor bir kıştan çıktık. Bir sürü nedenle çok da bunaldık. Ama yine de ve her şeye rağmen önümüze bakacak, “huzurlu hayat” yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
Bu yolculukta bize pek çok şey lazım olsa da “motivasyon”un önemi bir başka.
Gelecek günlerin daha iyi olacağını düşünmek, gücümüze ve yeteneklerimize güvenmek, yaşadığımız yeri ve işimizi sevmek, ilişkilerimizi iyileştirmek ve daha pek çok şey için “motivasyona” muhtacız.
“Motivasyon da neyin nesi hocam?” derseniz size o basit ve klasik örneği hatırlatırım:
Bedeninizi bir otomobil gibi düşünün. Ruhunuzu da o otomobilin deposuna doldurulan yakıt, yani enerji kaynağı olarak hayal edin.
Otomobiliniz son model ve mükemmel bir araç da olsa, yakıt deposuna “normal” değil “süper benzin” de koysanız, otomobilinizin harekete geçmesi için mutlaka kontak anahtarını çevirmeniz gerekir.
“Motivasyon” işte o kontak anahtarı gibidir. “Harekete geç!” emridir.
Bana sorarsanız “bahar algısı”nın kendisi zaten en güçlü ve etkili motivasyon araçlarından biri.
Cemrelerin sadece suya, havaya, toprağa düştüğünü de zannetmeyin. Her baharda benzer cemreler ruhumuza da düşer.
Gelin o soğuk, yağışlı kara kışın karamsarlığını biraz geride bırakıp içimizdeki cemrelerle beraber şu yeni bahara kucak açalım ve Ahmed Arif’in en güzel şiirinin o ünlü dizesini bir kez daha yüksek sesle tekrarlayalım: Dağlarına bahar gelmiş memleketimin!

Haberin Devamı

Zihinsel performans nasıl güçlendirilebilir?

Daha etkin ve güçlü bir konsantrasyon için beyne daha fazla omega-3, özellikle de DHA kazandırmak lazım.
Ayrıca daha çok “metil” vericisi başka maddeler (mesela Sam-e, mesela folik asit, mesela B12 vitamini), “kolin” öncüleri (citikolin, fosfatidil kolin) kazandırmakta da fayda var.
Özellikle omega-3 yağları ile yağlanan beynin kolin sayesinde zihinsel bir akışkanlık kazandığı kesindir. Kısa ve geçici başka bir uyaran var mı diye soruyorsanız kafeini de bir kenara yazın.
Kafein geçici bir iyilik hissi ve uyanıklık hali sağlayabiliyor ama bu yerini kısa bir süre sonra yorgunluk ve kafa karışıklığına da bırakabiliyor.
Kısacası kafeinin bir konsantrasyon artırıcısı, bir canlandırıcı mı, bir kafa karıştırıcısı veya yük mü olduğu konusu biraz karışık.
Dolayısıyla beyninizdeki D vitamini, demir, magnezyum seviyelerinin de zihinsel performansınızı ciddi ölçüde etkileyebileceği aklınızda olsun.

Haberin Devamı

Hayat Okulu’nda bu hafta ne var?

Şile’deki Şile Gardens Otel’de çalışmalarını sürdüren ‘Yaşasın Hayat Kilo Yönetimi ve Detoks Merkezi’mizin bu haftaki “Hayat Okulu”nda “Sağlıklı et ve sebze yemekleri” konusu işlenecek ve pratik uygulamalar yapılacak. Faydalanmak isteyenlerin 0216 712 24 24 no’lu telefondan diyetisyen Gözde Ateş’le temasa geçmeleri gerekiyor.

Domatesteki likopen bizi nasıl koruyor?

Domatesteki kırmızı mucize likopen, yaşlandıkça kuruyan, ince, sarkık ve buruşuk bir görünüm alan cildin en iyi desteği.
Domates bir tür “güneş koruma faktörü” gibi çalışıyor. Biliyorsunuz güneş koruyucularındaki maddeler güneşten gelen zararlı UV ışınlarını ya yansıtıyor ya da emip içine alıyor. Likopen ikincisini yapıyor, yani ultraviyole ışınlarını adeta yiyip içiyor, içine çekiyor.
Hatırlatalım, ultraviyole ışınlarının bir kısmı sağlığımızın olmazsa olmazı D vitamininin cildimizde üretilebilmesi için zorunlu bir faktör.
Ancak bazı UV ışınlarının cilt hücrelerinin DNA’sına zarar verdiği de kesin. İşte likopen bu zararlı UV ışınlarını içine emip yok ederek cildimizdeki DNA hasarını engelliyor.
Aklınızda olsun:
Likopen sadece cildinizin değil, damarlarınızın yaşlanmasını da geciktiren ve aynı zamanda anti kanser özellikleri olan bir madde.
O halde domatese, salçaya özellikle de ısıtılmış, ezilmiş, parçalanmış domatesli ürünlere -domatesin çorbasına- hücum!

Haberin Devamı

Huzurlu ve keyifli bir hayat için uzun bir yol haritası

İyi hayat yolculuğunun olmazsa olmazı saydığımız 70’lik anayasasının üçüncü 20’lik dilimini de bugün yayınlıyoruz. Son 10’luk bölüm de yarın bu sayfada olacak.
1- Müzikten kopma.
2- Duasız uyuma.
3- Tartışma, tartışsan da uzatma.
4- Kendine yetmeye çalış.
5- Gerektiğinde işi oluruna bırak.
6- Az dert, bol arkadaş edin.
7- Dertleşmekten çekinme ama çok da mızmızlanma.
8- İncinme, incitme.
9- Az konuş, çok dinle.
10- Sıkıntılarını paylaş, paylaşabileceğin insanlarla dost, arkadaş ol.
11- Unutmayı bil, anı yaşa.
12- İhtiraslı olma, eleştiride kıskanç, övgüde cömert ol.
13- Övmeyi de övgüyü kabullenmeyi de bil.
14- Hoş sohbet biri ol.
15- ‘Hayır’ı ‘evet’le eşitlemeye çalış.
16- Sağlık kontrollerini ihmal etme.
17- Gereksiz ilaç kullanma.
18- Kanserojenlerden korunmayı bil, işe ve eve giren kimyasalları azalt.
19- Fırsat bulursan öğleden sonra kısa bir uyku çek.
20- Korunmayı ihmal etme: Emniyet kemerini tak, kaskını kullan...

Haberin Devamı

◊ Manevi tohumlar kendi topraklarında filizlenir.
◊ Doğa bizim ustamızdır, bilinmeye değer her şeyi bize o öğretir.
◊ Sonsuzluk bir dizi sonlu değişimin sonucudur.
(Huzurlu Yaşama Sanatı/Toksöz B. Karasu/Boyner Yayınları)

 

Yazarın Tüm Yazıları