"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Çok mühim bir konu: Şeker

Faili meçhul zannedilen birçok sağlık sorununun görünmez, gizli nedeni şeker! Çünkü o, tahrip edici birçok önemli biyokimyasal sürecin tetikleyicisi. Peki bunlar neler ve nasıl korunabiliriz? Buyurun...

Şekerin fazlasının iflah olmaz bir sağlık düşmanı olduğundan şüphemiz yok. Bu kesin!

Bizim konuyu yeterince ciddiye aldığımızı söylemekse biraz zor. Şeker tüketimimiz sürekli artıyor. Anne babalar, hele hele çocuk ve gençlerimiz tehlikenin farkında değil. Doktor ve diyetisyenlerimizin önemli bir bölümü bile hâlâ ‘bir gram şeker=4 kalori’ tekerlemesiyle yetinip, şekerin kimyasından çok fiziğine (!) önem veriyor. Şekerin fazlası hasta ediyor. Kronik hastalıklara da en çok şekeri fazla tüketen toplumlarda rastlanıyor. Nedenine gelince…

1 GRAMDA 4 KALORİ

Bir gram şekerde 4 kaloriye eşdeğer enerji olduğu, şekerin kolay kilo aldırdığı doğru ama şekerin zararları sadece yüksek kalori içeriği ile sınırlı değil. Şeker can yakıcı ve tahrip edici önemli bazı biyokimyasal süreçlerin de tetikleyicisi. Faili meçhul zannedilen birçok sağlık sorununun görünmez, gizli nedeni de yine o!

Kısacası bir değil, birçok günahı var. Peki neler mi o günahlar?

Buyurun…

ŞEKERİN 7 BÜYÜK GÜNAHI

- DAMARLARI TIKIYOR: Şeker kimyasal özellikleri nedeniyle kolesterolden daha tehlikeli bir damar tıkayıcısı. Damarların sertleşip plaklarla işgal edilmesinde yüksek LDL kolesterol gibi bir damar düşmanı. Kanda artan şeker yoğunluğu, LDL (kötü) kolesterolü okside ederek onu daha da toksik bir yapıya dönüştürüyor.

- İLTİHABI TETİKLİYOR: Şeker bilinen en güçlü iltihap tetikleyicilerinden biri, belki de birincisi. Önüne gelen her şeyi ‘şekerle boğarak!’, yapısını alt üst ediyor. Mesela proteinler! Proteinler temel yapıtaşlarımız. Onların ‘şeker havuzuna düşmesi’ ve yapılarının bozulması, daha kırılgan, o sert ve toksik yapılara dönüşmesi ve neticede ‘zararlı atıklar’ haline gelmeleri demek.

BELE, KARACİĞERE AĞIR YÜK

- BAĞIŞIKLIĞI BOZUYOR: Şeker yine aynı nedenle çok tehlikeli bir bağışıklık baskılayıcı. Şeker tüketimi arttıkça bağışıklığımız çöküyor. Yüksek kan şekeri seviyesi diyabetlilerin enfeksiyonlara daha sık yakalanmaları ve tedavilerinin daha güç olması anlamına geliyor. Şeker, bakterilerin de, kanser hücrelerinin de en sevdikleri gıda!

- ŞİŞMANLATIYOR: Şeker iflah olmaz bir insülin uyarıcısı. Pankreas bezi, kan şekerindeki ani yükselmelerde sisteme bol miktarda insülin pompalıyor. Çok kısa bir süre sonra da insülin direnci devreye giriyor. Yüksek insülin seviyeleri ve insülin direnci ise belin kalınlaşıp göbeğin büyümesi, karaciğerin yağlanıp safra taşlarının oluşması, diyabete, obeziteye davetiye çıkarılması yani ‘metabolik sendrom’ anlamına geliyor. Netice mi? Obezite patlıyor, diyabet salgını başlıyor.

- BELLEĞİ ZAYIFLATIYOR: Şeker bilinen en güçlü bellek düşmanlardan. Kanıtı, şeker ayarını ciddiye almayan 60 yaş üzerindeki diyabetliler. Şeker hastalarında beyin harabiyeti daha erken başlayıp daha hızlı seyir gösteriyor. Belki de bu nedenle bazı nöroloji ve metabolizma uzmanları Alzheimer hastalığı için ‘tip-3 diyabet’ tanımını kullanıyor. Özetle şeker, beyni de hızlı ve erken yaşlandırıyor. Kanda şeker arttıkça, beyin daha hızlı yıpranıp küçülüyor.

ERKEKLERE ‘ÖZEL’ TEHLİKE

- KIKIRDAĞI ERİTİYOR: Şeker eklemlerimizi de tahrip ediyor. Yalnızca eklem kıkırdaklarını eritip romatizmayı tetiklemiyor, kemik erimesini de hızlandırabiliyor. Bitmedi! Şeker (özellikle früktoz) tüketimi fazla olanlarda GUT HASTALIĞI’na ve/veya hiperinsülinemiye daha sık rastlanıyor. Unutmayın: Gut bilinen en can sıkıcı metabolik ve romatizmal hastalıklardan biri.

- İKTİDARI AZALTIYOR: Şeker cinsel hormonların üretimini de baskılıyor; üstelik sperm sayısını ve kalitesini düşürüp, sağlıklı gelecek nesil beklentisini tehlikeye atabiliyor. Aşırı şeker tüketiminin, iktidarsızlıkla sonuçlanabilecek damar tıkanmalarına davetiye çıkardığı da biliniyor.

SİZ BU HATALARI YAPMAYIN

- Çoğumuz her bardak çaya 2-3 şeker ekliyor, kahvenin şekersizini sevmiyor. Oysa kahveyi, çayı şekersiz ya da az şekerli de içebiliriz.

- Şekerli içecek tüketimimiz büyüyor. Oysa sorun temelde ‘susuzluk’ hissinin giderilmesi. Bunun için bir bardak su yetiyor. Değişik bir seçenek mi arıyorsunuz: Ayran, bitki çayları, kefir sizi bekliyor.

- Çoğumuz kahvaltıda kaşık kaşık BAL, öğlen-akşam yemek üstüne pekmez yemeyi sağlıklı bir iş sayıyoruz. Ne ki bal ve pekmez kararında tüketilmeli. Onlar da ‘keyfi çıkarılarak’ değil, ‘tadına bakılarak’ yetinilmesi gereken gıdalar.

- Çoğumuz koca bir bardak taze sıkılmış portakalsuyu en sağlıklı içecek sanıyoruz. Bunu çocuklarımıza da her sabah ısrarla içiriyoruz. Oysa taze sıkılmış bir meyve suyunun sağlık yararlarından istifade edebilmek için ¼ su bardağı kadarını (50ml) içmek kafi geliyor. Fazlası bedenimize ‘früktoz bombalaması’ yapıyor.

- Çoğumuz okula giden çocuğuna ‘kafası daha çok çalışsın, soruları daha iyi yanıtlayıp problemleri daha kolay çözsün’ diye kahvaltıda veya sınav öncesinde şeker ya da tatlı bir şey yediriyoruz. Tam da tersine o çocuğun derste veya sınavda kan şekeri düşüyor, kafası karışıyor, konsantrasyonu bozuluyor.

MEYVE DE RİSKLİ

- Çoğumuz paketlenmiş gıda satın alırken “İÇİNDEKİLER” listesine hiç bakmıyoruz. Oysa bırakın bisküvilerle gofretleri, sosların, mayonez ve ketçapların bile içleri ‘gizli şeker’ kaynıyor.

- Çoğumuz hâlâ ‘meyvedeki früktoz doğal şekerdir, bir zarar gelmez’ diye düşünüp, akşamları meyve ziyafetlerine çevirebiliyoruz. Meyve tüketiminde de ölçüyü kaçırmamak zorundayız.

- Çoğu kahvaltıyı şekerli fındık ezmeleri veya reçel süslüyor. Özellikle çocuklarına kahvaltıda ısrarla bir dilim ekmek bir kaşık çikolatalı kakaolu fındık ezmesi, reçel yediren iyi niyetli anneler; lütfen dikkat!

- Komşu ağırlamalarında, torun ziyaretlerinde, çocuk ödüllendirmelerinde ‘tatlı’ içerikli şeker bombalarını ‘hediye’ ya da ‘ikram’ olarak çok sık ve yoğun kullanıyoruz. Buna da bir çare bulmamız lazım.

- Çocukların rol aldığı yiyecek içecek reklamlarındaki ürünlerin hepsinin masum olduklarını sanmayın. Şekerli gıdaların reklamlarında çocukları çok sık görüyoruz. Bu çok yanlış ve mühim bir tehlike. Yetkililer bu reklamları sınırlayan bazı önlemler alabilirler.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI