"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

B12 iştah açar mı?

Vitaminlerin kilo aldıracağı endişesi yeni değil, belki de 50 yıl öncesine dayanan çok eski bir şehir efsanesi. Hiçbir vitamin kilo aldırmaz. İştah konusuna gelince...

Eğer ağır bir vitamin eksikliği sebebiyle ciddi bir iştah kaybı söz konusu ise eksiğin tamamlanması ile sağlık da iştah da yerine gelir. Yani “artan” değil, “yeniden kazanılan” bir iştah söz konusu olur.
Gelelim detaylara...
Suda eriyen, ısıya dirençli, ışığa duyarlı B12 vitamini karaciğerde depolanır.
Sinir kılıfının (miyelin) korunması, kemik iliğinde alyuvar (eritrosit) yapımının artması, demirin depolanması, ağrı eşiğinin düşürülmesi, enerji sağlama, toksinlerin atılması B12’nin başlıca görevleridir. Bu görevleri folik asit desteğiyle başarır.
Eksikliğinde; halsizlik, güçsüzlük, denge bozukluğu, ellerde ve ayaklarda uyuşukluk ve karıncalanma, yürüme güçlüğü, unutkanlık, yoğunlaşma yetisinde azalma, ileri dönemlerde bunama belirtileri ve psikiyatrik bulgular ortaya çıkabilir.

B12 nasıl kazanılacak?

Bedenimizin üretemediği bu vitamini öncelikle karaciğer ve böbrek, et, tavuk, balık, kabuklu deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta sarısından alırız.
B12, midede bulunan bazı hücrelerin salgıladığı bir taşıyıcı protein (intrensek faktör) ile ince bağırsaklardan kalsiyum varlığında emilir. Kas içi-ne (kalçadan) iğne yapılması, ağızdan alımından 50 kez daha fazla etkilidir.
Yaşlılar, vejetaryenler, mide operasyonu geçirenler, hamileler, emzirenler, sporcular, yoğun alkol ya da sigara kullanıcıları, uzun süre mide asidini azaltan ilaç kullananlar ve karaciğer hastaları B12 eksikliği ile karşılaşabilir.
Erişkinlerde günlük gereksinim 3-4 mcg’dır.
B12 seviyeleri kan analizleri ile kolayca anlaşılabiliyor ve eksiklik halinde tablet, şurup veya enjeksiyonlarla eksiklik gideriliyor.

En etkili tansiyon ilacı hangisi?

Hipertansiyon tedavisinde kullanılan pek çok ilaç var. Bazıları damar genişleterek, idrar söktürerek diğerleri kalsiyum kanallarını bloke ederek, bazı enzimlerin etkisini engelleyerek veya kalp atım sayısını düşürüp kalbin kasılmasını hafifleterek görevlerini yerine getirir.
Doktorunuz sizin hangi tansiyon ilacını kullanacağınıza karar verirken pek çok faktörü dikkate alır.
Yaşınız, kilonuz, işiniz, cinsiyetiniz, kan basıncından etkilenen diğer sistemleriniz, varsa başka hastalıklarınız, kullandığınız diğer ilaçlar bunların en önemlileridir.
Şeker hastasıysanız tiazid içeren idrar söktürücüleri, sık hipoglisemi atakları yaşıyorsanız beta bloker’ları, cinsel fonksiyonları zaten sınırda biriyseniz ganglion bloker’larını, akciğer hastası ve sigara içen biriyseniz ACE enzimi baskılayıcılarını kullanmak istemeyecektir.
Kısacası kan basıncınızın hangi ilaçla kontrol altına alınacağı dikkat, bilgi, beceri ve uzmanlık gerektirmektedir.
Bu nedenle doktorunuzun önermediği hiçbir tansiyon ilacını kullanmayın.

Unlu tatlı mı sütlü tatlı mı?

Unlu tatlıları tamamen bir karbonhidrat bombardımanı gibi düşünebilirsiniz.
Tercihinizi baklava, kadayıf, şöbiyet gibi tatlılardan yana kullandığınızda “karbonhidratın karbonhidratla evlendiği” yani “unla şekerin birleştirildiği”, üstelik bu sorunlu evliliğin yağ ilavesiyle daha da problemli hale getirildiği sağlıksız ve riskli bir keyfi tercih etmiş olursunuz.
Yediğiniz lezzetlidir ama aynı zamanda tıka basa şeker dolu ve kan şekerini hızla yükselten kalori bombası bir besindir.
100 gram fıstıklı baklavanın ortalama 400-450 kalori enerji içerdiğini ve bu enerjinin yüzde 70’inden fazlasının doğrudan şeker ve nişastadan geldiğini düşünürseniz, sorunun büyüklüğünü daha iyi kavrarsınız.

En güçlü antioksidan kaynakları

1- Kuru erik (Her akşam 2 adet kuru erik tüketin.)
2- Kuru üzüm (Her sabah 5-6 adet çekirdekli siyah kuru üzüm yiyin.)
3- Yaban mersini (Biraz pahalı!)
4- Böğürtlen (Bizde zor bulunuyor.)
5- Çilek (Lezzetli, fiyatı makul ve güçlü bir meyve.)
6- Ispanak (Her yerde her zaman bulunabiliyor.)
7- Lahana (Aynı zamanda güçlü bir prebiyotik, mükemmel bir kalsiyum kaynağı.)
8- Kırmızıbiber (Mükemmel bir sebze, müthiş bir C vitamini deposu.)
9- Karnabahar (Lahana ile değişimli tüketin.)
10- Soğan (Asla vazgeçmeyin, kırmızısını tercih edin.)

Şeftali mi kayısı mı?

Kayısı da şeftali de o kadar lezzetli ve faydalı meyveler ki bence bu yanıtlanması çok zor bir soru. Bu maç berabere biter. İlle bir galip olacaksa da oylar kayısıya verilir.
Prensip olarak kabızlık durumunda kayısı, ishal durumunda şeftali tercih edilmeli. Potasyum eksikliği varsa öncelik kayısıya verilmeli.
Kayısının bir avantajı da “likopen” içeriğinin şeftaliden daha fazla olması.
Likopenin antioksidan, antikanser etkileri olduğunu ve cilt yaşlanmasını geciktirdiğini hatırlatalım.

X