"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Osman Müftüoğlu

Depresyonun atipik işaretleri

6 Temmuz 2018

Yorgun, isteksiz, keyifsiz ve de bitkin misiniz? Her sabah yorgun uyanıyor, her gece uyku bölünmeleri ve terlemeleri yaşıyor, gün içinde de miskin kediler gibi kanepenizde kıvrılıp kalıyor musunuz?

Peki ya o öfke atakları neyin nesi? Nereden çıktı o küsme halleri? Nedir bu alınganlık nöbetleri, olur olmaz darılmalar?

Ve bir de son günlerde kendini daha çok hissettiren unutkanlık meselesi? Dalgınlık, kafa dağınıklığı, odaklanamama problemi?

Sahi bütün bunlar neyin nesi?

Bunların çoğu “klinik bir depresyonun”  bilinen işaretleri. Tamam ama çok daha enteresan ve şaşırtıcı belirtilerle de ortaya çıkabiliyor depresyon. İşte o zaman zorlaşıyor teşhisi.

Mesela neler mi? Bu yazıda “depresyonun atipik belirtileri”ne değiniyoruz. Buyurun...

Cinsel isteksizlik

Yazının devamı...

Elma sirkesini neden beğeniyorum

5 Temmuz 2018

Elma sirkesi benim vazgeçilmez detoks favorilerimden biri.
Nedeni şu:
Diğer sirkeler de iyidir, hoştur, sağlıklıdır ama onlar asetik asit içerikleri nedeniyle asit oluşturmaya eğilimlidir.
Elma sirkesi ise farklı olarak bol miktarda “alkali yapıcı” bir mucizeyi, “malik asit”i içerir.
Bir yerlerden aldığım şu eski bir tarifi kullanıyorum:
Bir bardak magnezyum zengini ılık suya bir yemek kaşığı elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal ekleyip sabah aç karna içerek güne başlamak! Deneyin derim...

Deniz tuzu daha mı sağlıklı?

Kaya tuzu da, deniz tuzu da, göl tuzu da, hepsi sağlıklı...

Yazının devamı...

60. yaşını kutlayanlara 10 altın öneri

4 Temmuz 2018

Kadın ya da erkek olmanız fark etmiyor. 50’nci yaş gününü herkes farklı duygularla kutluyor. Haklılar da... 50’nci yaş bir gölge çizgisi ise, 60’ıncı yaş günü de önlemler dizisidir. Bundan sonrası daha keyifli ama öncesine göre biraz daha risklidir. Beden 60 bin km’yi devirmiş bir araba, ruh ise tecrübelerle gençleşmiş bir delikanlı gibidir. Kısacası bedene de ruha da yeni bir ayar, yeni bir program gerekir. Peki ne yapmalı? Yapacak şey çok ama bence aşağıdaki kutuda yazılı 10 madde başlıca hedefleriniz olsun…

İŞTE O ÖNERİLER

- DAHA AZ VE ÖZ YİYİN: Çünkü yaş 50’yi geçince can boğazdan gelmiyor, gidiyor. Çok değil, az yiyenler uzun yaşıyor.
- ZEYTİNYAĞINA YÜKLENİN: Bu tavsiyeyi aşırı miktarda zeytinyağı tüketeceksiniz şeklinde anlamayın.
Yapacağınız şey şu: Günlük yağ iştikakınızın üçte ikisini değil, dörtte üçünü zeytinyağı ile karşılamayı kural haline getirecek, kalanını tereyağı ile halledeceksiniz.
- ASLAN DEĞİL, KUZU OLUN: 50’sinden sonraki sağlıklı yaşam sırlarından biri de şu: Hayvansal ürünler azaltılacak, minimuma indirilecek; bitkisel ürünlere -sebzeye, bakliyata, meyveye- ağırlık verilecek.
Kısacası “50’sine kadar genç aslan, 50’sinden sonra da aktif kuzu prensibi” devreye girecek.

Yazının devamı...

En Cok prebiyotik nelerde var?

3 Temmuz 2018

Bağırsaklarımızdaki trilyonlarca dost bakterinin varlıklarını sürdürebilmeleri, işlerini doğru dürüst yapabilmeleri, daha da önemlisi karınlarını doyurabilmeleri için onlara yeteri kadar prebiyotik gıdayı yani “yem”i her gün düzenli olarak vermek zorundayız.
Çünkü onlarla aramızdaki ilişkide “besle kargayı oysun gözünü” durumu değil, “bir koy beş al” ilişkisi var. Çoğu sağlık sorunundan (kilo, kanser, alerji, iltihap, ishal, kabızlık) onlar sayesinde korunuyoruz. Kısacası prebiyotik yemlerin neler olduğunu bilmemiz, sofralarımızı buna göre düzenlememizde fayda var. Prebiyotik bakımından güçlü olan besinlerden bazıları şunlar:
◊ Soğan ve sarımsak
◊ Yer elması
◊ Pırasa
◊ Muz (yarı olgun)
◊ Elma

Yazının devamı...

Bellek kaybını hızlandıran 5 şey

2 Temmuz 2018

VARAN 1: KAN ŞEKERİNİN OYNAMASI

Kan şekerinin yüksekliği de, düşüklüğü de belleği olumsuz etkiler. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri beyin damar yapısını bozarak (ateroskleroz) demansı davet eder. Farkına varılmayan gizli hipoglisemiler ise tahrip eder. Kısacası hiperglisemi de hipoglisemi de mühim birer bellek kaybı nedenidir. Özellikle ileri yaşlarda fark edilmeyen hipoglisemiler önemlidir. Bunlar yalnızca depresyona, kronik yorgunluğa, bitkinliğe, halsizliğe, sersemliğe sebep olmuyor, belleğin de canına okuyabiliyor.

 

VARAN 2: VİTAMİNLERİN AZALMASI

Özellikle B12 vitamini en mühim bellek belirleyicilerinden biridir. Zaten bu nedenle de “B12’yi belleğinizin sütü gibi düşünün” diyoruz. D vitamini de önemli bir bellek belirleyicisi. Unutmayın, ideali D vitamininizi 50-70, B12 vitamininizi 500-800 aralığında tutmanızdır.

 

VARAN 3: MİNERAL NOKSANLIĞI

Belleği etkileyen en mühim mineral

Yazının devamı...

Hangisi doğru

30 Haziran 2018

İki öğün mü üç öğün mü?

Bu sorunun cevabı kişiye göre değişir. Sağlıklı bir insanın yapması gereken; sabah, öğlen, akşam günde üç öğün yemek yemesidir. Sabah güçlü, öğlen orta, akşam çok az yiyin. Ama insülin direncine bağlı göbeğiniz varsa, ne kadar az yerseniz o kadar iyi. Hiç değilse arada iki öğünle yetinirseniz iyi olur. Tavsiyemiz, sabah ve akşam öğünleri arasına ortalama 14-15 saat boşluk koymanız yönünde.

Hurma mı, zeytin mi?

İkisi de. Özellikle ramazanda iftar sofralarında iki ya da üç tane yiyorsanız bu keyfi kendinizden esirgemeyin. Zeytin iftarda, sahurda, öğlen, akşam, atıştırmalık her zaman yenir. Bir zeytin sadece 8-10 kalori, ancak 30 tane yememelisiniz elbette. Hurmanın ise glisemik indeksi yüksek ama içinde her türlü mucize var. Antioksidan, vitamin, posa; içindeki her şey bağırsak dostu.

Zencefil mi zerdeçal mı?

Cevap zeytin-hurma ikilisi gibi. Mide için zencefil, genel sağlık koruması açısından zerdeçal. Ama ikisinden de vazgeçmemek lazım.

Karaciğer mi beli, bel mi karaciğeri yağlandırır?

Yumurta-tavuk ilişkisi gibi bir fasit daire söz konusu. Bel kalınlaştıkça karaciğer yağlanıyor demektir. Bel kalınlığı karaciğeri yağlandırdıkça da karaciğerin şekerle ilgili metabolik süreçleri yerine getirmesi zorlaşır ve bel kalınlaşır.

Yazının devamı...

O göbek nasıl eriyecek?

29 Haziran 2018

İlk sorudan başlayalım. “Göbek genetik miras mı, yoksa yanlış beslenmenin faturası mı?”
Yanıtım: İkisi de...
Ama genetik mirasınızda olmasına rağmen göbek bağlamayabilirsiniz de...
Göbek ve bel çevresinde biriken yağlar çoğu zaman metabolik bir soruna işaret eder. Bu kişilerin çoğunda insülin direnci sorunu vardır.
Günümüzde her dört kişiden biri insülin direnci genetiği taşıyor. Bu, “Sağlıklıyım, aslan gibiyim” diyen bir gençte bile ortaya çıkabiliyor.
O genetik düğmeye basarsanız; insülin direnci patlıyor, gen aktive oluyor ve göbekler büyüyor, beller genişliyor, enseler kalınlaşıyor, gıdılar sarkıyor. Kötü karbonhidratları, çöp karbonhidratları yani şekerli ve unlu gıdaları fazla tüketmek ve hareketsiz, koltuğa bağlı bir yaşam sürmek, genetik probleme davetiye çıkarıyor.
Peki göbeği eritmenin sihirli bir yolu var mı?

Yazının devamı...

Uykusuzluk sorunu neden çok mühim?

28 Haziran 2018

Neden uykusuz olmaz?

◊ İyi bir gece uykusu belleğinize ilaç gibi geliyor, güç veriyor. Uyanıkken öğrenilen bilgilerin kayıtlarını güncelliyor, sağlama alıyor.
◊ Uyku adeta bir temizlik işçisi gibi çalışıyor. Ruhunuzu temizliyor, sizi bir önceki günün/gündüzün/akşamın “duygusal atıklarından, çöplerinden” kurtarıyor.
◊ Temizleme işi sadece “duygusal arınma” ile sınırlı kalsa neyse. Beyne ulaşabilen kimyasal toksinlerin de çoğunun uyku sürecinde temizlendiği -muhtemelen beyin/omurilik bağlantılarıyla- anlaşılıyor.
◊ Uyku bozukluğunun sadece “dikkat ve öğrenmeyi” azalttığını da zannetmeyin. Uykusuzluğun bellekle ve ruhsal örgütlenme ile ilgili yapılanma ve işlevlerde de hasara yol açabileceğini gösteren net ve açık kanıtlar var.
◊ Belki de bu nedenle uyku sorunu olanlarda depresyon daha yaygın, kilo sorunu ve obezite daha sık görülen bir problem.
◊ Son bir hatırlatma daha: Uyku çocuklar ve gençler için de en az bizim kadar önemli. Mesela uykusu sorunlu gençlerde uyuşturucu kullanma eğilimi daha fazla. Kaza yapma riski daha yüksek. Dikkat dağınıklığı meselesi daha yaygın. Okul başarısı daha düşük. Saldırganlık eğilimi daha fazla. Aman dikkat!

Kortizolün fazlası neler yapıyor?

Yazının devamı...