"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Yükselen iki semt: Bomonti ve Yeniköy

Yükselen derken yeme-içme alanında yükselişi ve popülerliği kastediyorum tabii. Şimdi buyurun nedeni ve nasılıyla iki semtin iştah kabartan mekanlarına...

Hafta içi sıradan bir akşam...
Bomonti’de taksiden indim, Isola adlı mekanı arıyorum.
Mekan hayli sıradan bir caddede, mütevazı bir yere konumlanmış meğer.
Ben buradayım diye bas bas bağırmıyor. Gösteriş yapmıyor.
Böyle mekanları daha çok seviyorum. İçine girince çıkmak istemeyeceğin, “sadece sana aidiz” hissi veren mahalle mekanlarını...
Bomonti’nin en yeni mekanı Isola da böyle bir yer olmuş.
Tıpkı ondan daha önce açılan, Parisli havasıyla dikkat çeken komşusu Batard gibi...
Yeme içme alanındaki genç yatırımcıların, şeflerin Bomonti’ye akını yavaş ve derinden ilerliyor.
Isola’nın iki genç sahibiyle konuşuyorum, “Buraya çok inanıyoruz” diyorlar.
Aslında Bomonti’nin kitlesi gerçekten ilginç.
Bir yandan dev otel ve rezidanslarda kalan çoğunluğu Arap turistler.
Öte yandan buradaki 1+1 modern dairelerde yalnızlığıyla sevgili olmuş bekar beyaz yakalılar.
Özellikle ikinci grubu bomontiada’daki mekanlar doyuruyordu, ama
belli ki orası artık yetmemeye başladı.
Daha gurme, daha orijinal ve sokak aralarına yayılmış yerlere ihtiyaç duyuldu.
Isola ve Batard; bu gizli ihtiyacı giderme konusunda nokta atışı yapmış oldu.

KİMSE İHTİMAL VERMEDİ

Bugünlerde konuşulan bir başka semt de Yeniköy.
Doğrusu yeme-içme alanında Yeniköy’ün yükselen bir yer olacağına kimse ihtimal vermiyordu, ama oldu.
Bugünlerde en popüler mekanı deniz mahsulleri restoranı Azur.
Herkes “Pahalı” diyor, ama koşa koşa oraya gidiyor.
Azur’u popülerlik anlamında şef restoranı Araka takip ediyor.
Bu yeni mekanlar arasında haliyle eski klasikler de yeniden ilgi görmeye başladı.
O klasikler içinden arada bir gittiğim Yelken’i açık ara tavsiye edebilirim pekala.
NE KURTARIR
Hemen yazıyı sonuca bağlıyorum: İstanbul yeme-içme dünyasının birbirine benzer menülerini, sıkıcı ve renksiz işletmelerini ne kurtarır?
Bana kalırsa cesur ve yeniliğe açık şef restoranları.
Onlar da popüler, kirası yüksek popüler semtlerde restoran açamayacağına göre yakında hiç ummadığımız semtlere daha çok akın edebiliriz, hazır olun.

Şehir Atlası

◊ MASLAK’TAKİ ZAXI
Zaxi’nin Instagram’daki profilinden yol tarifi aldım.
Beni Maslak’ın çok ilerisine doğru bir yerlere götürünce “Bu işte bir yanlışlık var” dedim.
Gerçekten de profillerine yanlış konum eklemişler.
Mekanın telefon numarasını arayınca ortaya çıktı.
Meğer eski Sheraton’ın yerine açılan Hilton Oteli’nin altındaymış Zaxi (sonradan profildeki adrese Hilton’u eklediler).
Gelelim mekana...
Zaxi’nin şefi Arif Kemal Doğan’ın yemekleri aslında çok iyi, ama mekan o kadar büyük ve ambiyansı oturmamış ki, uzun süre orada oturmak içinizden gelmiyor maalesef.
Bu soruna el atmaları dileğiyle.

◊ NİŞANTAŞI’NDAKİ SAM
Beyaz dekorasyonu tam benlik. Ferah ve iç açıcı.
Reasürans Çarşısı içinde, eski Kantin’in yerinde.
Levrekli tantunileri denenesi, bazı akşamüstleri yaptıkları “happy hour”ları da takip edilesi...

Ben olsam bugün nereye giderim

◊ Craft Tiyatro’daki Killology ya da Maçka Toy İstanbul’daki Yalnızlar Kulübü adlı oyuna...
◊ Öğle yemeği için Kanyon’daki Steeve’e ya da Zorlu’daki Cantinery’ye...
◊ Akşamüstü takılmacası için Fenix’e...
◊ Geceyarısı eğlencesi için Bedevi, Klein ya da Fırın@Cemetery’ye...

 

 

X