"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Yeni nesil magazinde onlar takipte

Eskilere hürmet sonsuz ama artık yeni nesil kendi yaşdaşlarını merak ediyor, onları takip ediyor.

En çok da ünlü ailelerin yahut ünlü şahısların çocuklarını.
Ünlü şahsın evladı kategorisinin en gözde ismi Zehra Çilingiroğlu.
Bir ara rüküş kıyafetleriyle Miamili Engincan Ural’dı bu kategorinin açık ara şampiyonu.
Ama Londralı Zehra onu geçti.
Sigarasıyla, Londra’sıyla yahut Türkbükü’nde
yediği pahalı hamburgerle dahi gündeme geliyor.
Ya da getiriliyor gündem tanrıları tarafından, orası kara delik.
Oysa Zehra hiçbir şey yapmıyor. Olduğu gibi.
Yeni neslin farkı da bu galiba: Stratejileri yok.
Kafalarına göre davranıyorlar.
“Şöyle yaparsam böyle olur mu?” filan demiyorlar.
Toplum dayatmalarını da pek umursadıkları yok.
En azından şimdilik.
Eminim Zehra sigara içerken onu görüntüleyen medyaya, “Ne mana?” deyip geçmiştir.
Annesinin
medya üzerinden kendisine, “İçmesine çok üzülüyorum” açıklaması yapmasına da...
Gel gör ki yeni nesil ilgi çekmeyi de seviyor.
Kıyafet, saç stili, gidip görülen/eğlenilen yerlerin nereler olduğu onlar için mühim.
Hakan Sabancı mesela.
Ne yaptığı, hangi kadınla çıktığı ya da çıkmadığı yeni neslin en büyük magazini.
Ya da Özge Ulusoy’dan ve de fazla kilolarından ayrılan Hacı Sabancı.
E tabii Aslışah Alkoçlar’ı unutmayalım.
Estetiği ve aşklarıyla filan bir rockstar kadar takipte.
Durum bu:
Yeni neslin magazininde eğlence daha çok, ilişki fırtınası hiç dinmiyor, hep bir parıltı var.
Olmayan tek şey: Eskilerin
o büyük skandallı olayları.
Çünkü daha uslu ve içlerine dönükler; belki ondan.

Zehra’nın pahalı hamburgeri

Zehra’nın pahalı hamburgeri demişken:
Türkbükü’ndeki bir mekanda hamburgere 65, lahmacuna 45, ayrana ise 32 lira ödemiş Zehra.
Onun öznesi olduğu hamburger haberlerinde öyle diyordu.
Aslında Bodrum mekanları biraz da bunun için var, kabul edelim.
Maddi durumu iyi olan ailelerin çocukları yazın gelip para harcasın diye.
Bunu da ben değil, 16 yaşındaki kızının bu yaz Bodrum’daki tüm mekanlara nasıl da hevesle gitmek istediğinden bahseden bir anne söyledi iki gün önce bana.
Derdi büyüktü:
“Kızıma gitme diyemiyorum. Çünkü onun bütün arkadaşları o mekanlara eğlenmeye gidiyor.
O da merak ediyor ve gitmek istiyor ne yapayım ki?
Ve bir gecede acayip paralar harcıyorlar, onun da farkındayım”.

Gidenler ve kalanlar

Her bayram olduğu gibi İstanbul’dan büyük göç başladı.
Hani National Geographic kanalı Tarkan’ın seslendirmesiyle filan hayli sükse Büyük Göçler belgeselini pekala bayram dönemlerinde İstanbul’a uyarlayabilir.
Dakika bir, Otobüsçüler Federasyonu ilk veriyi açıklamış zaten:
“Her gün 2 bin 500 otobüs kalkacak. Bu da ortalama 600 bin kişi demek”.
Bir de bunun uçağı var.
Yani milyona varan kişi her bayram olduğu gibi bu bayram da İstanbul’u terk edecek. Ama son yıllarda başka bir trendleme mevcut:
Bayram zamanı İstanbul’da kalmak.
Nedeni belli: Yollar kaymak gibi oluyor, ayrıca şehir hayli “insansız”.
Bir de kalanlar, gidenlerin güney ellerinde yaratacağı cümbür cemaat duruma karşı hafif elitist bir tavır içinde:
“Ay şimdi alt alta üst üste olur Bodrum ve Çeşme, hiç çekemem”.
İşin yanisi: Gidenler ve kalanlar. Yine bir yerden ayrılıyoruz ortadan ikiye.
Kaçış yok.

X