"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Ünlülerin değişimi

Önce Cem Yılmaz’dan bir video geldi.

Üstü çıplak, elinde rakısı/sigarası, fonda Bülent Ersoy’dan çığlık çığlığa bir isyankar arabesk şarkı.

Yılmaz, bu videonun altına bir de Netflix notu düştü.

Derdi netti: Dijital platformların RTÜK denetimine girecek olmasını protesto etmek.

Ardından
Tarkan’dan Kaz Dağları’na yapılacak altın madenine ilişkin bir Instagram ‘post’u geldi.

Tarkan kariyerinin en başından beri çevreci kimliğiyle tanınıyordu, ama bu kez mesajı daha açık, sert ve sözünü sakınmayan türdendi:

“Doğa katliamlarına son verin.”

Aynı şekilde Şahan Gökbakar da günlerdir Kaz Dağları’yla ilgili Instagram’ından yayın yapıyor, projeden
vazgeçilmesi için yetkililere mesaj yolluyor.

Kerem Bürsin ise son videosunda “Omuriliğimden daha önemli bir şey var, Kaz Dağları” mesajını verdi.

Kısacası popüler kültür figürleri artık olan bitene anında, kendi penceresinden/zekasından tepkisini gösteriyor.

Tuhaf bir konser terk etme nedeni

Sıla, Bodrum Antik Tiyatro’da bir konser vermiş.

Konserin bir bölümünde oturarak şarkı söylediği için seyircilerin bir kısmı konseri terk etmiş...

Sahnedeki yorumcu oturarak şarkı söyledi diye konseri terk etmek bana cidden tuhaf geliyor.

Terk edenlerin eminim daha makul gerekçeleri vardır.

Solistin o günkü yorumunu/elektriğini beğenmemişsindir mesela.

Ya da orkestranın sesi solistin sesini bastırıyordur, konserden hiç keyif almıyorsundur.

Yahut sen şarkıları huzur içinde dinlerken yanındakiler vır vır konuşuyordur filan...

Yani “solist oturuyor” gibi sudan bir gerekçeyle konseri terk etmezsin.

Çünkü sahnedeki kişi keyfine göre, istediği gibi performans sergileyebilir.

Oturarak, ayakta salınarak, zıplayarak...

Önemli olan performans sonuçta.

Ya da sana geçirdiği duygu.

Kaldı ki oturduğu anlarda fasıl şarkıları söylüyormuş Sıla.

Her şey bir yana fasıla da oturmak yakışır hani.

Eğlence gürültüsü

Dün Hürriyet’te haberi vardı.

Boğaz’daki eğlence teknelerine yüksek sesli müzik kirliliği yüzünden peş peşe ceza kesiliyormuş.

Tekne sahipleri de “Cezalar çok ağır” diye şikayet etmiş, “Turist müzik ve eğlence istiyor.”

Turistin her istediği yerine getirilmek zorunda mı, tartışılır.

Tartışmaya açık olmayan ise şu:

Cezalar yeterince ağır olsa her gece yüksek dozda devam etmezdi eğlence gürültüsü.

Bayramdan sonra her şey hız kazanıyor

İstanbul sosyal hayatında genelde kış sezonunda yapılan temalı partiler ilk kez bu yaz da devam etti. Tek tük olsa da.
Bayramdan sonra ise sosyal hayat hız kazanıyor.
Bayram dönüşünün ilk partisi, bir ara kapanacağı ya da başka bir gruba geçeceği dedikodusu konuşulan Vogue Dergisi’nin Bebek Otel’deki “İstanbul” temalı partisi.
Hemen ardından eylül ayının ilk günleriyle beraber sanat dolu günler bizi bekliyor.
Dolapdere’deki Arter’in ve Eskişehir’deki Odunpazarı Modern Müze’nin açılışları peş peşe gelecek.

 

 

 

 

 

X