"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Televizyon izlemeyen TV yıldızı

O Ses Türkiye’de beş yıl boyunca jüri üyesi olarak izlediğimiz Gökhan Özoğuz normalde hiç televizyon izlemediğini itiraf etmiş.


O Ses Türkiye’nin yeni sezon bölümlerine hiç bakmadığını da.
Ah pardon, televizyonda en fazla İlber Ortaylı’yı izleyebiliyormuş. Bir tek o.
Televizyon izlemeyen TV yıldızı olur mu peki?
Hatta ayrıldığı programın ne durumda olduğunu bile merak etmeyen bir TV yıldızı?
Aslında bu tavır dizi oyuncularında da var.
Genelde sohbet aralarında itiraf ederler, “Hiç yerli dizi izlemiyorum” diye.
İyi ama o işin içindesin, nasıl izlemezsin ki?
Kim ne yapmış, nasıl yapmış, insan merak etmez mi?
Beğenebilir ya da beğenmeyebilirsin, ama şu görmedim duymadım bilmiyorum tavrı çok manasız bir snobluk.

Her şey sürekli değişirken...

Karaköy’ün ilk yükseliş dönemlerini anımsıyorum.
Çok değil, bundan beş-altı yıl önce filan.
Peş peşe mekanlar açılıyor, Karaköy’e gidip orada bulunmak “cool” sayılıyordu.
Ferit Sarper’in Gaspar adlı mekanı da onlardan biriydi. Fransız mutfağı dozu yüksek yemekleri, aşırı Berlin dekorasyonu havasıyla o dönem bile Karaköy için fazlaydı belki.
Ama ilk açıldığında müthiş ilgi görmüştü.
Derken aradan aylar geçti ve Gaspar sessiz sedasız kapandı.
Önceki gece Gaspar’ın yerine açılmış Verde adlı mekanda Simge’nin partisine gittim.
Türkçe pop performansları üzerine kurulu bir mekanmış Verde.
Karaköy, hatta çoğu İstanbul mekanında artık olduğu gibi.
O an şunu düşündüm: Bizde mekanların ortaya çıkışı hep dönemin ruhuna, ayran gönüllü kitlelere göre gelişiyor.
O yüzden bir bakıyorsun, bir zamanlar çok sevilen mekan bir süre sonra yok.
Çünkü onun yerini başka haller, tavırlar almış.
Tıpkı Nişantaşı klasiği Park Şamdan’ın yerine Adana İl Sınırı’nın
açılması gibi...

Arşiv için Instagram hesabı açılmaz

Hakan Hatipoğlu kızı Lila doğduktan birkaç saat sonra onun adına Instagram hesabı açmış. Lila’nın bu yazı yazılırken 70 bine yakın takipçisi vardı!
Hatipoğlu çok eleştirilince şu demeç topağını yuvarlamış:
“Benim yaptığım şey çok normal. Her anne baba çocuğuna onun fotoğraflarını arşivlemek için bir hesap açıyor. Çocuğuma ileride ‘Bak kızım sen böyleydin, böyle oldun’ demek için.”
Şimdi...
Fotoğrafları arşivlemek için iCloud denen şahane bir uygulama var.
Ayrıca ona benzer başka uygulamalar da...
Arşiv için Instagram hesabı açılmaz yani. O işin bahanesi.
Bebeğe Instagram hesabı açmak, onu kamuoyuna açmak demek.
Bir de Lila ileride bu kararınızdan belki hiç hoşlanmayacak, ne malum?
Sonuçta o bir birey.
Kendi kararlarını vermeye başlayınca kendisi profilini açsa daha iyi değil mi?
Anne babaların çocukları adına karar verme ve onların hayatına yön verme çılgınlığı ne zaman bitecek acaba...

Bir garip düzen

Daha önce hep duyuyordum ama başıma gelmemişti.
Ve sonunda kişisel Uber tarihimdeki ilk cezayı önceki gün yedim (334 lira).
Bindiğim Uber aracını bir sivil polis ekibi durdurdu.
Gayet kibardılar.
Onlar benden kimliğimi istedi, ben onlardan kimliklerini göstermelerini rica ettim. Gösterdiler.
Sonra ceza işlemlerini yaptılar.
Tabii bu esnada konuşuyoruz da, “Uber fatura kesiyor artık. Neden hâlâ bu cezalar?” diye. Onların da kafası karışık.
Benim anladığım rutin bir uygulama olmuş bu, “Uber ödüyor cezaları zaten” dediler, “Endişelenmeyin”.
Doğru, hem Uber şoförü hem de ben kesilen cezayı işlemler bittikten hemen sonra Uber’e mesaj attık. Herkes öyle yapıyormuş.
Böyle bir garip düzen.
Bu iş ne zaman tam anlamıyla sonuçlanacak merak ediyorum.

X