Tarlabaşı’nın orta yerinde farklı bir ‘Step’

Güncel sanat etkinliği Step İstanbul’un bu yılki mekanı sürpriz bir yer, Taksim 360.

Haberin Devamı

Tarlabaşı’ndan geçerken gördüğümüz, ofis/ev/mağaza projesi.

Bir bakıma Tarlabaşı’nın bakımsız yüzünü dönüştürme projesinin    diğer adı.

Bu nedenle Step İstanbul’a giderken bir merakım da Taksim 360’ın Tarlabaşı’na nasıl iliştirildiğini görmekti.

Tarlabaşı’ndan aşağı doğru yürümeye başladığımda gördüğüm ilk şey şu oldu:

Tarlabaşı’nın önemli bir kısmı hâlâ eski Tarlabaşı.

Buranın simgesi perukçular mesela. Sıra sıra, rengarenk duruyor dükkânları.

Hatta perukçular çeşitlilik anlamında coşmuş.

Sanırım kostümlü organizasyon düzenleyenler nedeniyle.

Öyle ki, 17. yüzyıl Fransa’sında başlayıp tüm Avrupa’ya yayılmış, döneminin soyluluk simgesi olan o kat kat bukleli peruklardan dahi vardı.

Perukçular arasında ise bir dönem bu civarın en meşhur gece kulübü Prive yerine gelip yerleşmiş Cheeky adlı kulüp var.Tarlabaşı’nın ortalarına geldiğinizde ise durum değişiyor, 360 projesi başlıyor.

Haberin Devamı

Biraz bıçak gibi.

Aniden gıcır, yeni binalarla karşılaşıyorsunuz.

Kaldırım genişliyor, sokak aydınlatmaları havalı hale geliyor.

Step İstanbul’un girişi de burada bir yerde.

Azıcık karışık ama. Ben bulmakta zorlandım. Daha iyi olabilirdi.

Neyse, içeri girdiğimde bin şaşkınlık.

Tüm galeriler yan yana dizilmiş. Hepsine ayrı alan ayrılmış neredeyse.

Doğrusu ben tek bir alanda hepsi bir arada olur diye düşünüyordum.

Bu yerleştirme eserlere odaklanmak isteyenler için daha pratik olmuş.

Bir de her galerinin odasına en fazla 6 ya da 7 kişi girebiliyor.

Herkes birbirine saygılı.

İçeride birileri varsa, diğeri dışarıda bekliyor.

Bu da çok iyi; Tarlabaşı’nın orta yerinde kendiliğinden hayata geçmiş Kopenhag kriterleri bir nevi.

Arka tarafa dolandığınızda ise Tarlabaşı’nın eski hali karşınıza yeniden çıkıyor.

Eski ve (fazla) yeni, hayli tezat bir şekilde bir arada.

Esas sürpriz, 360’ın modern binaları arasında görkemli bir şekilde yükselen eski Manastır (İstanbul Sanat Merkezi).

Bu binaya dair ayrı bir yazı yazdım, çünkü hak ediyor. Hemen aşağıda.

Sonuç olarak 360’ın film seti gibi duran aşırı yeni ve korunaklı haline Step İstanbul’un “yaşayan” hali bence çok iyi gelmiş.

Haberin Devamı

Unutmadan: Step, 22 Kasım’a dek sürüyor, internetten randevunuzu/biletinizi alıp mutlaka gidin derim. Ki şu sıra yapılacak yegâne dışarı çıkma etkinliklerinden biri bu.

NOT: İçeri girerken HES kodunuzu alıyorlar. Bu açıdan da önlemler alınmış yani.

‘Manastır’ binasına şimdi ne olacak?

Gelelim tarihi Manastır binasına.

2014’e kadar burası tiyatro oyunlarının oynandığı, dans gösterilerinin yapıldığı, çok aktif bir sanat merkeziydi.

Hatta benim de modern dans dersleri için buraya girip çıkmışlığım var. (Ah Pina Bausch günlerim!)

Hatırlıyorum, hemen binanın yan tarafında seks işçileri çalışırdı.

Manastır binasına girip çıkarken bize laf atarlardı.

Bu binayı ilk keşfeden ise 1988’de TRT için “Cahide” dizisini çeken ekipten sanat yönetmeni Nihal Geyran Koldaş. Cahide Sonku’nun hayatının son günlerini geçirdiği tarihi Beyoğlu apartman dairesine benzeyen bir yer ararken bulmuş          burayı.

Haberin Devamı

Bu arada Manastır’ın tarihine dair SALT’ın sanatçı Volkan Aslan ile yaptığı bir çalışma var.

O dönemi anlatan harika ses kayıtlarının da olduğu.

SALT’ın sitesinde herkese açık. Şahane bir kent tarihi çalışması.

Keşke Taksim 360’cılar bu tarihi binayı yeniden bir performans sanatları merkezi olarak konumlasa.

Yarın: Sektör ne diyor?

İkinci kez gelen yasaklara mekanlar dayanabilecek mi? Ayakta kalmak için nasıl önlemler alacaklar?
İstekleri, dertleri, önerileri, şikâyetleriyle yarın yeme-içme sektörüne kulak veriyoruz, bekleyin...

 

Yazarın Tüm Yazıları