"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Sizce kaç yüzyıl geçmesi gerek?

Önceki günlerde haberi hurriyet.com.tr’deydi.

Bodrum’da denize giren bir kadın turist...
Önce kumsalda güneşleniyor.
Bir süre sonra rahatsız oluyor. Çünkü etrafına konuşlanmış bir sürü erkek var!
Kimi cep telefonuyla kadını görüntülüyor.
Kimi yakın markaja almış, öküz gibi kadına bakıyor da bakıyor.
Kadın turist sonunda dayanamayıp denize giriyor, ama nafile, Türk erkeği yine peşinde!
Haberin fotoğraflarına bakarken utandım.
Böyle görüntüler eskide kaldı sanıyordum.
Hani şöyle haberler olurdu ya hep, “Alman Helga sezonu açtı, herkes ona baktı” gibi...
Meğer hiç de eskide kalmamış böyle şeyler.
Yine yaşanıyormuş işte.
Tek değişiklik, plaj tacizcilerinin bu kez akıllı telefonla görüntü alıyor oluşu!
O niyeyse, belli değil.

Sizce kaç yüzyıl geçmesi gerek


SORUYORUM


Bir kadının plajda tek başına güneşlenirken göz tacizine maruz kalmaması için...
Sadece kadının değil, kimsenin kimseyle ilgilenmeden medeni bir şekilde plajda keyif sürmesi için...
Bu ülkede kaç yüzyıl geçmesi gerekiyor acaba?
Artırmak serbest...

 

 

Kesip saklamalık Londra önerileri


Dünkü yazıya Londra tam sığmadı. Zaten çok soran oluyordu. O yüzden şimdi buyrunuz en güncel Londra önerilerine...

* KAL... Hem stil/şık hem de bohem bir otel arıyorsanız Shoreditch’teki Boundary ya da Ace’de konaklayın.
* UĞRA... Hatta Ace’de kalmasanız bile insanların gün boyu arı gibi MacBook’larına gömülüp çalıştığı kafesini ve eğlenceli barını mutlaka görün...
* YAP... Aynı şekilde Boundary’nin nefis kafesi Albion’da bir sabah kahvaltı yapın.
* KAL... Soho tarafında takılacaksanız Soho House’un oteli Dean Townhouse’da kalın. Tüm ayrıntılarıyla nefis bir otel. İnsan içinden çıkmak istemiyor.
* TAT... Gün içinde atıştırmalık mı aradınız? Bao’ya uğrayıp çeşit çeşit bun’ları tadın.
* GİT... Öğle yemeği için Martin Morales’in iki Peru mutfağı restoranından birine Ceviche ya da Andina’ya gidin. Özellikle Shoreditch’teki Andina benim favorim oldu. Menüdeki ceviche clasico ve tacu tacu’su da öyle...
* DENE.. Akşam yemeği için Michelin yıldızlı olmasına rağmen kasmayan, rahat ambiyanslı Dabbous’ya da Chiltern Firehouse’a bir bakın. Kokteyl için ise The Botanist ya da yine Chiltern Firehouse’a...
* TAT... Uzakdoğu mutfağı için Wagamama ve Hakkasan’ın yaratıcısı, en son Soho’da Babaji adında bir pide salonu da açmış Alan Yau’nun son numarası Park Chinois’ya gidin. Burası über şık bir Çin restoranı. Aynı zamanda canlı müzik ve ilerleyen saatlerde dans imkanı var. Tuvaletindeki şatafatlı ayrıntılar ise cidden etkileyici...
* GÖR... Kitabevi manyağıysanız Marylebone’daki Daunt’a gidin. Kitaplar kadar ortamı da bir başka...
Dekorasyon delilerini ise Islington’daki Folklore’a alalım.
* GÖZ AT... Shoreditch’teki Red Church sokağı ve civarındaki butiklere göz atın. Çok ilginç şeyler bulmak olası... Shoreditch’i üs olarak bellediyseniz etçi Tramshed’i, beş tabaklık menüsüyle meşhur The Clove Club’ı ve sülük yemenin (fena değil, burun bükmeyin hemen) olanaklı olduğu Portekiz mutfağına sahip Taberna do Mercado’yu da not edin.
* DENE.. Londra demek çay demek tamam ama öyle klasik çay dükkanlarına gitmeyin. Shoreditch’teki modern çay dükkanı T2 inanılmaz bir yer. Detoks çaylarından tutun da her derde deva çay mevcut orada. Modern bir çay üssü adeta...

X