"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Sırları yüzde yüz ortaya koyan oyun

Birbirinizi yıllardır tanıyan yakın arkadaşlarsınız.


Her zaman olduğu gibi bir yemekte bir araya geldiniz.
Havadan sudan, ondan bundan konuştunuz, birbirinize dair bilgilerinizi güncellediniz.
Konuşmalar esnasında elbette cep telefonunuza bakmayı, WhatsApp mesajlarını yanıtlamayı ihmal etmediniz.
Sonunda içinizden biri dedi ki:
“Hadi bir oyun oynayalım.
Yemek boyunca herkes cep telefonlarını masaya bıraksın.
Gelen mesaj, mail ne varsa sesli olarak hepimize okusun.
Gelen aramaları da hoparlöre versin, yine hepimiz duyalım.
Böylece birbirimizden sır saklıyor muyuz öğrenelim.”
ŞİMDİ BU TREND
Zor bir oyun değil mi?
Çünkü ne kadar yakın olsan da arkadaşından, hatta sevgilinden dahi gizlediğin küçük bir sırrın illa ki vardır.
Ve özellikle gelen mesajlarla bu küçük sır, dan diye ortaya çıkabilir.
Bugünlerde arkadaş grupları arasında sıkça oynanmaya başlanan bu riskli “cep bırakma oyunu” bazen eğlenceli de olabiliyor tabii.
Arkadaşının sürekli dedikodusunu yaptığı biriyle nasıl can ciğer mesajlaştığını görüyorsun mesela.
Ya da “Artık onunla görüşmüyorum” dediğin eski sevgiliden zınk diye mesaj geliyor, “Bu gece görüşüyor muyuz?” diye.
ESİN KAYNAĞI
Doğruluk mu cesaret mi oyunundan kat be kat daha zor olan cep bırakma oyununun esin kaynağı ise 2016 yapımı bir İtalyan filmi: “Perfetti Sconosciuti”
Bu filmde yedi arkadaş bir yemekte bir araya geliyor.
İçlerinden terapist olan, “Cep telefonları aslında hepimizin kara kutusu” önermesinden yola çıkarak cepleri masaya bırakma oyunu oynamayı teklif ediyor.
Sonrası toz duman.
Özellikle masada sevgili olanlar zor anlar yaşıyor.
Çünkü birbirlerinden sakladıkları irili ufaklı sırlar peş peşe ortaya çıkmaya başlıyor.
Gecenin sonunda ayrılanlar oluyor, hatta arkadaşlıkları biten de...
Aslında bu filmdeki cep bırakma oyununa benzer bir şey Naomi Watts’ın oynadığı “Gypsy” dizisinde de var.
Gruba yeni gelen kişiye güven testi uygulamak için cep telefonunu masaya bıraktırıyorlar ve gelen ilk mesajı okumasını istiyorlar.
Daha farklı, ama yine aynı şey.
TERCİHİNİZ HANGİSİ
Peki şimdi var mısınız cep bırakma oyununu oynamaya?
Aşırı şeffaflığa, cesarete...
Ya da şöyle düşünenlerden misiniz?
Bazı şeyleri öğrenmenin çok da gerek olmadığına...
İnsanların kendine saklaması gereken küçük sırlarıyla daha mutlu olduğuna...
Tercihiniz hangisi?

Sevgilinizin şifresini
biliyor musunuz?

Peki sevgilinizin cep telefonu şifresini biliyor musunuz?
Ya da bu konudaki anlaşmanız nasıl?
“Benim her şeyim ortada, bir şey saklamıyorum, telefonum da şifresiz, istediği zaman açıp bakabilir” diyenlerden misiniz?
Yoksa “Herkesin kendine ait bir alanı olmalı. Bu ondan bir şey saklamak anlamına gelmez. Ama her yazışmamı da okumamalı” diyenlerden mi?
Bu da en tartışmalı konulardan biridir çünkü...

Aklına gelmemiş mi?

Kaan Tangöze’den boşanan Seçkin Piriler şöyle demiş:
“Aldatıldığımı hiç hissetmedim. Son ana kadar yatakta her şey çok iyiydi.”
Peki ama Piriler’in hiç aklına gelmemiş olabilir mi Kaan Tangöze’nin cep telefonuna bakmak?
Hissedene kadar oradan anlayabilirdi pekâlâ aldatılıp aldatılmadığını...

X