"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Sıla o şarkıyı yazdığına pişman mıdır

Artık hepimiz o detayı biliyoruz:Ahmet Kural’la ayrılığı döneminde “Boş Ev” isimli çok duygusal bir şarkı yazmış Sıla.


Hatta Kelebek’te sözleri de yayınlanmıştı bu şarkının.
Ahmet Kural da son röportajında bu detayı (hoyratça) kullanmış, şöyle diyor:
“Yeniden birlikte olma sürecinde araya insanların girdiği, ısrarcı bir şekilde mesajlar atılan, şarkılar yazılan adam bugün yerden yere vuruluyor.”
Bu sözleri okuduktan sonra düşündüm.
Sıla acaba o şarkıyı yazdığına şimdi pişman mıdır?
Kendine kızıyor mudur? “Niye yazdım, değdi mi?” diye.Ya da yeni albümünde mesela, o şarkıyı seslendirmekten vazgeçmiş midir?
Sanmıyorum.
Çünkü arada bir nüans var.
Karşı taraf direkt kendine yazıldığını sansa da, aslında bu tür şarkılar kişinin o yüksek duyguya (aşk ya da tutku, her neyse) özlemiyle yazılır.
Öznenin önemi var gibi görünse de, aslında pek yoktur.
Yoğun olarak şudur vaziyet: O yüksek aşk duygusuna bağımlı olma hali.
Nereden biliyorsun demeyin, biliyorum işte...

Hadise’nin orta parmak işareti

Hadise yine bir şapkayla poz vermiş.
Şapkasını görüp de beğenmeyen takipçisine şöyle seslenerek: “Beğenmeyenler fotoğrafa zoom yapsın onlara güzel bir hediyem var.”
Eh, merak edip fotoğrafı yakınlaştırıyor ve bakıyorsun tabii.
Bahsedilen hediye sert ama zekice: Hadise orta parmağıyla malum işareti yapmış!
Beğenmeyene hareket çekiyor yani.
Ben esprili buldum.
Ama bir kadına bu hareketin yakışmadığını söyleyenler de var.
İyi de Hadise çoktandır bu yola girmedi mi?
Klibi yasaklandığından beri “cinsiyetçi” kalıplara isyan ediyor.
“Bir erkek olsaydı benim yerimde o klip yasaklanmazdı” diyor. Bu son hareketiyle de şunu söylemeye çalışıyor:
“Orta parmak hareketi erkeklerin tekelinde değildir!”

Sıla o şarkıyı yazdığına pişman mıdır

2019’un ilk dersi

İlk ders elbette sevgili Gülriz Sururi’den geldi.
Asil vedası günlerdir dilimizde.
Kendimize dair her şeyi her an ortaya döktüğümüz şu sosyal medya çağında Gülriz Sururi’nin sessiz sedasız, haklı gerekçelerle cenaze töreni istemeyen gidişi şuna işaret ediyordu aslında:
Sahtelikten kaçının artık, doğal olun.

Çok über bir deneyimdi

Epeydir Uber kullanmıyordum.
Çünkü Uber şoförleri araçları bağlanmaya başladığı için trafiğe çıkmıyordu.
Onun yerine Uber’den taksi çağırıyordum! Yaman bir çelişki işte...
Neyse, önceki gün bir baktım aplikasyonda Uber aracı görünüyor.
Çağırdım, geldi.
Tam bir noktaya kadar gelmiştik ki şoför heyecanlı bir şekilde şöyle bir şey rica etti:
“İleride polis var abi, senden rica etsem burada inip yürüsen, azıcık ileride seni tekrar alsam?”
Bir düşündüm, hani öyle bir yerdeyiz ki burada insem taksi filan bulamam.
El mecbur, söylediğini kabul ettim.
İnip biraz yürüdüm. Gerçekten de polisler bütün Vito’ları durduruyordu.
10 dakika sonra ileride beni bekleyen araca tekrar bindim.
Şoför bin kez teşekkür etti filan.
Bindiğimde tek düşündüğüm şuydu tabii:
Umarım ileride bir çevirme daha olmaz ve tekrar yürümem!

X