"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Sakalımı kesmezsem acaba başıma ne gelir

Tamam, diken üstündeyiz.Sürekli “Ne olacak?” diye tedirginiz.


Ama bazen öyle şeyler okuyorum ki sosyal medyada, “Yok artık” oluyorum, “Bu da saçmalık artık”.
Mesela Facebook’ta gördüğüm, tüm sakallı erkeklere yapılan şu çağrı:
“Lütfen tıraş olun! Her taraf terörist gibi gezen aynı model adamla doldu.
Ayırt edemiyoruz içinizdeki kötüleri. Hepiniz gözümüze PKK ya da IŞİD sempati zanı gibi görünüyorsunuz. Onlardan değilseniz tıraş olunuz. Bu toplumsal harekete dönüşsün istiyoruz.”
Şimdi bu nedir? Böyle bir genelleme yapılır mı hiç?
Zaten kutu kutu pense bölüne bölüne bir hoş(af) olduk, bir de oradan mı ayrışalım?
Her gün tıraş olan erkekler ve olmayanlar diye...
Herkes tek tip olsun, tek renk görünsün demek bu.
“Ciddiye alma, boş ver” diyeceksiniz ama bu yazıyı ciddi ciddi kopyalayıp profiline yapıştıran da var.
Altına, “Valla haklısın” diye yorum yazan da...
Hem Reina’ya saldıran terörist sakalsızdı, bu durumda o hangi kategoriden?
Bitmedi. Absürt kampanyaya absürt teorim de hazır:
Bu kampanyanın ardında berber lobisi filan mı var acaba?
Diyorum işte; bayağı şuurların kaydığı, çaresizlikten zihinlerin tıkandığı/köreldiği bir acayip dönemdeyiz. Geçer diye bekleyeceğiz artık. Bu da geçer.

Rüzgar neden böyle söyledi

Hafta içi “Duymayan Kalmasın” programına katıldı Rüzgar Erkoçlar.
Programda konu geçen aylarda katıldığı DB Berdan defilesine de geldi.
Hatırlatalım:
Deniz ve Begüm Berdan’ın o defilesi cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkıyor, “Nur içinde yat cinsiyet rolleri” sloganlı punk kıyafetleri podyuma taşıyor, “Tek mücadele, yapışalım birbirimize” diyordu.
Kısacası Rüzgar’ın o defilede olup yürümesi gayet anlamlıydı, herkesin çok hoşuna gitmişti.
Gel gör ki “Duymayan Kalmasın”da şöyle bir açıklama yaptı Rüzgar:
“Defileye konsepti için katılmadım. Deniz ve Begüm Berdan’ı kıramadığım için katıldım.”

OLDU MU ŞİMDİ OLDU MU YA?

Bir: Deniz ve Begüm’ün yerinde olsam bu açıklamaya bozulurdum.
İki: Defilenin konseptinde utanılacak sıkılacak bir durum yoktu. Aksine şahane bir özgürlük kutlaması, kutsamasıydı. Neden Rüzgar şimdi çark ediyor ki?
Üç: Yine de hâlâ Rüzgar’ın dalgınlıkla böyle bir şey söylemiş olabileceğini düşünmek istiyorum.

Sakalımı kesmezsem acaba başıma ne gelir

Şimdi bunlar moda 

◊ Balat’taki Atölye Kafası...
Burada her şey mümkün. Soba etrafında gerçekleşen akustik bir konseri de sinema üzerine yapılan bir konuşmayı da dinleyebilirsiniz. Hatta fotoğrafta gördüğünüz üzere yoga bile yapabilirsiniz.
Hem kafe hem de kendine özgü, özgür kafada bir yer.
◊ Nişantaşı’ndaki 5 Tea&Coffee Time...
Varsın her yer kahveciyle dolsun taşsın, burası çay tutkunlarını bekliyor. Üstelik o kadar çok çeşitli çay var ki, seçmekte zorlanıyorsun.
◊ Galatasaray’daki Terütaze...
Herkesin konuştuğu ama özellikle de vejetaryen beslenenlerin çok hoşuna giden bir restoran. Çünkü menüsü tamamen vegan.
Misal: Vegan iskenderi dillerde.

X