Pazar sosyalleşmesi güzeldir

Pazar akşamüstü saat 18.00 civarı, Arnavutköy’deyim.

Haberin Devamı

Any’nin önündeki kalabalık kaldırımdan yola kadar taşmış durumda.
Çünkü içeride Bengü Beker’in canlı performansı var.
Bursa’dan İstanbul’a transfer Bengü’nün pazar performansları uzun süreden beri popüler.
Dolayısıyla içerisi tıklım tıkış. Arada bir nefes almak isteyen de soluğu dışarda alıyor.
Performans erken saatlerde başlıyor, 22 sularında sona eriyor.
Dikkat ettiğim, gözlemlediğim bir şey var.
Pazarları insanlar sanki daha çok eğleniyor, daha rahatlar.
Cuma-cumartesi gece çıktığınızda mesela tam tersi.
Herkes ekstra gergin, eğlenmek için zorluyor, zorlanıyorlar.
Ya da görünmek, görmek için...
Ama pazarları, o güne atfedilen yaymadan/rehavetten kaynaklı galiba, ekstra bir tatlı boş vermişlik var.
Ertesi gün işi gücü olanda da, “Bıktım ben buralardan gideceğim” diyende de, çok eğleniyorum pozunu dakikada bir instagram hikayesine koyanda da...
Hal böyle olunca cuma, cumartesi çıktığımda artık sıkılıyorum.
“Eve mi gitsek?” demeye başlıyorum.
Pazar sosyalleşmesinin atmosferinde ise bir eşofman rahatlığı/kasmaması var.

Haberin Devamı

Murat Boz bitirmiş

Yanılmışım. Murat Boz ve Aslı Enver ayrılığı konusunda.
Pazar yazısında şöyle demiştim:
“Kesin Aslı Enver bitirmiştir. Çünkü evi terk eden Aslı olmuş.”
Oysa bitiren Aslı Enver olmamış. Aniden, hiçbir gerekçe göstermeden ilişkiyi bitiren Murat Boz’muş.
Aslı Enver’in hâlâ şokta olduğunu söylüyor ona yakın kaynaklar.

Kantin’in kapanmasına hem üzüldüm hem sevindim

Evet, duyunca hem üzüldüm hem sevindim.
Üzüldüm, çünkü Nişantaşı’nın 18 yıllık mekanı Kantin’in kendine has yemeklerinden artık mahrum kalacağız. 29 Nisan’da kapılarını kapatıyor.
Sevindim, çünkü Kantin’in yaratıcısı/şefi Şemsa Denizsel yeni bir hayata başladığını çok heyecanlı ve tutkulu bir dille anlatıyor.
Bu yüzden sevinmenin yanı sıra bir de özendim!
Şemsa’yı aradım, bir de ondan duyayım diye.
Her zamanki gibi çok netti: “Lokantacı olmak istemiyorum artık. Ama yemek yapmaktan tabii ki vazgeçmiyorum. Ondan vazgeçersem hayattan vazgeçmiş olurum.”
Peki ne yapacak Şemsa?
Ayvalık’taki zeytinliğini bir tür yemek atölyesi haline getiriyormuş.
Yurtiçi ve yurtdışından gelenlere işi öğretecekmiş.
Ayrıca bir sürprizi de var.
Çok önceden haber vermek şartıyla gruplara özel yemek yapacakmış.
Bu arada Şemsa’nın sosyal medyasında paylaştığı ‘veda’ yazısı da son zamanlarda gördüğüm en dürüst metinlerden biri.
Bir kuplesini paylaşmazsam olmaz, buyurun:
“20 Ocak 2000’de mahallenin öğlen lokantası olmak üzere yola çıkmıştım Kantin’le. Hedefim ne lokantacı ne mekan sahibi olmak ne de eş dost ağırlamaktı.
Çocukluğumdan beri devam eden yemek tutkumun var olma haliydi sadece...
Kantin başından itibaren şahsi tercihlerim doğrultusunda ilerledi. Bir lokantanın karakterli olabilme hakkını savundum. Sıradan olmamayı, kendim gibi olabilmeyi, mış gibi yapmamayı seçtim. Misafir ağırlamayı sevdim ama misafirin de ev sahibine saygılı olma sorumluluğu taşıdığını savundum. Huysuzdum. Onunla şu, bununla bu olmaz demeyi becerdim. Marifet olsun diye değil, inandığımdan.
Kimisi pek sevdi, kimisi uyuz oldu, kimisi arkadaş oldu, kimisi müdavim oldu.
Ama şu gerçek, Kantin bana insan kazandırdı.”

Haberin Devamı

Şehir Atlası

◊ YENİ Rumelihisarı’nın bir modern meyhanesi oldu: Köprüaltı Lokantası.
◊ YEŞİLLİK Cantinery nisan ayına özel bol yeşillikli bir menü hazırlamış. İçinden bolca cibes, ebegümeci, kabak çiçeği, yabani kuşkonmaz geçiyor. Meraklısına...
◊ FİT MENÜ Etiler’deki suşici Miyabi güncele ayak uydurup ketojenik beslenenlere özel menü hazırlamış. Ay sonu itibariyle vizyona sokuyormuş.

Yazarın Tüm Yazıları