"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

“Onur’un sponsor olduğu film az sonra başlayacaktır”

Bir filmin seansına sponsor olmak ister miydiniz?

Mesela 5 Nisan’da Kanyon’da 13.30 seansında gösterilecek “Süper Karanlık Zamanlar” filmine...
Ya da aynı gün City’s’de 16.00’da gösterilecek bir başka filme...
Olmadı, Beyoğlu Atlas Sineması’nın 11.00 seansına.
İyi de diyeceksiniz, neden sponsor oluyorum? Çünkü sizin sponsorluğunuz (“hami” kelimesi de kullanılıyor) sayenizde öğrenciler bu gündüz seanslarındaki filmleri sadece 1 liraya izleyebilecek, fena mı? Bahsettiğim bu seansa sponsor olma olayı bu yılki İstanbul Film Festivali’nin en yaratıcı bulduğum fikirlerinden biri. Çünkü bu yıl festivalin 12 yıldır ana sponsorluğunu üstlenen Akbank yok. 
Evet, neredeyse festivalle özdeşleşmişti Akbank.
O yüzden ilk öğrendiğimde üzüldüm.
İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “Önümüzdeki yıl ana sponsorumuz yine olacak ama bu yıl böyle” diyordu geçen gece yaptığımız kısa konuşmamızda.
Bu nedenle bu yıl için gündüz seanslarına sponsorluk fikri ortaya çıkmış.
“Herkes sponsor olabilir mi?” diye sordum Görgün Taner’e, “Evet” diye yanıtladı.
Şu ana kadar seans sponsoru olan isimler arasında Ekrem Çatay, Ayça Dinçkök gibi iş dünyasından tanıdık isimler varmış.
Bence nefis bir şey.
Umarım öğrenciler de 1 liralık bu gündüz seanslarına gereken ilgiyi gösterirler.
Bu arada başlıktaki gibi bir seansa sponsor olmadım tabii, “mesela” dedim sadece...

TOİ’deki o gece

İKSV’ciler salı gecesi Kuruçeşme’deki TOİ’de Türk Tuborg A.Ş işbirliğiyle bir yemek düzenleyerek hem yukarıda anlattığım seans sponsorluğu olayını anlattılar hem de bu yıl festivalde hangi filmler olacağını...
TOİ’nin yaratıcısı/şefi İsmet Saz’la da bir ara sohbet ettik.
Yakında bir yemek kitabı çıkarıyormuş, onun telaşındaymış.
Ayrıca New York’a gidecekmiş, orada mekan açmak için yer bakmaya...

Kaldır kafanı!

Bu arada İstanbul Film Festivali’nin bu yılki sloganını sevdim: Kaldır Kafanı!
Direkt akla gelen şey belli. Elimizdeki akıllı telefonlardan kafamızı kaldırıp başka şeylere ve filmlere odaklanmamız isteniyor.
Artık öyle bir hale geldik ki bir filmi izlerken bile telefona bakıyor, WhatsApp’tan yazan olmuş mu diye bakıyoruz.
İtiraf ediyorum, eğer film sarmazsa ekranın ışığını kısmak suretiyle telefona ben de bakıyorum...
O yüzden “kaldır kafanı” iyi bir slogan olmuş.

İki nedenle sevmedim 

Rüzgar Erkoçlar, Hülya Avşar’ın programına katılmış ve sohbet esnasında “Kadınlara güvenilmez” demiş.
Böyle genellemeleri sevmem.
“Erkekler hep aldatır.”
“Şu milletin karakteri fenadır.”
“Şu şehrin insanları yanar dönerdir.”
Vıdı vıdı...
Genelleme dünyası bence geçmişte kaldı.
Artık hiçbir insan bir kalıp ya da kategoriye sığdırılacak kadar tek tip değil.
Lakin Rüzgar Erkoçlar’ın genellemesini bir nedenle daha sevmedim.
Hayatının bir dönemini kadın olarak yaşamış bir insanın ‘genelleme’ girdabına girmiş olmasından ötürü...

 

 

X