"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

O belgeseli daha fazla izleyemedim

Önce Sundance Film Festivali’nde sonra da HBO’da gösterilen olaylı “Leaving Neverland” belgeselini izledim ve duygum çok net: Michael Jackson’dan nefret ettim! Koyu MJ hayranlarının hissiyatını, kafa karışıklığını ve hüznünü düşünemiyorum bile! Peki bu belgeselden sonra yine de MJ şarkılarını dinlemeye devam etmek mümkün mü?

İzleyen herkesi sarsan ve tartışmalara neden olan Leaving Neverland’i izlemek gerçekten hiç kolay değilmiş.

Belgeselde bazen öyle bölümler var ki; hakikaten çok fena, izleyemiyorsun.

Bu nedenle belgesel yer yer korku filmi gibi.

Michael Jackson’ın kült Thriller videosuyla zihinlere kazınmış o sempatik zombi imajı belgeseli izlerken korkutucu bir zombiye dönüşüyor, o kadarını söyleyeyim!

Şu gayet net: Belgeseli izlerken -eğer zamanında koyu hayranı değilseniz, ki ben hiç değildim- Michael Jackson’dan bayağı nefret ediyorsunuz.

Aynı şekilde, belgesel için yıllar sonra her şeyi anlatan Wade Robson ve James Safechuck’ın ailelerinden de...

Bir anne babanın gözü nasıl bu kadar kör olabilir diye!

Çünkü her şey ailelerin izniyle gerçekleşiyor aslında.

Michael Jackson’la aynı reklam filminde oynayıp turneye de çıkan James Safechuck’ın ailesi mesela.

MJ tüm aileyi turne sırasında aynı otelde ağırlıyor.

Tek bir farkla: Anne babayı hep otelin en uzak köşesindeki bir süitte.

Küçük James’i ise kendi süitinde...

“Kitap okuyorlar, çocukça şeyler yapıyorlar diye düşünüyordum” diyor James’in annesi.

Michael’ı aileden biri gibi gördüğünü de söylüyor anne. Hatta neredeyse çocuğu gibi. 

Bir yandan MJ, aileye hoş görünmek için her şeyi yapmış.

Sonsuz cömertliğini kullanarak ya da onların evinde kalıp onlardan biriymiş gibi yaşayarak...

Ama “Yine de” diyorsun izlerken, “Yine de insan bir yerde uyanır yahu!”

BİT YENİĞİ ARANIYOR AMA...

Elbette belgeselin sunduklarına dair karşı iddialar, tezler de var.

Özellikle MJ hayranları, “Açılan cinsel istismar davalarında bunca zaman MJ lehinde tanıklık yapan James ve Wade şimdi neden tam aksini söylüyor ve itirafta bulunuyor” diyorlar.

Bir bit yeniği aranıyor yani, bir komplo teorisi...

Oysa travmanın boyutlarını hiçbir zaman bilemeyiz ki...

Ya da çocukken yaşanan bir istismarı büyüyünce insan tam olarak ne zaman ve nasıl kendine itiraf edebilir? Bunu da hiçbir zaman bilemeyiz.

ŞARKILAR NE OLACAK?

Bir de şu mesele var.

Çok tartışılıyor.

Onca Michael Jackson şarkısı ne olacak?

Artık dinlenmeyecek mi?

Belgeseli izledikten sonra Michael Jackson’dan nefret ettim ama doğrusu şarkıları bir yerde çaldığı zaman da sesini kısmam ya da kapatmam.

Çünkü şarkılar aynı zamanda bir dönemi, bir ruhu da anımsatır ya.

Yahut sizin anılarınıza eşlik etmiştir bir yerlerde. Aklınıza o kişisel anlar gelir filan...

Yani şarkıları bir kalemde silip atmak zor.

“Bir daha dinlemem” diyene de hayatta inanmam.

Ama Michael Jackson’ın kendisi bu belgeselle birlikte bir kez daha öldü, orası kesin.

Cenaze görgüsünü ne zaman öğreneceğiz

Perşembe gecesi, Zafer Çika’nın İzmir’deki cenaze töreninden yeni dönen Gonca Vuslateri’yle karşılaştığımda hem üzgün hem dertliydi.
“Cep telefonuyla törenden canlı yayın yapan vardı, inanamadım” diyordu Gonca.
Cenaze törenlerinde iş gerçekten çığırından çıkmış durumda.
Ne gidene ne de arkada kalanlara saygı gösteriliyor.
Tören sırasındaki sosyalleşmeyi geçtim; bir de insanlar ünlüleri çekiyor, canlı yayın yapıyorlar. Cep telefonları sürekli aktif.
Nasıl bir ruh haliyse artık.
Yetmedi, Zafer Çika’nın cenazesine gelen çelenklerin üzerindeki çiçekleri torbalara dolduran dahi olmuş.
Galiba cenaze töreni görgüsünü hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.

O belgeseli daha fazla izleyemedim

Şehrin gündemindekiler

SERGİ: Ali Elmacı’nın Arton Galeri’de geçen hafta sonu başlayan Kan Görünce Rüya Bozulur adlı sergisi...

Sergi açılışındaki kalabalık kadar sergi sonrası Soho House’da yapılan after parti ve sergideki eserlerin yüzde 80’inin aynı gün satılması da çok konuşuldu.

PARTİ: Netflix’in Beren Saat’li yeni projesini kutlamak için Sanayi 313’te yaptığı mini parti...

ANALİZ: Lütfi Kırdar’da yapılan Gastro Ekonomi Zirvesi’ne katılan yabancı konukların “Türk gastronomisini kurtarma” odaklı analizleri...

YEMEK: Dün gece Neolokal’de şef Maksut Aşkar’la birlikte özel bir menüye imza atan “göçebe şef” olarak tanınan Diego Munoz’nun yemekleri...

CANLI PERFORMANS:Oyuncu şarkıcıların yükselişi... Bergüzar Korel Zorlu PSM içinde açılan Touche’de hafta içi sahne aldı. Gökçe Bahadır dün gece DasDas’ta. Gonca Vuslateri ise perşembe akşamı Vor Klein’da. Yakın zamanda aynı mekanda Hande Subaşı da performansa başlıyor. Kısacası şimdi devir oyuncu şarkıcıların devri.

KAFA KARIŞIKLIĞI: THY’nin mil programını başka bir bankanın daha kullanmaya başlamasıyla birlikte oluşan “Ne olacak şimdi?” başlıklı kafa karışıklığı... Meğer THY yaptığı son ihaleyle tek banka yerine bu kez iki bankaya birden mil programı hakkını vermiş. Her iki banka da 2023’e kadar mil kartlarını sürdürecekmiş.

 

X