"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Nasıl geçti habersiz hafta sonu

Yeni yılın ilk hafta sonu genelde durgun olur. Lakin İstanbul gece hayatı bu kez durmadı, tüm mekanlarda şahane bir hareketlilik vardı. İşte cuma-cumartesi gece hayatından notlar...

Cuma akşamı Lucca...
İçerisi de dışarısı da tıklım tıklım.
Dışarıdaki beş-altı masaya birden konuşlanmış kadın arkadaş grubunun tam dibindeyim.
Bir baktım ellerinde mikrofon, avaz avaz şarkı söylüyorlar!
Ajda’nın eski şarkılarından biri.
Üstelik tuhaf bir şekilde mikrofonu eline alanın sesi olduğundan daha fazla gür çıkıyor.
Merak edip mikrofonu istiyorum. Nedir bunun sihri diye.
Meğer sese yankı veriyormuş. Şu sıra bu oyuncak mikrofon çok modaymış.
Herkes bunu alıp evde amatör karaoke partileri veriyormuş.

Nasıl geçti habersiz hafta sonu

ARTIK BÖYLE BİR ŞEY KALMADI
Cumartesi gecesi Must...
İçeride bir 7’den 70’e durumu var.
Çünkü 50’lik bir masa da görüyorum, 20’lik çok genç bir masa da...
Eskiden farklı yaş grupları aynı mekanda bir araya gelmekten hoşlanmazdı.
20’likler, “Burada çok yaşlı var” derdi.
Ya da tam aksine 40’lıklar, 50’likler, “Burada çok ergen var”.
Şimdi neyse ki öyle bir şey kalmadı. Kimse buna takılmıyor.
KONTROL
RUHUMUZDA VAR
Must’tan çıkıp Nişantaşı’nın yeni mekanlarından Limon’a gidiyorum.
Girer girmez içeride bir Türkçe pop hareketliliği gözüme çarpıyor.
Herkes ayakta, gümbür gümbür Türkçe’lerle eğleniyor, böyle bir coşma yok.
Limon’un ardından soluğu Room&Rumours’da alıyorum.
Burada da Türkçe var. Ama canlı performans.
Sahnede Bengü Beker.
Burada da bir kendinden geçme hali. Ama az daha kontrollü sanki.
Sonuçta kontrol bizim ruhumuzda var.
Kimse asla tam olarak kendini bırakmaz gece hayatında.
Etrafa bakar, birileri bana bakıyor mu diye çekinir.
Yetiştirilme arızaları işte. Bir şekilde herkesin içine sinmiş, az ya da çok, elde değil...
GÖZ GÖZÜ GÖRMÜYOR
Cumartesi gecesinin sonu Hypnos...
Bu yeni elektronik mabedin en sevdiğim yanı tam da dans ederken insanların üzerine bastıkları buz gibi sis!
Hem serinliyorsun hem de kalabalığın içinde göz gözü görmüyor, kendini kaybediyorsun.
Öte yandan elektronik müziğin getirdiği tuhaf bir ‘birlik olma’ hali var.
Aynı anda salınma aynı anda kopma hali.
Bir tür ayin gibi.
Özellikle yukardaki lounge’lardan insanlara bakınca durum tam da bu...
EĞLENMEK
İSTİYORUZ, NET...
Yılbaşı gecesi tedirgin eğlendi insanlar.
Bu hafta sonu onun acısını çıkardılar sanki.
Gittiğim her mekanda bir rahatlama hissi vardı.
Bir de boşvermişlik, ayrıca her şeyden sıkılmışlık...
Bunun getirdiği bir dizginleri bırakma hali.
Eğlenmek ve üzerimizdeki ağır yüklerden kurtulmak istiyoruz, orası net...
VE YAKINDA BİR SÜRPRİZ
Sürpriz şu: Sizlerle beraber gece hayatı turu yapacağız!
Ne zaman ve nasıl, detayları yakında burada olacak, takipte kalın...

X