"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Mikonos’ta kutlamam var gelsene

Mikonos Mikonos olalı böyle coşma, böyle kutlama dalgası görmemiştir herhalde.


Bavulunu toplayan her telden Türk, doğum günü kutlamak ya da düğüne katılmak için bu adaya uçuyor.
Mikonos havalimanındaki pasaport kuyruğunda kimin ne kutlamasına geldiğini çakıyorsun zaten.
Askıda elbise ya da smokin taşınıyorsa, bil ki o abi ya da abla düğüne gelmiş.
Kız kıza bir grup fazlaca gürültü yapıp pasaport kuyruğunda dahi heyecanla coşuyorsa bil ki onlar da doğum günü kutlamaya ya da bilemedin bekarlığa veda yapmaya gelmiş.
İyi de neden Mikonos?
Ucuz desen artık ucuz değil. Euro almış başını gitmiş.
Hizmet desen çoğu mekanda aksıyor, uzuyor, sabırsız Türk’ü sinir ediyor.
Dahası popüler mekanlarında artık Türk kaynıyor.
Yabancı memlekette değil gibisin.
Sağa dönsen pilatesteki Ayşe teyze, sola dönsen dolma parmaklarının arasına sıkıştırdığı purosuyla aşk yaşayan her daim mutsuz galerici Ahmet abi...
En iyisi dedim, kutlama motivasyonuyla adaya gidenlere sormak, iç dünyalarına girmek...

Mikonos’ta kutlamam var gelsene


İSTEDİĞİN KIYAFETİ GİYEBİLİYORSUN!

Önce kız arkadaşının Mikonos’ta yaptığı on kişilik doğum günü kutlamasına daha yeni katılan arkadaşım Sibel İpek’e sordum, şöyle dedi:
“Neden mi? Çünkü adanın 24 saat eğlencesi var. Herkes kafasındaki zincirleri kırıp geliyor. Kimse kimseyi yargılamıyor. İstersen lüks, istemezsen daha sade eğlence seçenekleri var. Ayrıca kadın olarak İstanbul’da giyemediğin her şeyi burada giyebiliyorsun!”
Hah, bence kadınlar için asıl can alıcı nokta bu:
İstediğin kıyafeti giyebilmek!
Bakmayın, Bodrum ve Alaçatı’da bile cesur kıyafet giyme konusunda temkinli kadınlar.
Hemcinslerinin mahalle baskısından dolayı.

DÜĞÜN YAPMAK HAVALI MI?

Peki Mikonos’ta düğün yapmanın cazibesi ne olabilir?
Havalı olmak mı? Konuşma balonlarının trend topic’lerinde yer almak mı?
Onu da düğünü Scorpios’ta yapılan, Nişantaşı Meg Cafe’nin sahibesi Merve Güleç’e sordum. O da şunları söyledi:
“Eşim Celal bana Meksika Tulum’da evlenme teklifi etti. Mikonos’taki Scorpios Tulum’un havasını fazlasıyla taşıdığı ve Yunan yemeklerini ayrıca çok sevdiğimiz için burayı tercih ettik. Ama yurtdışında düğün yapmanın şöyle bir zorluğu var. İnsanları buraya kadar davet ettiğin için sadece düğün gecesi değil, diğer gecelerde de organizasyon yapıyorsun. Dolayısıyla çok yorucu oluyor aslında. Hiç kolay değil”.

Mikonos’ta kutlamam var gelsene


DOĞUM GÜNÜ VE DÜĞÜN EKONOMİSİ

Peki Türklerin kutlama ekonomisi Mikonos’a nasıl yarıyor?
Çok çok iyi yaradığı kesin.
Doğum günü kutlamasına giden bir kişi üç gün üç gece boyunca Alemagou, Scorpios, Interni, Principote Panormos gibi trend mekanlar arasında fink fink turlarken en az 1500-2000 euro harcıyor.
Düğün yapanın durumu ise kapattığı mekana göre değişiyor.
Mesela Scorpios’un günlük cirosu ortalama 700 ila 800 bin euro civarında.
Haliyle cumartesi günü orayı kapatıp düğün yapmanın, dahası organizasyonu Vakko’ya teslim etmenin (ki Merve ile Celal öyle yaptılar) bedeli bir hayli yüksek olsa gerek...

Mikonos biter mi

Eskiden (yüzyıl öncesi değil tabii, üç-dört yıl önce filan) Mikonos böyle değildi.
Adalılar her sezon yenilik yapmaya, yeni yerler açmaya çok da hevesli değildi.
Ama bu sezon onlar da coşan talep karşısında bu hevese kapılmış gibi.
Eski yerler yenilenmiş (Panormos gibi), yeni yerler açılmış (Santa Anna gibi) ve haliyle fiyatlar da yükselmiş.
Yanisi: Mikonos bitmez de, eğer insanlar (çoğu Türk zaten) sıkılıp başka yere gitmeye başlarsa sonuç burası için dramatik olur...

Pazarlık tavsiyeler

◊ Havaları, hava değişimlerini ve değişen iklimi konuşmayı artık çok sevdiğimize göre Bünyamin Sürmeli’nin Mavi Misket adlı kitabını...
◊ Yine aynı konularda ilerleyen, aydınlatıcı İklim Meselesi belgeselini...
◊ Bu konulardan sıkıldım, bana tatlı yaz esintisi müziği lazım diyene Lum&Yeva Don ve Viken Arman’ın etnik tadı bol salınmalık müziklerini...
Tavsiye eder, esenlikler dilerim.

Klip Atlası

◊ GÜLŞEN / BÜYÜK HATIRIN VAR (10 / 7)
Gülşen moda çekimi kıvamındaki klipleri seviyor.
En havalı şekilde giyinsin süslensin, sonra da en iyi ışıkta, uzaklara dalmak suretiyle uzun uzun görüntülensin.
Bu klip de o tatta, o dalgada... Araya Brad Pitt’le Angelina Jolie’nin mutlu mesut günlerinde çektiği By The Sea adlı o sıkıcı mı sıkıcı filmindekine benzer “çift” kareler de eklenmiş Ozan Çolakoğlu’yla beraber, olay tamamlanmış.
Puan 7.

◊ YONCA / İREM / GÖKÇE: KENDİNE GEL (10 / 9)
Yonca Evcimik tarafından söylenmiş eski bir Şehrazat hiti Kendine Gel.
Evcimik, altına manasız bir şekilde yaylılar döşenmiş yeni versiyon Kendine Gel için yanına iki partner daha bulmuş: İrem Derici ve Gökçe...
YouTube yorumlarına bakarsınız durum şu:
“Dört kişi daha bulup danaya girseydiniz!”
Neyse, biz klibe bakalım... Üç şarkıcı klipte hem Charlie’nin Melekleri’nin bizim mahalle versiyonunu canlandırıyor hem de Madonna-Britney Spears ve Christina Aguilera üçlüsünün öpüşgenli MTV performasına benzer bir kız gücü ruhunu...
Evcimik’in Madonna tribinde olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.
Peki gayet fotoşop duran o patlamalar çatlamalar eşliğindeki klip yine de amacına ulaşmış mı, ulaşmış. Aferin kızlar, 9 puan.

Mikonos’ta kutlamam var gelsene


◊ ALEYNA TİLKİ / SEN OLSAN BARİ (10 / 8)
Yüksek ego kanatlarıyla pır pır uçan genç star Aleyna Tilki, son klibiyle tam da şunu dillendirmek istiyor sanki: “Yaşına uygun bir şey yapmış”.
Gerçekten de öyle; klip boyunca yanından ayırmadığı pembe dev ayısıyla olsun, bir tür Katy Perry havasında rengarenk boy gösterdiği türlü türlü lolipop sahnelerle olsun, Aleyna tam ergen kafasına göre takılmış.
Sonuç? Olmuş tabii de, acımasız lise öğretmeni tadında iki puan kırmalı ki, öğrenci daha çok çalışmaya devam etsin. Milli eğitim kafası. O yüzden puan 8.

X